Hukuki Uyum Nedir?
Türkçeye uyum olarak çevrilen “compliance” kavramı ingilizce kökenli olup “to comply (with)” olarak sadeleştirilir. Türkçede “uyma, uyum, uyumluluk, uygunluk, riayet etmek, razı olmak” şeklinde karşılık bulmaktadır.
Son zamanlarda hukuk dünyasına giren bu kavram aynı zamanda “hukuka uygunluğu kontrol etme, hukuki denetim” olarak da karşımıza çıkmaktadır. Sadece hukuka uyulması gerektiğini değil aynı zamanda hukuka uygunluğunun denetimini de kapsar. Genellikle şirketler hukuku alanında etkin biçimde kullanılmaktadır.
Elbette şirket tüzel kişiliği açısından hukuk kurallarına uygunluk ancak şirket organlarının ve yetki ve görevlerin delege edildiği gerçek kişilerin hukuk kurallarına uymalarına bağlıdır. Bu da şirketlerin içeride kurdukları denetim sistemi sayesinde, gerçekleştirilen eylemlerin hukuka uygun olması ile sağlanmaktadır.[1]
Hukuki anlamda uyum aynı zamanda yasal uyumluluk olarak da anılmaktadır. Yasal uyumluluk şirketlerin kanunlarla belirlenen yasal çerçeve içinde kalma, yasal düzenlemelere uyma gereksinimine denir. Şirketler işlemlerinde, şirket içi kararlarında, işçi – işveren arasındaki iş ilişkilerinde, günlük iç veya dış işleyişte, müşteri ile ilişkilerinde kısacası tüm günlük iş uygulamalarında kanunlarca düzenlenmiş olan yasal sınırlara uymalıdırlar. Hukuk kuralları işyerinde kendisini ilgilendiren herkes tarafından bilinmesi gerekir, söz konusu gereksinim yasal uyumluluk olarak adlandırılmaktadır.
Hukuki Uyum Amacı
Hukuki uyum ile amaçlanan güvenilirlik ve işletmenin başarısıdır. Başarısı ve yüksek güvenilirliğiyle adı duyulması istenen bir işletme, şirket varsa o işletmenin hukuki uyum sürecini doğru ve etkin biçimde uygulaması gerekir. Hukuka uygunluk kuraldır. Aksi halde hukuka uyulmadan yürütülen işlerde yasal uyumluluk eksik olduğundan işlemlerde problemler oluşacaktır. Bu şekilde işletmeye, şirkete güven ilişkisiyle bağlanan müşteriler, tedarikçiler ve çalışanlar açısından şirkete karşı büyük bir güven kaybı problemi ortaya çıkacaktır. Şirketlerin başarıları dolaylı olarak hukuki uyum süreçlerini nasıl yönettiklerine bağlıdır.
Şirketlerin sektörde iyi bir yer edinmesi, hedeflerine ulaşması için işçi – işveren arası iş ilişkisinin de kanuna uygun olması büyük önem taşır. İşçinin kanundan doğan hakları doğru ve etkin biçimde işçiye kullandırılırsa işçinin de çalışma motivasyonu artacaktır bu şekilde hem üretkenlik artmış olacak hem de işyerinde uzun yıllar çalışan, kıdemli, şirket ile aşina işçi işyerinde varlığını devam ettirecektir. İşçi haklarını kullanabildiği alanda haklı fesihler de minimum düzeye indirilmiş olacaktır. Bu şekilde kıdemli ve işi bilen işçilerin kaybı söz konusu olmayacaktır.
Aynı zamanda yasal uyum ceza hukuku bakımından da suç teşkil eden bir eylemin şirket organları ve yetkilileri tarafından yapılmasını engellemeyi de amaçlamaktadır.
Hukuki uyum ile şirketin, ticaret ve dolayısıyla amaçladığı kar amacı korunmuş olur. Söz konusu kar amacını dış ilişkilerinde tedarikçiler, diğer şirketler ve müşterilerin güvenini kazanarak onları daimi hale getirir. Aralarındaki güven bağı etkin biçimde kurulmuş olur. İç ilişki de şirketler hukuku etkin ve doğru biçimde kullanmalıdır.
Compliance ile amaçlanan hukuki riski azaltmaktır. Şirketler, hukuku tam ve doğru biçimde şirketlerine dahil ederek kanun ve ilgili düzenlemelere uyarak hukuki riski yani hukuka uymama sonucu doğacak olan hukuki veya cezai sorumluluğunu minimum düzeye indirgeyebilirler.
Compliance sayesinde şirketler organların ve çalışanlarının hukuka uygun davranmasını gözeterek hukuki ve cezai sorumluluğu en aza indirmekte ve maddi kayıpların ve itibar kaybının önüne geçmektedir.[1]
Türk Hukukunda Hukuki Uyum
Türk Hukukunda Hukuki Uyum kavramı mevzuat bakımından mevcut olmamakla birlikte Medeni Kanunun 2. maddesi olan Dürüstlük Kuralı ile objektif, dürüst bir insanın somut olay durumunda nasıl davranacağını gözeten objektiflik kuralı, hukuki uyumu benimseme gereği duyan tacirler bakımından Basiretli Tacirin Yükümlülüğünü olan dürüst objektif bir tacirin davranması gerektiği gibi hareket etme yükümlülüğüne denk düşerek hukuki uyum kapsamında tacirlerin basiretli hareket etme yükümlülüğünü gündeme getirecektir.
Basiretli tacir, tedbirli bir yöneticiyi ve onun özen yükümlülüklerini kapsar, ölçütü ise objektif ölçüt olup somut olayda doğru ve dürüst tacir bu durumda olsaydı ne yapardı sorusunun cevabıdır.
Basiretli tacir de somut olayın koşullarına göre yaptığı iş ve işlemlerde kanuna uymakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğü sağlayıp şirketlerin gelirini arttırmak ve cezai ve hukuki sorumluluğunu güvenceye almak için hukuki uyumun şirketler içinde etkin biçimde kullanılması şirketi sektörde daha başarılı bir hale getirecektir.
Hukuki Uyum Kimler Tarafından Yerine Getirilmelidir?
Hukuki uyum kavramı şirket yöneticilerinin şirket içinde işletmesi gereken bir kavram olduğundan hukuka uyumu sağlama görevi yönetimle yetkili kişilerdedir. Yönetim kurulu, şirket içi ve dışı ilişkilerin hukuka uygunluğunu sağlamak ve denetlemekle görevlilerdir.
Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, yönetim kurulu üyelerinin şirket esas sözleşmesi veya kanundan kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettikleri takdirde şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı sorumlulukları doğmaktadır.[1]
Şirket yönetim kurulunun üyelerinin hukuka aykırı davranması sebebiyle ortaya çıkacak zararların sonucunda şirket zarar gören kişilerin zararını gidermekle, tazminat ödemekle sorumlu olacaklardır. Bu zararlar beraberinde şirketin itibar kaybına, ilgili kişiler bakımından güven kaybına yol açarak satışların düşmesine kar gelirinin azalmasına belki de şirketi zarara uğratmaya ve borsa paylarında düşüşe sebep olmasına yol açacaktır. Şirketler hukuki uyum ilkesi compliance’a uymalıdırlar ki başarı düşüklüğüne yer verilmesin.
Hukuki uyuma aykırılık ihmal veya kasıt yoluyla hukuka aykırılık haliyle meydana gelmektedir. İhmal veya kasıt hali ile yönetim kurulu üyelerinin özen ve gözetim yükümlülüğüne uymamaları gündeme gelecektir.
Kaynakça
[1] Anonim Şirketlerde Compliance (Uyum) – BSHK | Hatip.




