Kişisel Verileri Ele Geçirme Yayma Suçu ve Cezası
Kişisel Verileri Ele Geçirme Yayma Suçu, kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkasına verme ve yayma ayrı bir suç olarak, 5237 sayılı TCK’da düzenlenmiştir. Bu suçla korunan hukuki değer, kişinin özel hayatı ve kişisel verileridir. Anayasa ve Kanunun belirlediği amaçlar ve görevler kapsamında kişisel veriler kayıt olunur ve işleme tabi tutulur. Kişilerle ilişkilendirilebilen her türlü veriye kişisel veri denir. 6698 sayılı Kanun’da kişisel veri, “kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” olarak tanımlanmıştır.[1]
Kanun gereğince veya kişinin rızasıyla tutulan kişisel veri hukuka uygun elde edilmiş veridir. Ancak bu verilerin kanuni bir düzenleme olmadan veya kişinin rızası hilafına kaydedilmesi ve kullanılması halinde bu suç işlenmiş olur. Kişinin hayatında gizli kalması gereken veya herkes tarafından bilinmeyen kişisel bilgilerinin yanı sıra başkaları tarafından bilinmesi mümkün olan kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan bilgilerin hukuka aykırı bir şekilde ele geçirilmesi, başkasına verilmesi veya yayılması ile de meydana gelebilir.
5237 sayılı TCK’nın 136. maddesinde “Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme” başlığıyla düzenlenen suçun madde metni şu şekilde belirtilmiştir: ‘Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır’ (TCK m.136/1). [1]
Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu, seçimlik hareketli bir suç olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle, aşağıdaki üç seçimlik hareketten herhangi birinin hukuka aykırı bir şekilde yapılması failin cezalandırılması için yeterlidir.
1- Kişisel verilerin ele geçirilmesi, Kişisel verilerin ele geçirilmesi fiili, başkasının hakimiyeti altında bulunan bir kişisel verinin, failin hakimiyeti altına girmesiyle gerçekleşir. Kişisel verilerin kayıtlı olduğu belgelerin alınması ya da kayıtlı olduğu bilişim sisteminden ele geçirilmesi gibi şekillerde de gerçekleştirilebilir.
2- Kişisel verilerin başkasına verilmesi, TCK madde 136 metninde geçen “başkası” hem gerçek bir kişiyi hem de tüzel bir kişiyi kapsar. Örneğin, kişisel veriler bir şirkete hukuka aykırı bir şekilde verildiğinde ‘kişisel verileri başkasına verme suçu” oluşur. Kişisel veriler, bu kişilere elden, posta ya da internet üzerinden elektronik posta ile vb. araçlarla verilebilir. Kişisel verileri vermek hareketinden kastedilen düşünce veya bilgi anlatan şeylerin başkasına iletilmesi veya bildirilmesidir. Bu seçimlik harekette verilerin hukuka uygun ya da aykırı yöntemle elde edilmiş olmasının önemi bulunmamaktadır, önemli olan husus verme eyleminin hukuka aykırı olmasıdır.
3- Kişisel verilerin yayılması, Kişisel verilerin yayılması, kişisel verilerin üçüncü kişilere duyurulması veya dağılması anlamına gelir. Kişisel verileri yayma seçimlik hareketi de çeşitli şekillerde gerçekleştirilebilir. İnternet üzerindeki bir web sitesinde kişisel verileri yayınlamak, birçok kişiye elektronik posta ile ya da telefondan kısa mesajla göndermek, yazılı ya da görsel medyada yayınlamak gibi hareketler de kişisel verileri yayma suçu olarak kabul edilir. [3]
Hangi Bilgiler Kişisel Veri Kapsamına Girer?
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na göre, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi kişisel veri olarak kabul edilmelidir. [1]
Yargıtay suçun konusu kişisel veriyi şu şekilde tanımlamıştır: “Kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri (T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı gibi), adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA’sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü, sendikal bağlantıları gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerekir; ancak, herkes tarafından bilinen ve kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olan kişisel bilgiler, yasal anlamda “kişisel veri” olarak değerlendirilemez (Y12CD-2014/3760 k.) [3]
Kişiye ait fotoğraf, resim, görüntü, video kaydı gibi veriler, somut olaya göre kişisel verilerin ele geçirilmesi, başkasına verilmesi veya yayılması suçunu oluşturabileceği gibi bu suça göre genel nitelikte bir suç olan özel hayatın gizliliği suçunu da oluşturabilir. Özel hayata ait bir görüntü veya ses, TCK m.136/1 kapsamında kişisel veri olarak kabul edilmez. [1] Bu nedenle özel hayata ait görüntü ve seslerin ifşa edilmesi TCK 134. Maddede düzenlenen “özel hayatın gizliliğini ihlal veya ifşa” suçunu oluşturur. Örneğin, günlük kıyafetlerle çektirilen bir fotoğraf özel hayata ilişkin bir görüntü olarak kabul edilemeyeceğinden bu fotoğrafın ad ve soyad bilgisiyle birlikte başkası tarafından bir sosyal medya platformunda izinsiz yayımlanması özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa etme suçunu değil, TCK 136/1’deki kişisel verileri yayma suçu oluşur. (Ayrıca Bknz.)
Kişisel Verileri Başkasına Verme, Yayma veya Ele Geçirme Suçunun Cezası
Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme suçunun cezası 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıdır (TCK madde 136). [1]
Suçun konusunun, nitelikli cinsel saldırı suçu mağdurunun veya mağdur çocuk ifadelerini içeren kayıt ve görüntüler (CMK m.236/5-6) olması halinde verilecek ceza bir kat artırılır. [1]
Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme suçunun;
Kamu görevlisi (memur vb.) tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,
Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde, TCK md.136 gereği hükmedilecek hapis cezası 1/2 oranında arttırılır (TCK md. 137). Yani bu halde; suçun cezası, 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıdır. [1]
Cezayı Arttıran Nitelikli Haller
1. Suçun kamu görevlisi (memur, belediye zabıtası gibi) tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle bu suç işlenirse, TCK m.136’ya göre hükmedilecek ceza, 1/2 oranında arttırılarak hükmedilir (TCK 137/1-a).
2. Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle bu suç işlenirse, TCK m.136’ya göre hükmedilecek ceza, 1/2 oranında arttırılarak hükmedilir (TCK 137/1-b)
Söz konusu suça, yargıtay kararlarından birkaç örnek vermek gerekirse;
Katılan ile bir dönem duygusal birliktelik yaşayan sanığın, katılanın hazırlandığı sırada katılanın rızası dışında cep telefonunu alarak arama kayıtlarına baktığı iddiasına konu olayda; TCK’nın 132/1. madde ve fıkrasındaki suçun konusunun, haberleşme içeriği olup söz konusu suçun, belirli kişiler arasındaki haberleşme içeriğinin hukuka aykırı biçimde öğrenilmesiyle oluşacağı, haberleşmenin gizliliğinden söz edebilmek için, kişiler arasında haberleşme olarak isimlendirilebilecek bir iletişimin olması, en az iki kişi arasında bir haberleşme vasıtası olması (telefon, mektup, e-posta vb.) ve tarafların bu haberleşmeyi gizlilik önlemlerini alarak yapması gerektiği, katılanın, kim ile, ne zaman, hangi sıklıkla, hangi süreyle görüştüğüne ilişkin bilgiler kişisel veri kapsamında olup haberleşme olarak nitelendirilemeyeceği anlaşıldığından, katılana ait kişisel veri kapsamındaki arama kayıtlarına katılanın rızası dışında bakarak içeriğine vakıf olan sanık hakkında TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasındaki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin takdirinde ve hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan beraat hükmü kurulması, bozma nedenidir (Yargıtay 12 Ceza Dairesi – 2019/4886 K.) [2]
Mağdurun kendi üzerinde damatlık ve eşinin üzerinde gelinlik olup, eşiyle yan yana ve poz vermiş şekilde çektirdiği düğün fotoğrafları, mağdurun başkaları tarafından görülmesini ve bilinmesini istemeyeceği özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte görüntüler olarak kabul edilemeyeceğinden, mağdura ait kişisel veri niteliğindeki fotoğrafları, hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmamasından dolayı hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmayan bir yöntemle başkalarının görgüsüne sunan sanığa, iddianamede eyleminin tarif edildiği de nazara alınıp, CMK’nın 226. maddesi uyarınca TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasının uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanındıktan sonra, sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, eylemin yalnızca özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirildiği yetersiz gerekçelerle sanık hakkında beraat hükmü kurulması, bozma nedenidir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi – Karar:2020/7153). [2]
Kaynakça
[1] 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (Veli Özer Özbek, TCK İzmir Şerhi, Yeni Türk Ceza Kanunun Anlamı, Seçkin Yayınevi, Ankara 2006, 3. bası, s.321
[2] Yargıtay kararları ( kazancı.com)
[3] Lexpera.com




