Özel Belge Nedir?
Özel belge, kamu görevlisinin görevi nedeniyle düzenledikleri dışında kalan, resmî belgeden sayılmayan, resmî bir işlem nedeniyle düzenlenmiş olmayan, ancak; doğrudan hukuken hüküm, sonuç meydana getiren, bir hakkın doğmasına veya kanıtlanmasına yarayan yazıdır. Başka bir deyişle, resmî belgenin özelliklerini taşımayan tüm yazılar özel belge olarak nitelendirilebilir.
Örnek verirsek; bir bankanın hesap bilgileri hakkındaki yazısı, kredi sözleşmesi, teminat mektubu, adi senet, fatura, mal beyanı, vergi beyanı, gümrük beyanı, sigorta giriş bildirimi, mektup, özel bir vaka hakkında ilgililerince düzenlenen tutanak, kira sözleşmesi, tahliye taahhüdü, dilekçe, ihbar yazısı, vb. belgeler özel belge sayılmaktadır. [1]
Kimi özel belgelerin (hisse senedi, kambiyo senedi, tahvil vs.) kanun tarafından resmi belge gibi kabul edildiğini (m.210/1) hatırlamak gerekir. Fakat, resmi belge sayılan belgelerdeki unsur eksikliği nedeniyle bu niteliğini kaybetmesi durumunda, özel belge sayılmaktadır. Örneğin bono veya çek’in yasal öğelerinin eksik bulunması durumunda özel belge kabul edilmektedir. Kamu görevlisi tarafından düzenlense dahi, göreviyle ilgisi olmayan belgeler de özel belge sayılır. [1]
TCK’nın “Özel Belgede Sahtecilik” başlığını taşıyan 207. maddesi;
“Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Özel evrakta (belgede) sahtecilik, yazılı, okunabilir ve hukuki bir değere sahip özel bir belgenin sahte olarak düzenlenmesi, değiştirilmesi ve kullanılması fiilleridir. Özel evrakta sahtecilik suçu ile resmi evrakta sahtecilik suçu arasındaki en önemli fark suçun konusu olan belgenin birisinde resmi belge, diğerinde özel belge olmasıdır. Resmi belgeyi düzenleme yetkisi, kendisine görevi çerçevesinde yetki verilen kamu görevlisine aittir. Özel belge ise herkes tarafından düzenlenebilen daha çok kişiler arasındaki ilişkilerde kullanılan belgelerdir. [2]
Özel Belgede Sahtecilik Suçu Nasıl İşlenir?
TCK 207. maddede düzenlenen özel evrakta sahtecilik, üç farklı seçimlik hareketle kasten işlenebilen bir suçtur:
-Özel bir belgenin sahte olarak düzenlenip kullanılması,
-Gerçek bir özel belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilerek kullanılması,
-Sahte olduğunu bilerek özel belge kullanma.
Yukarıdaki üç seçimlik hareketten herhangi birinin işlenmesiyle özel belgede sahtecilik suçu oluşur. Yukarıdaki üç eylemin, aynı fail tarafından ayrı ayrı zamanlarda, fakat aynı özel belgeyle işlenmesi halinde de faile tek bir ceza verilir.
Özel Bir Belgenin Sahte Olarak Düzenlenip Kullanılması
Özel belgenin sahte olarak düzenlenmesi, aslında hiç var olmayan bir belgenin varmış gibi üretilmesi ve kullanılmasıdır. Suçun oluşumu bakımından yalnızca sahte bir özel belge düzenlenmesi yeterli değildir. Ayrıca, kişinin düzenlemiş olduğu bu sahte belgeyi kullanması gerekmektedir. Kullanmak, belgenin hukuki bir ilişki ve olayda dikkate alınmasını sağlamaktır.
Örneğin; A, akrabası B’den borç para almış ancak uzun bir süredir parayı ödememiştir. B, A hakkında icra takibi başlatmıştır. A, bu icra takibinden kurtulmak amacıyla borcun ödendiğine ilişkin bir belge düzenlemiş, bu belgenin altını da B’nin imzasını taklit ederek imzalamıştır. A’nın, bu belgeyi icra dairesine sunması durumunda özel belgede sahtecilik suçu oluşur. Aksi halde yalnızca belgenin düzenlenmesi, suça sebebiyet vermez.
Yargıtay bir kararında; sanığın, işyerinde çalışan bazı kişilerin maaşlarını yüksek göstererek ya da işyerinde çalışmayan kişileri çalışıyor gibi göstererek sahte maaş belgeleri düzenlemesi ve bu maaş belgelerini kullanarak bankadan kredi çekmesi eyleminin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir. (Yargıtay 23. Ceza Dairesi 2016/8558 E. , 2016/7310 K.) [3]
Gerçek Bir Özel Belgenin Başkalarını Aldatacak Şekilde Değiştirilerek Kullanılması
Gerçek bir özel belgeyi değiştirerek kullanma, usulüne uygun olarak düzenlenmiş mevcut bir özel belge üzerinde değişiklikler yaparak hukuki olarak dikkate alınmasını sağlamaktır. Değiştirme eyleminin başkalarını aldatacak nitelikte olması şarttır. Aldatmaya elverişli olmayan, basit bir incelemeyle anlaşılabilecek değişiklikler özel belgede sahtecilik suçunu oluşturmaz.
Örneğin, A, B’nin kiracısıdır. B ile A, A’nın belirli bir tarihte evden çıkmasına ilişkin tahliye taahhütnamesi yapmıştır. Daha sonra B, tahliye taahhütnamesinde belirtilen tarihi daha erken bir tarih olarak değiştirmiştir. B’nin bu belgeye dayanarak A hakkında tahliye davası açması durumunda özel belgede sahtecilik suçu oluşacaktır.
Aynı örnekte; B’nin tahliye taahhütnamesindeki tarihi daksille silerek üstüne tükenmez kalemle yeni bir tarih atması durumunda belgenin değiştirildiği basit bir şekilde anlaşılabileceğinden özel belgede sahtecilik suçunun oluştuğundan söz edilemeyecektir. [3]
Sahte Olduğunu Bilerek Özel Belge Kullanma
Sahte özel belgeyi kullanma, bir özel belgenin sahte olduğunun bilinmesine rağmen kullanılmasıdır. Diğer hareketlerden farklı olarak sahte özel belgeyi kullanan kişinin ayrıca özel belgeyi düzenlemiş veya değiştirmiş olmasına gerek yoktur.
Örneğin; öğrenci olmayan ancak otobüse binerken öğrenci indiriminden yararlanmak isteyen A, sahte otobüs kartı düzenlemeyi iş haline getirmiş B’den öğrencilere özel otobüs kartı satın alır. A’nın bu otobüs kartını kullanarak otobüse binmesi halinde özel belgede sahtecilik suçu oluşacaktır.[3]
Hangi Belgeler Özel Belgede Sahtecilik Suçunun Konusu Olabilir?
Özel belgede sahtecilik suçu, konusu olabilecek belgelerden bazıları şunlardır: Dilekçeler, faturalar, işe giriş bildirgesi, banka teminat mektubu, vergi beyannameleri, kira sözleşmeleri, mal teslim-tesellüm fişleri, alım-satım sözleşmeleri, adi apartman makbuzları, özel doktor raporu ve reçeteleri vs. gibi her türlü özel evrak.
Bono, çek, poliçe gibi kambiyo senetleri, vasiyetname, tahvil vs. gibi belgeler özel belge niteliğinde olmasına rağmen kanunun özel hükmü gereği (TCK md. 210) resmi belge olarak kabul edilmektedir. Ancak unsurları eksik olduğu için kambiyo senedi vasfını yitiren çek, poliçe veya bonolar, resmi evrakta sahtecilik suçunun değil, özel evrakta sahtecilik suçunun konusu olabilir.
Bir avukat tarafından düzenlenerek müvekkiline verilen evrakların, avukatın onayı olmadan müvekkili tarafından değiştirilmesi de özel belgede sahtecilik suçunu oluşturur.
Açığa atılan imza, yani boş kağıda atılan imza tek başına belgeyi “özel belge” yapmaz. Çünkü, henüz içeriği olmayan bir evrak “özel belge” niteliği kazanmaz. Kanun koyucu boş kağıda atılan imzanın kötüye kullanılması halinde “açığa imzanın kötüye kullanılması suçu” (TCK md. 209) ile cezalandırılmasını öngörmüştür. [2]
Özel Belgede Sahtecilik Suçunun Cezası
Özel belgede sahtecilik suçunun cezası, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır.
Kanunda belirtilen bu sınırlar içerisinde net cezayı hakim belirler. Cezanın kesin olarak belirlenmesinde; suçun işlenme şekli, failin özellikleri, ortaya çıkan zararın büyüklüğü gibi birtakım hususlar göz önünde bulundurulur. [2]
Özel Belgede Sahtecilik Suçunun Cezayı Azaltan Nitelikli Halleri ve Cezaları
Özel belgede sahtecilik suçunun cezayı azaltan nitelikli hali, fail hakkında verilecek cezanın düşürülmesine neden olan durumdur. Özel belgede sahtecilik suçunun cezayı azaltan nitelikli hali TCK madde 211’de düzenlenmiştir.
TCK md 211: Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.
Özel belgede sahtecilik suçunun, hukuki ilişkiye dayanan alacağın varlığını ispatlamak için veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla gerçekleştirilmesi hali daha az cezayı gerektiren bir hal olarak düzenlenmiştir. Failin bu niyetlerle özel belgeyi sahte olarak düzenlemesi durumunda verilecek ceza yarısı oranında indirilecektir.
Örneğin; A, uzun süredir tanıdığı ve güvendiği B’ye nakit ihtiyacı nedeniyle 5000 TL borç para vermiştir. Ancak, borcun varlığına ilişkin herhangi bir belge düzenlenmemiştir. Bir süre geçtikten sonra A, B’den borcu geri ödemesini istemişse de B, böyle bir borcunun bulunmadığını iddia etmiştir. A’nın, bu durumu ispatlamak amacıyla sahte bir özel belge düzenleyip kullanması halinde suç oluşmuş olur ancak cezası yarı oranında indirilecektir.
Yargıtaya konu bir olayda; sanık, mağdurun bilgisi ve rızası dışında sahte kira sözleşmesi düzenleyerek vergi dairesine vermiştir. Ancak sanık, kira sözleşmesine konu işyerinde gerçekten kiracı olarak bulunduğundan sahte özel belge düzenlenmesi eyleminin cezayı azaltan nitelikli hali kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. (Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2017/987 E. , 2018/10118 K.) [3]
Özel Evrakta Sahtecilikte Zamanaşımı ve Uzlaştırma
Özel evrakta sahtecilik suçu, takibi şikayete bağlı suçlar kategorisinde değildir. Suç şikayete tabi olmadığı için herhangi bir şikayet süresi yoktur. Savcılık, dava zamanaşımı süresi içinde her zaman resen soruşturma yapabilir.
Suçun temel dava zamanaşımı süresi 8 yıl olup şikayet hakkına sahip herkes bu süre içerisinde şikayetçi olup davaya ‘müdahil’ sıfatıyla katılabilir.
Özel belgede sahtecilik suçu, uzlaşma prosedürü uygulanmasını gerektiren suçlardan değildir. [2]
Özel Belgede Sahtecilik Suçunun Soruşturma Aşaması
- Şikayet-ihbar
- Gözaltı
- Delillerin toplanması
- İfade ve sorgu
- Uzlaşma
- Adli kontrol
- Tutukluluk
Şikayet-i İhbar: Özel belgede sahtecilik suçu şikayete tabi bir suç değildir. Dolayısıyla soruşturma yapılabilmesi için özellikle mağdur veya suçtan zarar görenin şikayeti aranmaz. Yetkili makamların suçu öğrenmesiyle soruşturma başlar. Şikayet/ihbar, Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk kuvvetlerine (polis, jandarma) yazılı ya da sözlü olarak yapılır.
Gözaltı: Özel belgede sahtecilik suçunun şüphelisi hakkında gözaltı kararı verilmesi mümkündür. Ancak gözaltı kararı verilebilmesi için, bu tedbirin soruşturma açısından zorunlu olması ve gözaltına alınacak kişinin suçu işlemiş olabileceğine dair somut delillerin bulunması gerekmektedir. 12 yaşından küçükler ile 15 yaşından küçük sağır ve dilsizler gözaltına alınamaz.
Özel belgede sahtecilik suçunda gözaltı süresi, yolda geçirilecek süre hariç (12 saat) en fazla 24 saattir. Şüpheli bu süreler içerisinde hakim karşısına çıkarılmaz veya serbest bırakılmazsa kişi, devlete karşı dava açarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilir. Tazminat davası açma süresi, kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay ve her halde 1 yıldır.
Gözaltına ilişkin verilen tüm kararlara karşı, şüpheli, avukatı, veli/vasisi, eşi, birinci derece yakınları ( anne-babası, çocukları) ve ikinci dereceden yakınları ( kardeşleri, torunları veya dede ve ninesi ) sulh ceza hâkimine itirazda bulunabilir. Sulh ceza hakimliği 24 saat içinde bu konuya dair bir karar verir.
Delillerin Toplanması: Özel belgede sahtecilik suçu kapsamında; sahteciliğe konu olan belge, imza sahipleri ve belgenin düzenleyeninin tespitine yönelik bilirkişi raporları, tanık beyanları, mağdur veya şüpheli/sanığın ifade tutanağı delil olarak toplanabilir. Toplanan delillerin hukuka uygun bir şekilde elde edilmesi zorunludur.
İfade ve Sorgu: İfade, soruşturma aşamasında savcı veya kolluk kuvvetleri tarafından gerçekleştirilir. Sorgu ise soruşturma aşamasında sulh ceza hakimince, kovuşturma aşamasında ise mahkemece gerçekleştirilen bir prosedürdür.
Uzlaşma: Uzlaşma, tarafların bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmaya varmasının sağlanmasıdır. Özel belgede sahtecilik suçu şikayete tabi bir suç olmadığından, uzlaşma hükümlerinin uygulanması kural olarak mümkün değildir. Bu suçun faili 18 yaşından küçükse ve mağdur, şirket, vakıf dernek gibi bir kuruluş ise dava açılmadan önce uzlaşma yolunun denenmesi zorunludur. Uzlaşma süreci en fazla 70 gün sürer. Tarafların bu süre içerisinde anlaşmaları halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilerek soruşturma sonlandırılır. Ancak taraflar anlaşamaz ise dava yoluna gidebilirler.
Adli Kontrol: Adli kontrol, şüpheli/sanığın bazı yükümlülükler öngörülerek serbest bırakıldığı bir koruma tedbiridir. Tutuklama sebeplerinin bulunması durumunda, tutuklama kararı yerine adli kontrol kararı verilebilir. Aynı şekilde tutuklama kararı verilmesi yasaksa ancak kişinin denetim altına alınmadan serbest bırakılması sakıncalı ise yine adli kontrol tedbiri uygulanabilir.
Özel belgede sahtecilik suçunun faili hakkında adli kontrol kararı verilmesine engel bir durum yoktur. Bu kapsamda kişinin yurt dışına çıkması yasaklanabilir, imza yükümlülüğü öngörülebilir, düzenlenen sahte özel belge nedeniyle çıkan zarara yönelik maddi bir güvence vermesi sağlanabilir.
Adli kontrol süresi en fazla 2 yıldır. Bu süre zorunlu hallerde 1 yıl daha uzatılabilir. Ancak 18 yaşından küçükler bakımından bu süreler yarı oranında uygulanır.
Tutukluluk: Tutukluluk, kanunda belirtilen sebeplerin varlığı halinde kişinin tutukevi denilen yerde tutulmasıdır. Tutuklama kararının verilebilmesi için gerekli sebepler şunlardır:
-Şüpheli/sanığın suçu işlediğine yönelik kuvvetli bir şüphe bulunuyorsa,
-Şüpheli/sanığın kaçacağına veya saklanacağına yönelik şüphe oluşturan durumlar söz konusuysa,
-Şüpheli/sanığın; delilleri yok etme, gizleme, değiştirme veya suça konu kişiler üzerinde baskı oluşturacağına yönelik şüphe duyuluyorsa.
Özel belgede sahtecilik suçunun faili hakkında sayılan sebeplerin varlığı halinde tutuklama kararı verilebilir. Ancak failin 15 yaşından küçük olması durumunda tutuklama kararı verilmesi yasaktır.
Özel belgede sahtecilik suçunda tutukluluk süresi en fazla 1 yıldır. Ancak zorunlu hallerde tutukluluk süresi 6 ay daha uzatılabilir. [3]
Özel Belgede Sahtecilik Suçunun Cezası Paraya Çevrilebilir mi?
Adli para cezasına çevirme, 1 yıl veya daha az süreli hapis cezalarının para cezasına çevrilmesine ilişkin verilen karar türüdür. Bu karar verilmesinde ayrıca suçlunun kişiliği, ekonomik durumu, sosyal hayatı, yargılama sürecindeki davranışları göz önünde bulundurulur.
Özel belgede sahtecilik suçunun faili hakkında 1 yıl veya daha az hapis cezasına hükmolunması halinde, hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir. Bu karar ile birlikte, hakim 5 ila 730 gün arasında bir gün sayısı belirler ve bu gün sayısını günlük 20 ila 100 TL arasında belirlediği miktar ile çarparak ödenecek net adli para cezasına karar verir.
Adli para cezasının tek seferde ödenmesine karar verilebileceği gibi taksitlerle ödenmesine de karar verilebilir. Tek seferde ödenmesine karar verilmesi halinde, kararın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde ödenmesi gerekir. Taksitlerle ödemeye karar verilmiş ise, kararın tebliğinden itibaren 2 yıl içinde ödenmesi gerekir. Bu süreler içinde ödenmeyen adli para cezaları hapis cezasına çevrilir. [3]
Kaynakça
[1] Özel Belgede Sahtecilik Suçu (TCK md.207), Hasan Tahsin Gökcan, syf:(209-236) / https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/397677
[2] Özel Belgede Sahtecilik Suçu ve Cezası/Avukat Baran Doğan/https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/ozel-belgede-evrakta-sahtecilik-cezasi.html
[3] Özel Belgede Sahtecilik Suçu/Mıhcı Hukuk&Danışmanlık/https://mihci.av.tr/ozel-belgede-sahtecilik-sucu/
[4] Türk Ceza Kanunu/https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5237.pdf





