Maddi ve Manevi Tazminat Nedir?

Tazminat Nedir?

Maddi ve manevi tazminat kavramlarını açıklamadan önce tazminat kavramının sözlükteki karşılığına değinmek konuyu anlamak açısından fayda sağlayacaktır. Tazminat kavramının Türk Dil Kurumunundaki karşılığı “zarar karşılığı ödenen para; ödence” şeklindedir [1].

Hukuki açıdan tazminat kavramı ise hukuka aykırı bir fiilden kaynaklanan eylem sonucunda ortaya çıkan zararın giderilmesini amaçlayan parasal değer, edimdir. Zarar veren tarafından zarar görene ortaya çıkan zarar miktarı karşılığında ödenir. Gerektiğinde tazminat davası yoluyla mahkeme tazminata hükmedebilir. Tazminat uygulaması geniş alanlar bulabilmektedir.

Örneğin; aile hukukunda evlilik birliğinin sona ermesi ile söz konusu birlikten doğan mevcut veya beklenen menfaatlerin zarara uğraması sonucu talep edilen tazminat, iş hukukunda işçinin uğradığı zararlar için talep edilen tazminat, sözleşmeden kaynaklanan zararın tazmini talebi, trafik kazalarından doğan zararın tazmini talebi, tıbbi malpraktis nedeniyle doğan zararın talebi, telif haklarının ihlali sebebiyle doğan zararların talebi, haksız rekabetten doğan zararın talebi ve bunlar gibi hukukun çeşitli alanlarında uygulama alanı bulmaktadır. Tazminat; manevi tazminat ve maddi tazminat olmak üzere ikili temel ayrıma tabi tutulabilir.

Kural olarak tazminat zarar gören kişinin zenginleşmesini değil yalnızca uğradığı zararın giderilmesini amaçlamaktadır. Yargıtay’ın da kararları bu yöndedir.

“Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları gözönünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan Özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.” 11. Hukuk Dairesi 2009/12632 E., 2011/1860 K. [5]

“Manevi tazminatı miktarı; 22.6.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, manevi tazminat tutarını etkileyen özel hal ve şartlar belirtilmiş olup, manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, amacı, mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması da değildir. Söz konusu İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, hakim manevi tazminat miktarını belirlerken Türk Medeni Kanunu’ nun 4 üncü maddesi gereğince hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalmalı, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesini, istek sahibinin toplumdaki yerini, kişiliğini, hassasiyet derecesini gözetmelidir. Takdir edilecek manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, ne var ki mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması amaç edinilmediğinden zenginleşme aracı da olmamalıdır. Dava konusu olayın gelişimi ve yukarıda belirtilen ilkeler gözetildiğinde, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunun kabulü gerekir. O halde yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda; takdir edilecek daha makul bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, mahkemece 60.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA” 3. Hukuk Dairesi 2020/9615 E., 2021/104 K. [6]

Maddi Tazminat Nedir?

Hukuka aykırı eylem sonucunda ortaya çıkan zararın zarar görenin malvarlığında ortaya çıkardığı eksikliğin giderilmesi amacıyla hükmedilen tazminat türüne maddi tazminat denir.

Yukarıda belirtildiği gibi çeşitli hukuk alanlarında tazminat gündeme gelmektedir. Konunun en yaygın biçimde ele alındığı alan haksız fiillerden doğan zararların tazminidir. Haksız fiil Türk Borçlar Kanunu Madde 49 ve devamı hükümlerinde yer almaktadır.

Türk Borçlar Kanunu’nun 51. maddesine bakıldığında tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini hakimin belirlediği görülmektedir. Hakim belirleme aşamasında durumun gereğini ve kusuru göz önünde bulundurarak tazminata hükmeder.

MADDE 51- Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.

Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür. [2]

Maddi tazminat davasında istenebilecek zararlar Türk Borçlar Kanunu Madde 53 ve 54’te özel durumlar başlığı altında düzenlenmiştir. Özel durumlar ölüm halinde istenebilecek zarar ve bedensel zararlar sonucu istenebilecek zararlardır.

MADDE 53- Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:

1. Cenaze giderleri.

2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından

ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.

3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.

MADDE 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır:

1. Tedavi giderleri.

2. Kazanç kaybı.

3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.

4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.

Hukuka aykırı eylem sonucunda kişinin ölümü durumunda TBK 53 uyarınca ölen kişinin cenaze giderleri, kişi ölüm gerçekleşinceye kadar tedavi görmüşse tedavi giderleri ve çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan zararlar kişinin ölümüne yol açan hukuka aykırı eylemden sorumlu olan kişi tarafından karşılanacaktır. Aynı zamanda ölenin desteğinden yoksun kalan kişilere de uygun miktarda tazminata hükmedilecektir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatını Kimler Talep Edebilir?

Yaygın olarak destekten yoksun kalma tazminatı olarak adlandırılan tazminatı talep edecek kişi ölen kişinin bakmakla yükümlü olduğu kişiler, fiilen destek olduğu kişilerdir. Örneğin annesi, babası, çocukları, eşi gibi bakmakla yükümlü olduğu kişiler ve fiilen destek olduğu örneğin çocuğu olmayan ve sürekli bir şekilde yardımda bulunan teyzesi/amcası veya burs vererek okuttuğu öğrencisi de olabilmektedir.

Hukuka aykırı eylem sonucunda kişinin bedeninde meydana gelen zarar durumunda TBK 54 uyarınca tedavi için harcanan giderler, tedavi süresince çalışsaydı kazanacağı ücret (kazanç kaybı), çalışma gücünün azalmasından ya da kaybından doğan kayıplar yani bu durum hiç yaşanmasaydı kişinin kazanma potansiyeli olan ücret ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar bu tazminatın kalemleridir.

Genel hatlarıyla TBK 53 ve 54 anlatılmış olsa da yukarıda bahsedildiği gibi farklı hukuk alanlarında çeşitli maddi tazminat halleri mevcuttur.

Manevi Tazminat Nedir?

Manevi tazminat istemi için zarar görenin kişilik değerlerinin saldırıya uğramış olması gerekir. Kişilik değerleri kanunda sayılmamış fakat yargıtay kararlarınca önümüze çıkmaktadır. Manevi tazminat talebi için genel çerçeveyle kişinin içinde bulunduğu durumdan dolayı acı, elem, keder duruyor olması; toplumun gözünde küçük düşürülmüş olması gibi sebepler aranır. Hukuka aykırı eylem kişilik haklarına saldırı teşkil ediyorsa maddi tazminatın devamında manevi tazminat da talep edilebilir.

MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.

Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. [2]

MADDE 58- Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.

Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. [2]

Kanun metninde de görüldüğü üzere kişilik hakları manevi tazminatın yapı taşını oluşturmaktadır. Bahsedilen manevi tazminat zarar göreni zenginleştirecek miktarda olmamaktadır.

Örneğin nişanın bozulmasından dolayı kişilik hakları saldırıya uğrayan kişi kusuruyla nişanı bozan taraftan manevi tazminat isteminde bulunabilir.

Örneğin TMK 174’e göre “Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.” [3]

Tazminatta İndirim Sebepleri Nelerdir?

Talep edilen tazminat miktarı bazı durumlarda hakim tarafından indirilebilmektedir. Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi ile tazminatın indirilmesi halleri düzenlenmektedir.

MADDE 52- Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.

Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. [2]

Madde metninde de görüldüğü üzere zarar gören ve zarar verenin durumları değerlendirilerek tazminat miktarı belirlenmektedir. Zarar gören fiile razı olmuş, zararın doğmasına veya artmasına razı olmuş veya zarar verenin durumunu ağırlaştırmışsa hakim kendisine verilen takdir yetkisi ile somu olay şartlarını dikkate alarak tazminat miktarını indirebilmekte veya tamamen kaldırabilmektedir.

Zarar veren kendisinin tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşeceğini kanıtlar ve hakkaniyet gerektiriyorsa hakim tazminat miktarını indirebilir ancak burada aranan koşul zarar verenin zarara hafif kusuruyla sebep olmasıdır. Ağır kusuru ile zarara sebep olduğu durumlarda bu hüküm uygulama alanı bulmamaktadır. Tazminat zarar görenin malvarlığında eksilmeye sebep olduğu veya zarar görenin kişilik haklarının zedelendiği durumlarda ödenir.

Tazminat Davalarını Hangi Süre İçinde Açabilirim?

Haksız fiil davalarında tazminat davaları için öngörülen zamanaşımı süreleri iki yıl ve on yıllık süreler halindedir. İki yıllık zamanaşımı zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren başlarken on yıllık zamanaşımı ise her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren başlar. Her tazminat davasının kendine özgü zamanaşımı süreleri mevcuttur.

MADDE 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.[2]

Tazminat Davası Nerede Açılır?

Haksız fiil nedeniyle tazminat davaları haksız fiilin meydana geldiği yer, zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi veya zararın ortaya çıktığı yer Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmaktadır.

MADDE 16- (1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. [4]


Kaynakça

[1] TDK Sözlük

[2] 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

[3] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

[4] 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)

[5] 11. Hukuk Dairesi 2009/12632 E., 2011/1860 K. – Kararara.com

[6] YARGITAY KARARI:’MANEVİ TAZMİNAT VE MİKTARININ BELİRLENMESİ USULÜ’ – https://www.yargininnabzi.com/