Kripto Varlıklar ve Yasal Düzenlemeler

Kripto Varlıklar ve Yasal Düzenlemeler

Kripto Varlıklar ve Yasal Düzenlemeler

Günümüz, enformasyon çağı adı altında teknolojik ve finansal gelişmelerle gündelik yaşamdan iş hayatına kadar yaşamın çeşitli alanlarını şekillendirmektedir. Bu kapsamda teknolojinin ve dolayısıyla dijitalleşmenin yadsınamaz bir öneme sahip olduğu şüphesizdir. Kripto varlıklar da bu teknolojik gelişme ve dijitalleşmenin en önemli öznelerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. İşte, teknolojik gelişmeler, hukuki düzenlemeleri de yakından ilgilendirmektedir ve kripto varlıklara ilişkin hukuki düzenlemeler de bu hususta en merak edilen düzenlemelerden olmaktadır. Bu yazıda da kripto varlıkların ne olduğu, statüsü ile birlikte kripto varlıklara ilişkin hukuki düzenlemeler incelenecektir.

Kripto Varlıklar ve Yasal Düzenlemeler

Kripto Varlıklar Nelerdir?

Türk Hukuku’nda kripto varlıklara ilişkin mevcut bir tanım bulunmamaktadır ve ortaya çıktığı dönemden itibaren bir süre boyunca, kripto varlıklar yasal düzenlemeler bakımından epey kafa karıştırıcı olmuştur. Bununla birlikte, günümüzde öğretide ve kripto varlık piyasasında kripto varlıkların ne olduğuna ilişkin ortak bazı tanımlar yapılabilmiştir. Teknik ve basit anlamda kripto varlıklar, “herhangi bir değerin, varlığın, dijital ortamda elektronik olarak transferi yapılabilen, ticarete konu olabilen ve biriktirilebilen bir temsili olarak ifade edilebilir.” Öğretide de kripto varlıklar genellikle, “kriptografiye dayanan, güvenli ticari işlemlerin konusu olabilen dijital finansal varlık türleri” olarak ifade edilmektedir. [1]

Bu çerçevede kripto varlıkların, gerçek dünyadaki bir değerin blokzincir teknolojisi üzerinde dijital bir token olarak tokenizasyon süreci sonucunda elde edilmiş temsili olduğu söylenebilir. Ödeme, saklama ve değişim gibi özelliklerinin hızlı, kolay ve masrafsız olması gibi çeşitli avantajlarının bulunması; Kripto varlıkların ve dolayısıyla blokzincir teknolojisinin merkezi ve otoriter bir denetime tabi olmaması, kripto varlıkları, kullanıcılar tarafından tercih edilebilir kılmaktadır.

Öte yandan kripto varlıklar da türlere ayrılmaktadır. Günümüzde, tercih edilme oranına göre en yaygın kripto varlık türleri; kripto paralar, tokenlar (hizmet ve güvenlik tokenları), NFT’ler (sabit tokenlar) ve sabit coinler olarak sayılabilir. Bunlar arasında en yaygın tür, kripto para olmakla birlikte kripto para piyasasında da “bitcoin”, “ethereum”, “dogecoin” gibi kripto para birimleri bulunmaktadır.

Kripto Varlıkların Hukuki Durumu

Kripto varlıkların toplumsal hayata etkisi henüz çok yeni olduğu için ülkemizde kripto varlıklara ilişkin ayrıksı birkaç örnek dışında düzenleme bulmak mümkün değildir. Buradan hareketle kripto varlıkların hukuki statülerini ve yasal işlemlere konu olup olamayacaklarını tayin etmek kritik önem taşımaktadır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki ülkemizde kripto varlık hizmet sağlayıcıları ağırlıklı olarak “Kripto Para İşlem Borsası”nda ortaya çıkmaktadır. Bunun dışında kripto varlıklar, Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen genel hükümlere tabi olacaktır. Bu genel bilgiler ışığında kripto varlıkların hukuki statüsünü çözümlemek gerekmektedir.

En yaygın kripto varlık türü, daha önceden de belirtildiği üzere kripto paralardır. Bu nedenle en başta kripto paraların para olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorununu ele almak gerekir. Para, Türk Dil Kurumu’nun tanımına göre “Devletçe bastırılan ve ülke içerisinde ödeme aracı olarak kullanılan, üzerinde saymaca değeri yazılı kağıt ya da metal nesne” olarak tanımlanmıştır. [2] Öte yandan kripto paralar ise bu özellikleri karşılamadığı için yasal mevzuatımızdaki elektronik para tanımına bakmak gerekmektedir. Buna göre 6493 sayılı Kanun’un 3. maddesinin “ç” bendinde elektronik para, “ihraç eden kuruluş tarafından kabul edilen fon karşılığı ihraç edilen, elektronik olarak saklanan, bu Kanunda tanımlanan ödeme işlemlerini gerçekleştirmek için kullanılan ve elektronik para ihraç eden kuruluş dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından da ödeme aracı olarak kabul edilen parasal değer” olarak ifade edilmiştir. Bu tanım ekseninde doktrinde kripto paraların elektronik para olarak değerlendirilebileceği yönünde görüşler bulunsa da elektronik paralar ile kripto paralar arasında önemli düzeyde teknik, finansal ve konvansiyonel farklılıklar bulunmaktadır. Örneğin elektronik paralar, fon karşılığı ihraç edilebilir, değeri aniden değişmez ve bankadan çekilebilirken kripto paralarda bu nevi özelliklere rastlamak mümkün değildir. Bu nedenle kripto paraların elektronik para ve aynı zamanda para olarak kabul edilmeleri de mümkün gözükmemektedir. [3]

Bunun dışında kripto varlıkların eşya niteliği de tartışma konusu olmuştur. Eşyanın doktrinde kabul edilen özellikleri, cismanilik, sınırları belli olma, kişilik dışı olma ve üzerinde hakimiyet kurmaya elverişli olma olarak kabul edilmiştir. [4] Kripto varlıkların cismani ve sınırları belli olan varlıklar olmadığından hareketle kripto varlıkların hukukumuz nezdinde eşya olarak kabul edilmeyecekleri de açıktır.

Yine bir diğer tartışma, kripto varlıkların taşınır eşya ve malvarlığı değeri olarak kabul edilip edilemeyeceği ekseninde yapılmaktadır. Burada bir görüşe göre, Türk Medeni Kanunu’nun taşınır eşyaya ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla uygun düştüğü ölçüde kripto varlıklara da uygulanmalıdır. Bu görüş, kripto varlıkların “gayrimaddi eşya” olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya atmaktadır.[5] Ne var ki baskın görüş, kripto varlıkların malvarlığı değeri olarak kabul edilmeyeceğini ve bu nedenle kripto varlıklar üzerinde hak tesis edilemeyeceğini ileri sürmektedir. [6]

Son olarak kripto varlıkların ve özel olarak kripto paraların sözleşmelere konu edilip edilemeyeceği tartışma konusudur. Belirtmek gerekir ki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun sözleşme serbestisi ilkesini düzenleyen 26. maddesine göre “Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.” Dolayısıyla taraflar; kanunun emredici hükümleri, genel ahlak, kamu düzeni, kişilik hakları gibi sınırlayıcı sebeplere uygun olmak kaydıyla kendi aralarında kuracağı sözleşmenin şartlarını özgürce düzenleyebilirler. İşte bu düzenleme, kuşkusuz ki sözleşmede karşı edim olarak kripto paraların yer alabileceği anlamına gelmektedir fakat kripto paralar, yukarıda açıklanan sebeplerle bir para edimi yahut ödeme biçimi olarak kabul edilmeyecektir.

İş Kanunu’nun 32. maddesinde ise iş sözleşmelerinde ücret, “bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.” şeklinde tanımlanmıştır. Dolayısıyla bu nevi sözleşmelerde karşı edim, ancak para ile ödenebilecek ücret olabilmektedir. Buradan hareketle işçiye ödemenin kripto para ile yapılmasının mümkün olmayacağı söylenebilir. Kripto varlıkların sözleşmelere konu edilip edilemeyeceği hususu ise görüldüğü üzere, her olay nezdinde ayrıca değerlendirilmelidir.

Kripto Varlıklara İlişkin Yasal Düzenlemeler

Kripto varlıklara ilişkin dünyanın dört bir yanından yasal düzenlemelere rastlamak mümkündür. Bu yazıda da farklı coğrafyalardaki çeşitli yasal düzenlemeler karşılaştırmalı olarak açıklanacaktır.

  • Avrupa Birliği’nde Kripto Varlıklara İlişkin Yasal Düzenlemeler

Avrupa Komisyonu, 24 Eylül 2020 tarihinde Dijital Finans Paketi’nin bir parçası olarak “Kripto Varlıklar Piyasası Düzenlemesi (Markets in Crypto-Assets Regulation – MiCA) isimli kapsamlı bir yasa tasarısı hazırlamıştır. Bu düzenlemeyle birlikte tüketiciler ve yatırımcıların çıkarları korunmaktayken finansal istikrarın sağlanması ve inovasyonun teşviki gibi amaçlar güdülmektedir. Yine bu tasarıyla, kripto varlıklara ilişkin tanımlar, kripto varlık türleri, kripto varlıklara ilişkin düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarının lisans, yetki gibi yükümlülükleri ve faaliyetlerinin gereklilikleri belirlenmiştir.

MiCA, bununla beraber kripto varlıkları üç farklı türe ayırmıştır. Bunlardan birincisi, ödeme aracı olarak kullanılmak üzere tasarlanan e-tokenlarken ikincisi, emtia senetleri ve fiat para birimleri gibi başka bir varlığın değerine sabitlenmiş kripto varlıklar olmak üzere tasarlanan varlık referanslı tokenlar (asset-referenced tokens) ve üçüncüsü ise yukarıdaki iki türün kapsamına girmeyen tokenları düzenlemek amacıyla tasarlanan diğer tokanlardır. Görüldüğü üzere NFT’ler (sabit tokenlar) MiCA ile düzenlenmemiştir.

Öte yandan Dijital Finans Paketi’nin bir diğer parçası ise “Dijital Faaliyet Dayanıklılık Kanun Taslağı’dır (Digital Operational Resilience Act – DORA). 2022 yılında ortaya atılan bu düzenleme ile birlikte yatırım kuruluşları ile finansal kuruluşlara yönelik olarak bilgi iletişim teknolojileri ve bunlarla bağlantılı olarak risk yönetimi yönergelerinin oluşumu ve raporlanması gibi yöntemlerin birleştirilerek tek bir çatı altında düzenlenmesi amaç edilmiştir. [7]

  • ABD’de Kripto Varlıklara İlişkin Düzenlemeler 

Kripto para borsaları, ABD’de yasal kabul edilmektedir ve Bankacılık Gizlilik Yasası (Bank Secrect Act – BSA) düzenlemelerine tabi tutulmaktadır. Buna göre bir kripto para borsası hizmet sağlayıcısının Mali Suçları Önleme Ağı’na (FinCEN) kayıt yaptırması, gerekli kayıtları tutması ve düzenli olarak ilgili otoritelere rapor vermesi gerekmektedir.

Buna ek olarak ABD’de kripto varlık ticareti, geniş bir serbestiden yararlanmaktadır. Buna göre kripto varlıklar sadece borsalar değil, gerçek kişiler, bankalar ve kripto varlık ATM’lerinden de alınıp satılabilmektedir.

  • OECD Düzenlemeleri

22 Mart 2022 tarihinde OECD tarafından “Kripto Varlıklar Raporlama Çerçevesi ve Mevcut Raporlama Standartlarına İlişkin Değişiklikler” başlıklı rapor, kamuoyu görüşüne sunulmuştur. Bu rapor, kripto varlıkların finansal marketlere etkisi, küresel bir vergilendirme sistemi oluşumu ve vergilendirme sisteminin şeffaflığının artırılması, kripto varlık raporlamasına ilişkin kurallar bütününün oluşturularak ilgili çerçevenin belirlenmesi ve mevcut raporlama standartlarına yeni dijital finansal ürünlerin dahil edilerek değişiklik yapılması gibi konu başlıklarını içermektedir. [8]

  • Türkiye Cumhuriyeti Düzenlemeleri 

Ülkemizde de kripto varlıklara ilişkin az sayıda düzenlemeye rastlamak mümkündür. Kronolojik olarak ilk sırada 16 Nisan 2021’de Resmi Gazete’de yayımlanan ve 31 Nisan 2021’de yürürlüğe giren “Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmasının Yasaklanmasına Dair Yönetmelik” yer almaktadır. Bu yönetmelik ile birlikte kripto varlıkların henüz çok yeni olması, düzenleme ve denetleme mekanizmalarının bulunmaması gibi sebepler gerekçe gösterilerek kripto varlıkların doğrudan veya dolaylı olarak ödeme amaçlı kullanılması, bankaların, finansal kuruluşların doğrudan veya dolaylı olarak kripto varlıkların kullanıldığı iş modeli oluşturmaları yasaklanmış ve finansal kuruluşlarının kripto varlıklara ilişkin ticari işlemlerde bulunmasının kısıtlanması öngörülmüştür. Belirtmek gerekir ki bu yönetmelikle birlikte kripto varlıkların kullanımı doğrudan yasaklanmamakta, kripto varlıkların kullanımına ilişkin özel bazı yasak ve kısıtlamalar getirilmektedir.

Bu tarihten hemen sonra 1 Mayıs 2021’de “Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik” değişikliğe uğramıştır. Değişiklik ile kripto varlık hizmet sağlayıcıları ve tasarruf finansman şirketleri, para aklama, terör finansmanı gibi suçları önlemekle yükümlü kuruluşlar arasında sayılmıştır.

Akabinde 4 Mayıs 2021 tarihinde ise Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından “Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılar Rehberi” yayımlamış ve rehberde suçtan elde edilen gelirlerin aklanması ile terörün finanse edilmesi suçlarının hangi somut durumlarda oluştuğu ve bu suçların önlenmesine yönelik kripto varlık hizmet sağlayıcıları ve tasarruf finansman şirketlerinin yükümlülüklerinin neler olabileceği, kripto varlık platformları tarafından yürütülecek bildirim işlemleri, kimlik tespit zorunluluğu ve idari yaptırımlar düzenlenmiştir.

Kripto varlıkların hayatımıza sirayet etmesi henüz çok yenidir. Bu nedenle dünya üzerinde yasal düzenlemeler de yeni yeni hazırlanmaya başlanmaktadır. Bunun yanı sıra kripto varlıkların hukuki statüsünün henüz belirsiz olduğu, ülkemizdeki hukuk kuralları ekseninde herhangi bir şekilde para, eşya yahut ödeme aracı olarak kullanılamayacakları bilinmektedir. Bunun yanı sıra her ne kadar dünya genelinde kripto varlıklara ilişkin kapsamlı düzenlemelerden söz edilemese bile ülkemiz, kripto varlıklar konusunda yasal düzenlemeler getirmekte çok geride kalmıştır ve bu hususta hukuki belirsizlik ve uyuşmazlıklar giderek artmaktadır. Dolayısıyla en kısa zamanda ülkemiz mevzuatının da geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi, belirsizliklerin giderilmesi elzemdir.


Kaynakça

[1] İnci, Serkan/Alper, İsmail “Bitcoin Devrimi, Elma Yayınevi, 2018.

[2] Türk Dil Kurumu, 2023.

[3] Üzümcü, Rabia/ Yıldırım, Yasin “Kripto Paraların Hukuki Statüleri ve Sözleşmeler İçerisindeki Yerleri”, Süleyman Demirel Üniversitesi Vizyoner Dergisi, Cilt. 13, Sayı. 33, s. 275.

[4] Serozan, Rona “Eşya Hukuku I”, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2014, s. 72-74.

[5] Üzümcü/Yıldırım, s. 279.

[6] Kapancı, Kadir Berk, “Özel Hukuk Penceresinden Blokzincir: Sanal Para Değerleri ve Akıllı Sözleşmeler Üzerine Değerlendirmeler”, içinde: Gelişen Teknolojiler ve Hukuk 1- Blokzincir, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2020, ed.: Aksoy-Retornaz, Eylem/Güçlütürk, Osman Gazi, s. 119.

[7] The Digital Operational Resilience Act (DORA) – Regulation (EU) 2022/2554, https://www.digital-operational-resilience-act.com/

[8] Kripto Varlıklar ve Güncel Hukuki Gelişmeler, Blokchain Türkiye, https://bctr.org/kripto-varliklar-ve-guncel-hukuki-gelismeler-26014/