Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Nedir?

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Nedir?

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Nedir?

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması devlete, Anayasa ve kanunlara bağlılık içinde ve bunlara uygun olarak kamu hizmetini yürütecek kişiyi araştırmasıdır [14]. Kamu hizmetinin sunulabilmesi ve hukuka uygun bir şekilde yürütülebilmesi için bu görevi layığıyla yürütebilecek uygun kişilerin kamu görevliliğine seçilmesi gereklidir. Bu ihtiyaç dünyadaki bütün demokratik ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de kamu görevine ilk defa veya yeniden girecek kişiler hakkında bir araştırmayı gerekli kılmaktadır ve bunun sağlanmasının yollarından birisi de söz konusu görevler bakımından farklılıklar arz etse de ilgili kişiler hakkında güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmasıdır. Bu gerekliliği karşılamak için başta 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na hüküm eklenmiş ise de bu hükümler Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Bunun üzerine Kanun Koyucu 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nu kabul etmiştir. [1]

7315 sayılı “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu” m. 4’e göre arşiv araştırması; “kişinin adli sicil kaydının, kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının, kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının ve kesinleşmiş mahkeme kararları ve CMK m. 171’de düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve m. 231 gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip verilmediğinin, kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların ve nihayetinde kişi hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir.” Kanunda “devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olgular” şeklinde kullanılan ifade dolayısıyla kişi hakkında yürütülen bir soruşturma ya da kovuşturmanın sırf bulunmasının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına tek başına neden olmayacağı vurgulanmıştır.

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Nedir?

Güvenlik soruşturması ise bunlara ilave olarak;

“Kişinin, görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin, terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının, mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle tespit edilmesi” olarak tarif edilmiştir (m. 5). 

Kanundaki düzenlemeden de açıkça anlaşıldığı üzere arşiv araştırması objektif kriterlere dayanırken; güvenlik soruşturması kişi hakkındaki sübjektif değerlendirilmelerin de toplanmasını içermektedir. Kişi hakkındaki sadece sübjektif bilgilerden hareket edilmesi soruşturmayı yapan makamları doğru yola iletmeyebilir. Danıştay da sübjektif değerlendirmeler sonucunda hak ihlallerinin doğmasının önüne geçilmesi için güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen bilgilerin başka hukuki bilgi ve belgelerle desteklenmesi gerektiği yönünde içtihatta bulunmaktadır. [6]

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması hukukumuzda kanuni olarak ilk defa 4045 sayılı “Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevlilerine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına ilişkin Kanun” ile girmiş olsa da 80’li yıllardan itibaren gizlilik derecesi olan kamu görevlerine girişlerde söz konusu araştırmaların yapıldığı belirtilmektedir. [7]

Bu kanun öncesinde de fiili olarak yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının dayanağının ILO’nun 111 sayılı ayrımcılık sözleşmesi olduğu söylenebilirdi. Yasal dayanağı olmayan güvenlik soruşturması uygulamaları ILO’nun 111 sayılı Ayrımcılık Sözleşmesi’nin 4’üncü maddesine dayandırılmaya çalışılmıştır [14]. Söz konusu sözleşme m. 4 hükmüne göre “Devletin güvenliğine halel getiren faaliyetlerden ötürü muhik sebeplerle zanlı bulunan veya bu faaliyetlere girişen bir şahıs hakkında alınan tedbirler, ilgili kişinin milli tatbikata uygun olarak kurulmuş olan yetkili bir makama başvurma hakkı saklı kalmak şartıyla, ayırım sayılmaz.” [8]

4045 sayılı Kanun toplamda dört maddeden ve yedi geçici maddeden oluşmaktaydı. Kanunda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin esaslar ve bu süreçteki kişisel verilerin durumuna ilişkin bir düzenleme yer almamaktaydı. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak makamların, hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacak personellerin kimler olacağı, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında araştırılacak hususlar aslında kanunda düzenlenmesi gerekli iken ilk defa, kanuna dayalı olarak çıkarılan yönetmelikte belirtilmişti. [5]

Anayasa Mahkemesi Kararları Işığında Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunun Değerlendirilmesi

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde elde edilen bilgi ve belgeler doğrudan kişinin özel hayatını ilgilendirmektedir. Bu bilgi ve belgeler kişisel veri olarak nitelendirilmekte; bu verilerin korunmasını isteme hakkı, Anayasa m.20’de özel hayatın gizliliği hakkı olarak ifadesini bulmaktadır. Özel hayatın korunmasındaki temel amaç, insanın kişiliğinin gelişmesine olanak tanımak ve kişiye müdahale edilmeyen serbest bir alan sağlamaktır. Özel hayatına ilişkin kişisel verileri kaydedilen veya kaydedildiği düşüncesiyle yaşayan bir bireyin kendi özgür kişiliğinin gereği gibi değil; ondan istenilen kişi gibi davranacaktır. Dolayısıyla bu kişinin kendi kişiliğini özgürce geliştirmesi mümkün olmayacaktır.

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında kişisel verilerin elde edilmesi ile kişinin bu özgür alanı kısıtlanmaktadır. Bu nedenlerle özel hayatın gizliliği hakkında yapılacak müdahalenin Anayasa’da temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması ilkelerine uygun olması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarında tüm bu hususlara dikkat çekilerek 4045 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik bağlamında değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Anayasa Mahkemesi 03/06/2021 tarih, E. 2020/24, K. 2021/39 sayılı kararın gerekçesinde; Anayasa’nın 20. Maddesinin birinci fıkrasında herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağı, kişisel verilerin korunması özel hayatın gizliliğinin korunması kapsamında güvenceye kavuşturulduğu, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının, insan onurunun korunması ve bireyin kişiliğini serbestçe geliştirebilmesi hakkının özel bir biçimi olarak bireyin hak ve özgürlüklerini kişisel verilerin işlenmesi sırasında korumayı amaçladığı, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasıyla elde edilen veriler kişisel veri niteliğinde olduğu, itiraz konusu kuralların, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler tarafından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında kişilerin kişisel veri niteliğindeki özel hayatı, iş ve sosyal yaşamıyla ilgili bilgilerinin alınmasına ve bu kayıtların kullanılmasına imkân tanıması nedeniyle kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sınırlama getirdiği, Anayasa’nın 13. Maddesine göre temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceği, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını sınırlamaya yönelik kanuni bir düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemeler niteliğinde olması gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca kişisel veri niteliğindeki bilgilerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturma ve araştırmayı yapacağına, bu bilgilerin ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine, silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna, yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmadığı, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli ve öngörülebilir kanuni güvenceler belirlenmeksizin güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ile üst kademe yöneticilerinin tespitinin yönetmeliğe bırakıldığı vurgulanmıştır. [9]

Anayasa Mahkemesi’nin 24/07/2019 tarih, E. 2018/73, K. 2019/65 sayılı kararında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.48/1-A’da yer alan düzenlemede, güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmasının memurluğa alımlarda genel şartlar arasında sayılmasına karşın güvenlik soruşturmasına ve arşiv araştırmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğuna, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturma ve araştırmayı yapacağının belirlenmediği, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilen kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin kuralla sadece güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması devlet memurluğuna alımlarda aranacak şartlar arasında sayıldığı, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda devlet memurluğuna atanmada esas alınacak kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına ve işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13., 20. Ve 128. Maddeleriyle bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. [10]

Anayasa Mahkemesi Fatih Sarman başvurusuna ilişkin verdiği kararda; 4045 Sayılı Kanun’da güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması konusunda sadece bir maddeye yer verilerek hangi kamu görevleri bakımından güvenlik soruşturması yaptırılacağının düzenlendiği, bunun dışındaki tüm düzenlemelerin bir yönetmelikle yapılacağının belirtildiği , 4045 sayılı Kanun’un güvenlik soruşturmasına ve arşiv araştırmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğu, bu bilgilerin nerelerden elde edileceği ve ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağı, kişilerin söz konusu bilgilere itiraz etme olanağı olup olmadığı, bilgilerin bir müddet sonra silinmesinin mümkün olup olmadığı veya silinmesine dair izlenecek usulün ne olduğu, gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak mercilerin kimler olduğu ile ilgili hiçbir düzenleme içermediği,ayrıca Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin de elde edilen bilgilerin saklanma süreleri, bilgilerin bir müddet sonra silinmesinin mümkün olup olmadığı veya silinmesine dair izlenecek usulün ne olduğu, kişilerin söz konusu bilgilere itiraz etme olanağı olup olmadığı hususlarını düzenlemediği, bireylerin özel hayatına saygı hakkının güvencelerini sağlayacak hükümlerden yoksun olduğu bu durumda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının objektif, öngörülebilen ve önceden belirlenebilen güvencelere ve usullere tabi kılınmış olmadığı, tamamen yetkili makamların talimatlarına bağlı olarak yapıldığı, bu hâliyle de keyfiliğe açık bir durum yaratmakta olduğu  ifade edilmiştir. [11]

Anayasa Mahkemesi’nin kararlarındaki eleştiriler, 4045 sayılı Kanun ve bu kanuna dayalı olarak çıkarılan yönetmelik hükümlerinin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen kişisel verilerin korunması bakımından yetersiz olduğu, ilgili düzenlemelerin kanunilik ilkesine uygun olmadığı, kişisel verilerin elde edilmesi, değerlendirilmesi, muhafazası ve silinmesi hususlarında yeterli güvenceyi sağlayamadığı konularında yoğunlaşmaktadır. [12]

7315 sayılı Kanun değerlendirildiğinde ise, Kanunun üçüncü bölümünde kişisel verilerin korunması başlığı ile bu konunun detaylı bir şekilde ele alındığı, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler ile değerlendirme komisyonlarının kişisel verilerin güvenliği ile ilgili önlemleri alacağı düzenlenmiştir. Kanun m.9/2’de işlemlerin her evresinde gizliliğe uyulması gerektiği, bilgi ve belgelerin yasal olarak bilmesi gerekenlerden başkasına verilemeyeceği ve kişisel verilerin amacı dışında işlenemeyeceği ifade edilmiştir. Böylelikle elde edilen verilerin muhafazası kanunla güvence altına alınmıştır. Ayrıca elde edilen kişisel verilerin işlenme amacının ortadan kalkması halinde veya her durumda iki yılın sonunda değerlendirme komisyonları tarafından silineceğine dair düzenleme (m.10) ile hem kişisel veriye başkalarının erişimi engellenmiş hem de bu verilerin sürekli olarak kişi aleyhine kullanılması önlenmiş olacaktır. 7315 sayılı Kanunda kişisel verilerin nasıl elde edileceği, korunacağı ve silineceği hususlarında yapılan detaylı düzenlemeler ile güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapan idarenin bu konuda keyfi davranışlarının önüne geçilmiştir.

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasının Kapsamı

7315 sayılı Kanun m. 3/1’e göre, 

“Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacak herkes hakkında yapılacaktır.” Böylece arşiv araştırması kamu görevliliğine girebilmek için bir kriter haline gelmiştir. Bazı görevlere girmek için kişi hakkında arşiv araştırmasının yapılmasının yanı sıra güvenlik soruşturmasının da yapılması gerekmektedir.

 Kanunda (m. 3/2) bu görevler şu şekilde zikredilmiştir:

“- Kurum ve kuruluşlarda, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları hâlinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler,

 – Milli Savunma Bakanlığı, 

– Genelkurmay Başkanlığı,

– Jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli – Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel,

 – Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri,

 – Özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler 

– Milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler.”

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılacağı açıktır. Nitekim 7315 sayılı Kanun m. 3 hükmünden arşiv araştırmasının sadece memuriyete veya kamu görevine atanacaklar hakkında yapılacağı belirtilmiştir. Aynı şekilde m. 4 hükmünde de m. 3’te belirtilen kişi hakkındaki arşiv araştırmasına ek yapılacak güvenlik soruşturmasından bahsedilmektedir. Dolayısıyla güvenlik soruşturması da sadece ilgili kişi hakkında yapılabilir. Özel kanunlarla bu hususa istisna getirilmesi ifa edilecek görevin durumu dolayısıyla kabul edilebilir.

7315 sayılı Kanunda arşiv araştırması kapsamında sadece adli sicil kaydından söz edilmiş; arşiv kayıtlarının incelenmesine ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. Bu nedenle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapacak birimlerin adli sicil arşiv kaydında yer alan bilgileri inceleme yetkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. 7315 sayılı Kanunda kişi hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararların da güvenlik soruşturması kapsamında görüleceği belirtilmiştir. Ancak kendilerine mahsus sisteme kaydedilen bilgiler bunlarla sınırlı değildir. Örneğin kişi hakkındaki soruşturmaya yer olmadığı kararları, ön ödeme kapsamındaki bir suçu işleyen kişinin ön ödeme yapması durumuna ilişkin kayıtlar kanunlarda belirtildiği üzere özel bir arşive alınırlar. 7315 sayılı kanunda belirtilmediği için adı geçen kayıtlara güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında ulaşılması mümkün gözükmemektedir.

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasının Yapılması 

7315 sayılı Kanun m. 6 hükmüne göre;

“Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmaya yetkili makamlar, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleridir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, kendilerine iletilen taleple sınırlı olarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden gerekli bilgi ve belgeleri alabilirler. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerde yetkilendirilmiş personel, hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapamaz, log kayıtlarını değiştiremez veya silemez, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşamaz veya yayın yoluyla duyuramaz. Görevi gereği öğrendiği veya edindiği kişisel bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilerle paylaşamaz ya da basın ve yayın kuruluşlarına veya diğer iletişim kanallarına veremez. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler tarafından bu hususlara ilişkin gerekli tedbirler alınır.” 

Bu birimler CMK m. 171’de düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve m. 231 gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ulaşmaya da yetkilidirler.

7315 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan 4045 sayılı Kanun’a dayanılarak çıkartılan “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması” yönetmeliğinde güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak makamlar ve uygulanacak esaslar m. 7 ve devamında ayrıntılı bir şekilde düzenlenmişti. Bu yönetmeliğin dayanağı olan 4045 sayılı Kanun 7315 sayılı Kanun ile yürürlükten kalktığına göre söz konusu yönetmelik de otomatik olarak yürürlükten kalkmıştır. Dolayısıyla m. 6/2’de belirtilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapmakla görevli birimlerin hangileri olduğu belirsizdir. [13]

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasının Yapılış Usulü

Güvenlik soruşturmasının yapılışına ilişkin bir düzenleme 7315 sayılı sayılı Kanun’da yer almamakta ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan bir yönetmelik de henüz bulunmadığı için güvenlik soruşturmasının nasıl yapılacağı konusunda fikrimizce bir belirsizlik bulunmaktadır. Güvenlik soruşturmasının nasıl yapılacağı konusunda bir belirsizlik bulunsa da 7315 sayılı Kanun m. 6/2’de güvenlik soruşturmasını yapacak birimlerin yetkileri belirtilmiştir. Daha önce de vurgulandığı üzere, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, kendilerine iletilen taleple sınırlı olarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden gerekli bilgi ve belgeleri alabilirler. Bu birimler CMK m. 171’de düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve m. 231 gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ulaşmaya yetkilidirler. Kanunda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak birimlerin yapmasının yasak olduğu işlemler de zikredilmiştir. [4]

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen bilgilerin değerlendirme komisyonlarınca değerlendirilmesi gerekir ve değerlendirme komisyonları da edindikleri kanaati yetkili amire sunmaktadırlar (m.7). Dolayısıyla elde edilen bilgiler iki defa değerlendirilmiş olmaktadır. Birincisini değerlendirme komisyonu, ikincisini de değerlendirme komisyonunun raporu sunduğu yetkili amir yapmaktadır. Araştırmayı yapmaya yetkili kılınan birimler değerlendirme komisyonuna bilgileri iletirken, araştırma yaptıkları kişi hakkında herhangi bir kanaat veya yorumda bulunamazlar. Ayrıca araştırma da sadece memuriyet veya kamu görevliliğine uygunluğa ilişkin olgusal verilerle sınırlıdır. Böylece komisyonun objektif bir değerlendirme yapması amaçlanmaktadır.

Yürürlükten kaldırılan 4045 sayılı Kanuna dayanılarak çıkartılan “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması” yönetmeliğinde ise güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılışına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler yönetmeliğin on birinci ve devamı maddelerinde bulunmaktaydı. Söz konusu yönetmelik m. 11’de güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında araştırılacak hususlar şu şekilde belirtilmişti:

“Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam dikkate alınarak, kişinin kayıtlı ikamet adresi ile fiilen ikamet ettiği adres esas alınmak suretiyle;

 a) Kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği, 

b) Genel kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat birimlerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında arama kaydı veya herhangi bir tahdidin olup olmadığı,

c) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakının bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı,

ç) Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı, 

d) Yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel Devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgili derecesinin iç yüzü ve nedeni,” 

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında takip edilecek yöntem ise söz konusu yönetmelik m. 12’de belirtilmişti. Buna göre, 

a) 9/ A (Kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birim ve kısımlarının hiyerarşik olarak bağlı bulunduğu üst kademe yöneticilerinden bakan yardımcısı, kurum ve kuruluş başkanı, genel müdür, müstakil birim amirleri ile bunların yardımcıları, vali, büyükelçi ve bu birim ve kısımların çalışanları hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması) ve 9/ B (Milli güvenliği doğrudan etkileyen stratejik önemi haiz kurum ve kuruluşların üst yöneticileri ile bu kurum ve kuruluşlar vasıtasıyla yürütülen projelerde görev alan kritik önemi haiz personel hakkında ilgili kamu kurum ve kuruluşunun talebi doğrultusunda ilgili kişinin yazılı muvafakati alınmak kaydıyla Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve/veya Emniyet Genel Müdürlüğüne güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması) maddeleri kapsamındaki talepler doğrudan Cumhurbaşkanlığına iletilir.

 b) Emniyet Genel Müdürlüğü ve/veya mahalli mülki idare amirliklerince (a) bendi kapsamındaki talepler hariç yapılması öngörülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması ilgili bakanlık veya kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine gerçekleştirilir. İllerden gelen talepler valilikler aracılığı ile yapılır.

c) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması taleplerinin ilgili makama ulaşmasından itibaren arşiv araştırması sonuçları en geç 30 iş günü, 34 Koca, s. 340. 871 güvenlik soruşturması sonuçları en geç 60 iş günü içinde cevaplandırılır. Soruşturma ve araştırma sonucunu içeren bilgi ve belgeler ilgilinin işlemini yapan makamlardaki dosyasında asgari ‘‘gizli’’ gizlilik derecesinde aidiyet konusuna göre fiziki ve/ veya elektronik ortamda muhafaza edilir.

ç) Güvenlik soruşturmasını ve arşiv araştırmasını isteyen makama, kişi hakkında karar vermeye yeterli bilgiler aktarılır.

d) Güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının nasıl ve ne şekilde yapılacağı, soruşturma ve araştırma yapmaya yetkili makamların görev talimatları ile belirlenir. e) Mahalli mülki idare amirliklerince yapılmış olan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında durumu saptananların evrakının bir örneği dosya açılmak üzere Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderilir.

f) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması taleplerine, ilgili kişinin adı, soyadı ve kimlik numarası bilgilerini içeren liste dijital ortama kaydedilerek eklenir. Ancak Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığına iletilmek üzere gönderilen güvenlik soruşturması talep yazılarına, söz konusu liste yerine bu Yönetmeliğin ekinde yer alan güvenlik soruşturması formu dijital ortama kaydedilerek eklenir.”

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasının Yapılış Zamanı

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması esas itibariyle ilgili kamu görevliliğine veya kanunlarda belirtilen özel mesleklere veya öğrenciliklere girişte yapılmalıdır. 7315 sayılı Kanun’da ise arşiv araştırmasının ilk defa veya memuriyete veya kamu görevine atanacak kişiler hakkında yapılacağı belirtilirken; güvenlik soruşturmasının yapılacağı zamana ilişkin bir ifade bulunmamaktadır. Güvenlik soruşturmasına ve arşiv araştırmasına ilişkin konular durağan nitelikte değildir. Bu sebeple ilgili kamu görevliliğine veya öğrenciliğe kabul edilen kimseler hakkında zamanın şartlarına göre yeniden güvenlik soruşturması veya arşiv araştırmasının yaptırılmasında kanaatimizce bir mahsuru yoktur. Örneğin arşiv araştırmasında kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığı araştırılacaktır. Söz konusu arama işlemi kişi kamu görevliliğine geçişten sonra da başlamış olabilir. Ya da kişi hakkında işlemiş olduğu bir suçtan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olabilir. Nitekim 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 98/1-b gereğince, 

“Bir devlet memurunun, memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi; durumunda memurluğu sona erecektir.” [2]

Genel Değerlendirme

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen bilgilerin kişisel veri olması ve bu nedenle özel hayatın gizliliğini koruma hakkını doğrudan ilgilendirmesi nedeniyle güvence altına alınması gerekir. [3] 7315 sayılı Kanunda, bahse konu elde edilen bilgilerin muhafazası, değerlendirilmesi, amacına uygun olarak kullanılması ve silinmesi konularında Anayasa Mahkemesi’nin 4045 sayılı Kanuna yönelik eleştirileri de dikkate alınarak düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler kişisel verilerin ve dolayısıyla özel hayatın gizliliği hakkının korunması bakımından olumlu bir gelişme olduğu söylenebilir. Hangi suçların kamu görevlisi olmaya engel olacağına yönelik bir düzenleme 7315 sayılı Kanunda yapılmamıştır. Fakat konuya ilişkin halihazırda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.48/A-5 düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenlemede kamu görevliliğine alınacak kişiler için suçlarda belirli sınırlamalar yapılmıştır: 

“Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar,  zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak“. 

Her ne kadar bu düzenlemenin eksik yönleri bulunsa da mevcut düzenleme ihtiyacı karşılamaktadır. 7315 sayılı Kanunda bu şekilde bir düzenleme yapılmamış olması bir eksiklik olarak nitelendirilmemelidir. Mahkumiyet dışındaki kararların güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının sonucuna nasıl etki edeceğine dair belirsizlik Anayasa Mahkemesi kararlarında eleştirilmiştir. Bu konuda özellikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının 7315 sayılı Kanunda arşiv araştırması kapsamında araştırılacağı düzenlenmiştir. Bu hususta aksi görüşler olsa da fikrimizce bu kararların kamu görevliliğine etkisi idare tarafından değerlendirilecektir. 7315 sayılı Kanunda arşiv araştırması kapsamında adli sicil kaydının araştırılacağı belirtilmekle birlikte arşiv kayırlarına konusunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle arşiv araştırması kapsamında arşiv kayıtları incelenemeyecektir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının kamu görevliliğine girişte mi yoksa görevin yenilenmesi durumlarında mı yapılacağı hususu belirsizdi. 7315 sayılı Kanunda da arşiv araştırması için zaman belirtilmiş olmakla birlikte güvenlik soruşturmasında bu şekilde bir düzenleme bulunmamaktadır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin konular durağan nitelikte olmadıkları için zamanın şartlarına göre yeniden güvenlik soruşturması yapılabileceği kanaatindeyim. (Ayrıca benzer konulara dair.)


Kaynakça

[1] 7315 Kanun Numaralı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu

[2] 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu

[3] Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği No:24018

[4] 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu

[5] 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevlilerine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına ilişkin Kanun

[6] Danıştay 5.Daire, E:1987/406, K:1988/704, https://lib.kazanci.com.tr/kho3/ibb/files/5d-1987-406.htm, 27.04.2022. T: 10.03.1988, erişim tarihi,

[7] Kamile Türkoğlu Üstün, Güvenlik Soruşturmalarında Kişisel Verilerin Korunması

[8] ILO 111 Sayılı Ayrımcılık Sözleşmesi

[9] Anayasa Mahkemesi 03/06/2021 Tarih, E. 2020/24, K. 2021/39 Sayılı Kararı

[10] Anayasa Mahkemesi’nin 24/07/2019 Tarih, E. 2018/73, K. 2019/65 Sayılı Kararı

[11] Anayasa Mahkemesi Fatih Sarman Başvurusu

[12] Mehmet Kahraman , Muhammed Şahin ERÜHFD, C. XV, (2020) Anayasa Mahkemesi Kararlarına Göre Güvenlik Soruşturması ve Özel Hayata Saygı Hakkı

[13] Doç. Dr. Ahmet Hulusi Akkaş Arş. Gör. Numan Doğan, Yargı Kararlarında Güvenlik Soruşturması ve Araştırması

[14] Durmuş Kılınç, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması