İşçi Nedir?
İşçi tanımı 4857 sayılı İş Kanunu’nun Tanımlar başlıklı 2. maddesinde “Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi … denir.” şeklinde yer almaktadır.[1] İşçi bir iş sözleşmesi ile çalışır, ücret alır ve bağımlı çalışma ilişkisi içindedir.
Beyaz Yakalıların Hukuki Statüsü ve Hakları, işçi tanımını ve haklarını geniş bir çerçevede ele almaktadır.
İşçi ve işveren arasında iki tarafa borç yükleyen iş sözleşmesi mevcuttur. Geçerli bir iş ilişkisinin varlığından söz etmek için sözleşmenin yazılı şekilde olması gerekmez, sözlü iş sözleşmesi ile iş ilişkisi kurulabilir. Yazılı iş sözleşmesi yapılması zorunlu olan istisnalar mevcuttur. İş sözleşmesi için şekil şartı bulunmazken çalışma kuralları yazılı şekilde işçiye teslim edilmelidir.
İşçi, işverenin emir ve talimatlarına uymakla yükümlü olmakla birlikte işveren ise işçiyi korumak, gözetimi altında tutmak ve denetlemekle yükümlüdür. Tüm bu yükümlülükler bağımlılık unsurunu oluşturmaktadır. İş sözleşmesini eser, vekalet ve hizmet gibi sözleşme türlerinden ayıran en önemli unsur bağımlılık unsurudur.
İşveren Nedir?
İşveren kavramının tanımına 4857 sayılı İş Kanunu’nun Tanımlar başlıklı 2. maddesinde “… işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren … denir.” şeklinde yer verilmiştir. [1]
Beyaz Yakalı Nedir?
Beyaz yakalı ve mavi yakalı kavramları günlük sohbetlerde dahi kullandığımız kelimeler olarak karşımıza çıkmaktadır. İş yaşamında çalışanların görev alanlarını ve sorumluluklarını sınıflandırmak için kullanılmaktadır.
Beyaz yakalılar idare ve yönetimle ilgilenen, zihinsel emeğe dayalı işler yapan, planlama, analiz, tasarım ve organizasyon gibi görevlere sahip çalışanlardır. Mavi yakalılar ise el emeği, kol gücü ve fiziksel emek gerektiren teknik işlerde görev alırlar. Beyaz yaka – mavi yaka şeklindeki ayrımlar hukuki ayrımlar değil sosyal ve çalışma şekline dayalı bir ayrımdır.
Beyaz yakalı meslek gruplarına örnek vermek gerekirse; mühendisler, tıp uzmanları, akademisyenler, muhasebeciler, finans uzmanları, mimarlar, insan kaynakları uzmanları, pazarlama ve satış yöneticileri, bilgi teknoloji uzmanları ve avukatlar gibi birçok meslek kolu sayılabilir.
Beyaz Yakalılar İşçi Midir?
Evet. Hukuki açıdan değerlendirmek gerekirse beyaz yakalılar iş sözleşmesi ile bağlı çalıştıklarından 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçi tanımına uymaktadırlar ve bu kanuna göre işçilerdir. Özel sektörde görev yapan beyaz yakalı çalışanlar, 4A sosyal sigorta kapsamında sigortalı sayılmakta ve prim ödemeleri bu statü üzerinden yapılmaktadır.
Beyaz Yakalıların Hakları Nelerdir?
Beyaz yakalılar iş kanununa tabi olduklarından işçi haklarına sahiptirler. 4857 sayılı İş Kanunu işçi haklarını belirlemiştir.
- Ücret Hakkı
Her işçi iş ilişkisi gereği asgari ücretin altında olmamak kaydıyla ücret alma hakkına sahiptir. Yan haklar da mevcuttur. Eşit işe eşit ücret ilkesi ile aynı işyerinde aynı seviyede olan veya ayrı değere sahip işlerle görevli işçilerin aynı ücrete hak kazanması zorunludur. Bu şekilde işyerinde adil ücret dağılımı sağlanır ve ayrımcılık önlenir. Bu ilkenin hukuki dayanakları 4857 sayılı İş Kanunu, Anayasa ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleridir.
Fazla mesai durumunda fazla mesai ücret alacağı %50 zamlı ücrettir.
İşçinin çalışma süresince hak kazandığı fakat kullanamadığı yıllık izin süreleri ücretleri iş sözleşmesi bitiminde işçiye veya hak sahiplerine nakden ödenir.
“Sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti
Madde 59 – İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar.
İşveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde 17 nci maddede belirtilen bildirim süresiyle, 27 nci madde gereğince işçiye verilmesi zorunlu yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez.” [1]
- Yeni İş Arama İzni
İşveren, işçinin ihbar süresi içinde işçiye yeni bir iş bulması için iş saatleri içinde 2 saatten az olmamak kaydıyla ücretli izin vermek zorundadır. İşçinin talebi üzerine bu zaman dilimi toplu olarak kullanılabilir.
Yeni iş arama iznini kullandırmayan işveren süreye ilişkin ücreti işçiye ödemektedir.
“Yeni iş arama izni
Madde 27- Bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecburdur. İş arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır.
İşveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin ücret işçiye ödenir.
İşveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise işçinin izin kullanarak bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı öder.” [1]
- İzin Hakkı
“Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri
Madde 53 – İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.
Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.
İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;
a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden,
b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden,
c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden,
Az olamaz.” [1]
İzin hakkı işçinin belirli bir süre çalıştıktan sonra dinlenmesi için kullandırılması zorunlu bir haktır. Ücretli yıllık izin süresince ücret ödenmeye devam etmektedir. İzin süresi işçinin kıdemine göre kanunla belirlenir.
Doğum ve analık izni 16 haftadır. 8 hafta doğumdan önce 8 hafta doğumdan sonra izin verilmektedir. Doktor raporu ile doğumdan önceki 5 haftalık süre doğumdan sonraki döneme eklenebilmektedir. Bu şekilde izin süresi doğumdan önce 3 hafta doğumdan sonra 13 hafta haline gelmektedir. Çoğul gebeliklerde yani ikiz, üçüz veya daha fazla bebek bekleyen annelerde doğum öncesi izne 2 hafta eklenmektedir.
Süt izni yasadan kaynaklanan bir mazeret iznidir. Süt izninin amacı bebeğin beslenmesidir. Bu çerçevede İş Kanunu’nda süt izni günde bir buçuk saat olarak düzenlenmiş ve her gün için kullanılması öngörülmüştür. Kadın işçinin talebi halinde işverenin kadın işçiye süt izni kullandırması yasal bir zorunluluktur. Süt izni süresinin hangi saatler arasında ve kaça bölerek kullanılacağı kadın işçi tarafından belirlenir. Süt izni süresi günlük çalışma süresinden sayılır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 66’ncı maddesinin e bendi uyarınca, çocuk emziren kadın işçilerin çocuklarına süt vermek için kullandıkları izin süreleri çalışma süresinden sayılmaktadır. Süt izni kanundan kaynaklanan ücretli bir izindir. [2]
- İş güvencesi ve Kıdem Tazminatı Hakkı
İşçinin ihbar süresi ve kıdem tazminatı hakkı mevcuttur. İş güvencesi koşulları; belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışma, işyerinde en az 30 işçinin çalışıyor olması ve en az 6 aylık kıdemli işçi olması zorunludur. İşveren vekili veya yardımcıları bu koşulları sağlasa dahi iş güvencesi bulunmamaktadır. İş güvencesi koşullarını sağlayan işçi işe iade davası açabilir. İşe iade davasının sonucunda 4 – 8 ay arası iş güvencesi tazminatı ve giydirilmiş ücret üzerinden 4 aya kadar boşta geçen süreye hükmedilmektedir.
Kaynakça
[1] 4857 sayılı İş Kanunu
[2] İŞ HUKUKUNDA KADIN İŞÇİNİN SÜT İZNİNİ KULLANIM USUL VE ESASLARI 1. YASAL DÜZENLEME, 4857 sayılı İş Kanunu





