Adli Kontrol Kararına Karşı İtiraz

Türk Ceza sisteminde soruşturma veya kovuşturma evresinde hakkında adli kontrol tedbiri uygulanan ilgili açısından bu karar tutuklama tedbiri kadar ağır nitelikte gözükmese dahi kişinin temel hak ve özgürlüklerine yönelik önemli sayılacak derece de sınırlamalara tabi tutabilir. Yurt dışına çıkış yasağı, belirli aralıklarla imza verme yükümlülüğü veya belirli bir yerleşim yerini terk etmeme gibi sınırlamaları örnek gösterebiliriz. Somut olayın koşulları göz önünde bulundurularak hükmedilen bu sınırlamalar ilgilisinin günlük yaşamını önemli ölçüde etkilemektedir. Dolayısıyla hakkında adli kontrol kararı verilen kişinin tedbirin hukuka uygunluğu ve itiraz amacıyla hangi hukuki süreci izlemesi gerektiği önem arz etmektedir. Türk Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamına adli kontrol kararlarına karşı hangi sebeplerle, ne kadar sürede ve hangi mercie yönetilecek oluşu konuları değerlendirilmektedir. Kaleme almış olduğumuz yazımızda adli kontrol kararına karşı itiraz sürecini 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında ele alarak adli kontrol kararına nasıl itiraz edileceği, itiraz süresi, itiraz dilekçesinin nereye sunulacağı ve dilekçede hangi hususlara yer verilmesi gerektiği, adli kontrol tedbirinin kaldırılması veya değiştirilmesi konularına değinilecektir.

Adli Kontrol Nedir?

Suç şüphesine istinaden yürütülen soruşturmada 5271 sayılı kanunun 100. maddesinde sayılmakta olan tutuklama nedenlerinin mevcut olması durumunda şüpheli hakkında tutuklama kararı yerine adli kontrole hükmedilebilir. Tutuklamaya alternatif bir tedbir olarak Türk ceza hukukuna 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile ilk kez girmiştir. Düzenleme çalışmalarında özellikle Fransız Ceza Kanunu baz alınmıştır.  Adlı kontrol tedbirlerinin CMK’daki dayanağı 109. maddesidir. Adli kontrol tedbirinin uygulanmasındaki amaç şüpheli veya sanık sıfatıyla anılmakta olan kişinin denetim ve gözetim altında tutularak ceza muhakemesi süresince hazır ve ulaşılabilir bulunmasını sağlamaktır.

 

Hangi Hâllerde Adli Kontrol Kararı Verilebilir?

Adli kontrol kararının verilebilmesindeki ilk şart bir suç şüphesi nedeniyle soruşturma veya kovuşturma bulunmasıdır. Adli kontrol tedbirinin uygulanmasındaki suç sınırlandırmaları 6352 sayılı kanunla kaldırılarak bütün suçlarda uygulanabilir kılınmıştır. İkinci olarak 5271 sayılı kanunun 100. maddesinde sayılmış olan tutuklama nedenlerinin somut olay özelinde mevcut olmalıdır. Dolayısıyla tutuklama kararı verilebilmesi için gereken şartların sağlanmaması halinde adli kontrol kararına da hükmedilemeyecektir. Ancak belirtmek fayda olacak ki tutuklama yasağının öngörüldüğü hallerde dahi adli kontrol kararı verilebilmektedir.

Tedbire Karar Verecek Mercii

Adli Kontrol tedbirinin uygulanmasına ilişkin kararı verecek makamın belirlenmesinde soruşturma ve kovuşturma aşamalarını ayrı ayrı incelemekte fayda olacaktır. Soruşturma evresinde şüpheli Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine Sulh Ceza Mahkemesinin vereceği kararla adli kontrol kapsamına alınabilir. Kovuşturma aşamasında ise görevli ve yetkili mahkeme gerekli koşulların varlığı halinde adli kontrol kararı verebilir. Belirtmek de fayda olacaktır ki hakim bahsi geçen şartlar ışığında adli kontrol kararı vermek mecburiyetinde değildir. Dolayısıyla karar, hakimin takdirindedir.

Adli Kontrol Tedbirleri

Ceza Muhakemesi Kanunun 109. maddesinde verilebilecek adli kontrol türleri sınırlı sayıda belirtilmiştir. Dolayısıyla hakim madde kapsamında sayılı tedbirlerinden somut olay özelinde bir veya birkaçına karar verebilir ancak yazılı olmayan tedbire hükmedemez. 109. maddede sayılmış tedbirler şöyledir:

  1. Seyahat ve Yerleşim Kısıtlamaları: Şüpheli veya sanığın yurt çıkışı engellenebilir, belirlenen bir konutu veya yerleşim bölgesini terk etmemesi ya da belirli bölge ve yerlerde bulunmasının yasaklanması yönünde kararlar alınabilir.
  2. Düzenli Bildirim ve Denetim Yükümlülükleri: Şüpheli veya sanık belirli süreler zarfında adli makamlarca belirlenen yerlere başvurması, yetkili makamın veya kişilerin çağırılarına uyması; ek olarak eğitim süreçleri veya mesleki faaliyetleriyle ilgili denetim tedbirlerini kabul etmesi konularında zorunlu bırakılabilir.
  3. Ulaşım Araçları ve Ehliyet Kısıtlamaları: Alkol, uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu madde bağımlılıklarından kurtulmayı sağlamak amacıyla hastaneye yatış dahil olmak üzere muayene ve tedavi prosedürlerine uyma zorunluluğu getirilebilir.
  4. Silah Bulundurma Yasağı: İlgili kişinin silah bulundurma yetkisi adli makam kararıyla kısıtlanabilir. Mevcut elinde bulunan silahların ise adli emanete teslim edilmesi zorunlu kılınabilir.
  5. Mali Yükümlülükler ve Güvence: Şüpheli veya sanığın ekonomik durumu da göz önünde bulundurularak yetkili makam tarafından belirlenen miktarın güvence olarak yatırılması, suç mağdurunun şahsi ya da ayni haklarının korunması amacıyla teminat verilmesi veya nafaka gibi aile yükümlülüklerinin yerine getirileceğine yönelik güvence sunulması zorunluluğu getirilebilir.

Adli Kontrol Kararına İtiraz

Adli Kontrol kararına ilişkin itiraz kararı veren merciye yöneltilmesi suretiyle mümkündür. Şüpheli veya sanık adli kontrol kararının tümüyle kaldırılmasını talep edebileceği gibi kısmen uygulanmasına yahut değiştirilmesini talep edebilmektedir. İtiraz, kararın şüpheliye, sanığa yahut müdafisine yapılan tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde yapılmalıdır. Talebe istinaden 110. madde kapsamında hakim veya mahkeme cumhuriyet savcısının da görüşü alındıktan sonra 5 gün içinde karar verecektir. Ancak herhangi bir istem bulunmaksızın da ilgili kişinin adli kontrol tedbirinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda en geç dört aylık aralıklarla; soruşturma evresinde cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise resen mahkeme tarafından 109. madde ışığında göz önünde bulundurularak karar verilir.

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesinde Bulunması Gerekenler

Adli kontrol kararına yapılacak itirazlarda sunulacak dilekçe içeriğinde; mahkeme bilgileri, hakkına tedbire hükmedilen kişinin bilgileri, dosya numarası, kararın tarihi bulunmalıdır. İtiraz gerekçeleri somutlaştırılarak tedbirin neden ölçüsüz olduğu açıklanmalıdır. Sunulan dilekçe ile açık bir talepte bulunulmalıdır.

Adli Kontrol Süreci

Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girmeyen işlerde verilebilecek adli kontrol tedbiri süresi 2 seneyle sınırlıdır. Lakin sürenin somut olay özelinde yeterli gerekçeler gösterilerek 1 sene daha uzatılması mümkündür. Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren işlerde ise Adli Kontrol kararı en çok 3 sene süreyle sınırlı olarak verilebilir. Belirlenen süre gerekçelendirilerek 3 sene daha uzatılabilir. Türk Ceza Kanunda belirtilen bazı istisnai suçlarda 4 yıl süreyle uzatmak mümkündür. Kanun kapsamında belirlenen süreler çocuklar için yarı oranında uygulanacaktır.” Ek olarak belirtmekte fayda olacaktır ki adli kontrol tedbiri süresince geçirilen zaman kişisel hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez lakin konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün bir gün; gözlem altında geçirilen her bir gün ise bir güne tekabül edecek şekilde mahsup edilecektir. Hükmolunan adli kontrol tedbirine isteyerek uyulmaması halinde ilgili kişi hakkında verilebilecek mahkumiyet cezası her ne olursa olsun yetkili mercii tarafından tutuklama kararı verilebilmektedir.

Sonuç

Hakkında adli kontrol kararına hükmedilen kişinin özgürlüğü tutuklamaya kıyasla daha az sınırlanmış olsa dahi hukuki mahiyeti yüksek bir koruma tedbiridir. Bu sebeple kararın hukuk devletinin gerekliliklerinin doğal bir sonucu olan ölçülülük ilkesine uygunluğu büyük önem arz etmektedir. Şüpheli//sanık yahut müdafisi kanunda belirlenmiş süre ve usule uygun olarak karara itiraz ederek tedbirin kaldırılmasını veya değiştirilmesini talep edebilir. İtiraz sürecinde gerekçelerin somut olay özelinde açık ve net bir şekilde dayanak göstererek ortaya konulması hak kayıplarının yaşanmaması adına önem arz etmektedir.


Kaynakça

[1] Korkmaz Fulya, “ADLİ KONTROL” İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Özel Sayı Cilt:1 Yıl 2015

[2] https://caneryenidunya.com/adli-kontrol-koruma-tedbiri/(ERİŞİM TARİHİ:07.08.2026)

[3] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, RG 17.12.2004/25673, md. 109.

[4] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, RG 17.12.2004/25673, md. 111/1

[5] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, RG 17.12.2004/25673, md. 110/A