Denetimli Serbestlik Nedir?

Denetimli Serbestlik

Denetimli Serbestlik Nedir?

Tarihten bu yana gelişen araştırmaların ve deneyimlerin sonucunda insan haklarının öneminin giderek artması ve bu konuda farkındalığın sirayet etmesiyle birlikte ceza hukukunda da “fail ceza hukuku” anlayışı Türkiye’de geride bırakılmış ve “fiil ceza hukuku” bakış açısı ile yasama ve yargı şekillenmeye başlamıştır. Ceza ve infaz hukukunda giderek artmakta olan bu anlayışın şüpheli, sanık veya hükümlülerin rehabilitasyonu, rekreasyonu ve re-sosyalizasyonu ilkeleri izlenerek yeniden topluma kazandırılması şeklinde kendini göstermektedir.[1] Denetimli Serbestlik kurumu da, hükümlünün cezasının, belirli süre ve şartların sağlanması halinde Ceza İnfaz Kurumlarında değil, sosyal yaşamın içerisinde, ceza adalet sisteminin rehberliği ve gözetimi altında infaz edilmesi anlamına gelmektedir.

Kişinin suç işlemesi halinde tutuklanmış olması, hakkında mahkemece verilen mahkumiyet kararı olması durumunda 14/04/2020 tarihli 7242 sayılı Kanun uyarınca belirlenen koşullu salıverilme (şartlı tahliye) süresinin (5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun‘un 107. Maddesinde düzenlenmektedir.) sağlanmasına belirli bir süre kala ceza infazının kanunla düzenlenen yükümlülükleri yerine getirerek gözetim altında sosyal hayatta, ailesiyle, çevresiyle sürdürmesi anlamına gelmektedir.[2]

Denetimli Serbestlik, Türk adalet sisteminde cezanın infazı sırasında doğrudan yahut cezanın infazı tamamlandıktan sonra başvurulan bir kurum olarak sınıflandırılabilir.

Bu doğrudan denetimli serbestlik uygulamasının bir görünümü hapis cezasının infazıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), cezanın ertelenmesi hali ve koşullu salıverilme ardından uygulanan denetimli serbestlik de TCK ve CMK başta olmak üzere kanunlarla düzenlenmektedir.

Denetimli Serbestlik Yasası ve Yeni Denetimli Serbestlik Yasası Nedir?

Denetimli Serbestliğin kuralları 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da düzenlenmektedir. Bununla beraber 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu da koşullu salıverilme , denetimli serbestlik süreleri ve şartları üzerinde düzenlemeler barındırmaktadır. 

5275 sayılı Kanun madde 105/A’da denetimli serbestliğe ilişkin düzenleme şu şekildedir: [3]

Madde 105/A – (Ek: 5/4/2012-6291/1 md.) (1) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. 

(2) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler.

  • Bu hükümler ışığında, hükümlünün açık ceza infaz kurumunda (Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen) veya çocuk eğitimevinde cezasının infaz ediliyor olması
  • Hükümlünün koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalmış olması
  • Ceza İnfaz Kurumu içerisinde cezası infaz olunurken “iyi halli” olması aranmaktadır. Hükümlünün iyi halli olduğuna dair tespit ve rapor cezaevinde bulunan İdare ve Gözlem Kurulu tarafından hazırlanır.

O halde, koşullu salıverilme zamanına bir yıl veya daha az kalmış olan hükümlü belirtilen şartları sağlaması halinde hakim kararıyla denetimli serbestlikten yararlanabilecektir. Bir yıllık sınırlamaya getirilmiş istisnai düzenlenme yer almaktadır. 5275 sayılı Kanun m.105/A-3 uyarınca:

(3) Yukarıdaki fıkralarda düzenlenen infaz usulünden;

  1. a) Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlüler,
  2. b) Maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlüler, 

diğer şartları da taşımaları hâlinde yararlanabilirler. Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâli, Adlî Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirilmelidir.

Denetimli Serbestlik Süresi Nedir ve Sürelerdeki Değişiklikler Nelerdir?

Koşullu salıverilme ve Denetimli Serbestlik alanında önemli etkiye sahip, 5275 s. k. Geçici Madde 6 dikkate alınmalıdır. Halk arasında “Yeni Af Yasası” olarak tabir edilen bu değişiklik sürelerin belirlenmesinde öneme sahiptir:

(1) 30.3.2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından; (…) giren suçlar hariç olmak üzere, 105/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıllık süre, “üç yıl” olarak uygulanır.

(2) 30.3.2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, (…) giren suçlar hariç olmak üzere,

a) Sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “iki yıllık süre, “dört yıl” olarak uygulanır. 

b) Maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmış beş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken süreler, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebilir. Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâli, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirilir.

(3) Birinci ve ikinci fıkra hükümleri, iyi hâlli olmak koşuluyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler hakkında da uygulanır.

(4) 30.3.2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, tabi olduğu infaz rejimine göre belirlenen koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün, üç gün; on sekiz yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.

Bu değişikliğe göre, kanunda sayılan suçlar dışında hükümlüler için denetimli serbestlik süresi 3 yıl olarak düzenlenmiş ve 

  • Sıfır –altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile 72 yaşını bitirmiş hükümlüler için süre 4 yıl olarak
  • Maruz kaldığı ağır hastalık, engellilik veya kocama (bunama) nedeniyle hayatını yalnız sürdüremeyecek olup 65 yaşını bitirmiş hükümlülerin azami süre sınırına bakılmaksızın denetimli serbestlik uygulanacak şekilde düzenlenmiştir.

Hüküm dışında tutulmuş olan suçlar şu şekilde sıralanabilir :[4]

  • Kasten öldürme  (TCK 81)
  • Kasten öldürmenin nitelikli halleri (TCK 82)
  • Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi (TCK 83)
  • Kasten yaralama suçunun; altsoy – üstsoy, eş veya kardeşe yahut beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen nitelikli hali (TCK 86/3-a, TCK 86/3-b)
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamanın yüzde sürekli iz bırakan hali (TCK 87/2-d)
  • İşkence  (TCK 94)
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence  (TCK 95)
  • Eziyet  (TCK 96)
  • Cinsel saldırı  (TCK 102)
  • Çocuğun cinsel istismarı  (TCK 103)
  • Reşit Olmayanla cinsel ilişki  (TCK 104)
  • Cinsel taciz  (TCK 105)
  • Haberleşmenin gizliliğini ihlal  (TCK 132)
  • Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması  (TCK 133)
  • Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (TCK 134)
  • Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi  (TCK 135)
  • Verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yayma  (TCK 136)
  • Verileri kaydetmenin nitelikli halleri (TCK 137)
  • Verileri yok etme  (TCK 138)
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti  (TCK 188)
  • Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar (TCK 302 – 308)
  • Anayasal düzene karşı işlenen suçlar (TCK 309 – 316)
  • Milli savunmaya karşı işlenen suçlar (TCK 317 – 325)
  • Devlet sırlarına karşı işlenen suçlar ( TCK 326 – 339)
  • Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar 
  • Koşullu salıverme hakkı elinden alınan hükümlüler aynı hüküm dolayısıyla

Denetimli Serbestlik Şartları Nelerdir?

  • sayılı Kanun madde 105/A (1) uyarınca düzenlenen denetimli serbestlik şartları şu şekilde sıralanabilir.
  • Hükümlünün açık ceza infaz kurumunda (Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen) veya çocuk eğitim evinde cezasının infaz ediliyor olması
  • Hükümlünün koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalmış olması
  • Ceza İnfaz Kurumu içerisinde cezası infaz olunurken “iyi halli” olması aranmaktadır. Hükümlünün iyi halli olduğuna dair tespit ve rapor cezaevinde bulunan İdare ve Gözlem Kurulu tarafından hazırlanır.
  1. Hükümlünün açık ceza infaz kurumda veya çocuk eğitim evinde cezasının infaz ediliyor olması:

22.2.2017 tarihli ve 29987 sayılı AÇIK CEZA İNFAZ KURUMLARINA AYRILMA Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik üzerine açık ceza infaz kurumuna alınacak veya ayrılacak hükümlülere ilişkin olarak: 

MADDE 6 – (1) Hükümlülerden;

  1. a) (Değişik: RG-22.8.2015-29453) Toplam (Değişik ibre: RG-22.2.2017-29987) cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip, iyi hâlli olan ve koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalanlar,
  2. b) Müebbet hapis cezasına mahkûm olup, koşullu salıverilme tarihine beş yıl veya daha az süre kalanlar,
  3. c) Cezaları yüksek güvenlikli kapalı kurumlar veya diğer kapalı kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edilenlerden toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda iyi hâlli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine üç yıl veya daha az süre kalanlar, açık kurumlara ayrılabilir.

Bu hüküm uyarınca cezası on yıldan az olanlar bir aylık bir infaz süresi; cezası 10 yıl ve/veya daha fazla olanlar ise bu sürenin 1/10 (onda bir)’ini kapalı ceza infaz kurumunda geçirmeleri halinde koşullu salıverilme (şartlı tahliyenin) şartlarını sağlamaları takdirinde açık cezaevinde infaz edebileceklerdir.

  • Hükümlünün koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalmış olması

Koşullu salıverilme süreleri farklı kanunlarda yapılan düzenlemeler dikkate alınarak her suç için ayrıca hesaplanmalıdır. Suçun tanımı ve niteliğine göre kanunda farklı sürelere tabi tutulmuş olabileceğinden kişilerin bu noktada mutlaka avukata danışması ve hukuki destek alması gerekmektedir. Hesaplanan süreyle birlikte kişinin koşullu salıverilmesine 1 yıl veya 1 yıldan daha az süre kalmış olması halinde bu şart sağlanmış olmaktadır.

CGTİHK m.106/9 uyarınca adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle cezası hapse çevrilen hükümlüler hakkında koşullu salıverilme uygulanmayacağından, adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle, cezası hapse çevrilen hükümlüler denetimli serbestlik uygulanarak cezanın infazından yararlanamazlar.[5]

  • Ceza İnfaz Kurumu içerisinde cezası infaz olunurken “iyi halli” olması 

İyi halli olma cezaevinde bulunan İdare ve Gözlem Kurulu tarafından gözlemlenir ve raporlanır.  İyi halli olma ceza infaz kurumunda bulunulan süre içerisinde hükümlünün, kurum içi konulmuş olan kurallara uygun hareket ediyor olması, ceza infaz kurumu içinde hükümlülere yönelik oluşturulmuş eğitim ve iyileştirme ( bütünleşmiş) çalışmalarına katılıyor ve bu çalışmalarda verilen görev-sorumluluklarını yerine getiriyor olması, ceza infaz kurumu içerisinde diğer hükümlülerle olan iletişim hali, hükümlünün sosyal-kültürel gelişim gösteriyor oluşu gibi kıstaslar göz önünde tutularak belirlenir. Kişinin psikolojik durumu, sosyal entegrasyonu dikkate alınır.

Ceza infaz kurumu içerisinde “iyi halli” olarak yapılacak belirleme  Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri İle Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik madde 3 paragraf ‘i’ uyarınca şu şekilde tanımlanmıştır:

  1. İyi hâllilik: Hükümlü hakkında ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülükleri eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığına ilişkin olarak yapılacak işlemlerde; katıldığı eğitim-öğretim ve iyileştirme programları ile sosyal ve sportif faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu, aldığı ödüller ve disiplin cezaları dikkate alınmak suretiyle idare ve gözlem kurulunca yapılan ve iyileşme düzeyini gösteren değerlendirmeyi,

İfade etmektedir.

Aynı yönetmelik uyarınca, ilgililer, ceza infaz kurumu idaresi ile idare ve gözlem kurulunun bu Yönetmelikte belirtilen kararlarına karşı, yazılı usul ve esaslar çerçevesinde şikâyet ve itirazda bulunabilir.

Denetimli Serbestlikten yararlanmak isteyen hükümlülerin başvurusu sonucunda süreç işlemeye başlayacaktır. Yani denetimli serbestlikten yararlanma re ’sen ( kendiliğinden ) hâkim tarafından işletilen bir süreç değildir. Denetimli Serbestlikten yararlanma adına dilekçe İnfaz Hâkimliği’ne verilir.

Anayasa Mahkemesi bir bireysel başvuru kararında, CGTİHK m.105/A uyarınca, hükümlünün şartları yerine getirip usule uygun başvuru yapmış olsa dahi hâkimin keyfi olmadığı sürece denetimli serbestlik talebini reddedebileceğine karar vermiştir.6 “Bütün hükümlüler için Anayasa’nın 19. Maddesi kapsamında hapis cezasının tamamının veya bir kısmının denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması suretiyle infaz edilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır”.[7]

Denetimli Serbestlik

Denetimli Serbestlik Nasıl Uygulanır?

5275 sayılı kanun m. 105/A-5’te Denetimli Serbestlik uygulama usulleri düzenlenmektedir. Bu hükme göre:

Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazına karar verilen hükümlünün, koşullu salıverilme tarihine kadar; 

  1. a) Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılması, 
  2. b) Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulması, 
  3. c) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemesi, 
  4. d) Belirlenen programlara katılması, 

Yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutulmasına, denetimli serbestlik müdürlüğünce karar verilir.

Karar verme sürecinde dikkate alınan hususlar hükümlünün suç işleyip işlememeye dönük hal ve tavırları, gözlem sürecinde taşıdığı risk ve ihtiyaçları şeklinde özetlenebilir. Bu yükümlülüklerden tamamı veya yalnızca biri şeklinde sorumlu tutulma söz konusu değildir. Hükümlünün sosyal-psikolojik durumu ve toplumla olan ilişkisi, hükümlü olunan suç da dikkate alınarak bu yükümlülüklerden bir veya bir kaçına hâkim tarafından karar kılınabilmektedir.

Denetimli Serbestlik kurumunun amacı göz önüne tutulduğunda, suç işleyerek hükümlü olmuş kişinin pişmanlığı ve topluma yeniden kazandırılarak sağlıklı bir birey olarak hayatını idame ettirmesi amaçlandığından 5275 sayılı kanunun 105/A-5 maddesinde yapılan bir ek düzenleme uyarınca:

(Ek cümle: 28.3.2023-7445/25 md.) Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde yer alan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan hükümlü olanlar ayrıca tedavi ve iyileştirme programlarına katılma yükümlülüğüne tabi tutulur.

Bu ek cümle ile TCK m.191’de düzenlenen “Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak ya da Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanmak Suçu” hükümlü olan hükümlülere, yukarıda belirtilen denetimli serbestlik yükümlülükleriyle beraber tıbbi ve psikolojik programlarına katılma yükümlülüğü de getirilmiştir.

Denetimli Serbestlikten yararlanmış olan kişi toplum içerisinde yaşamını devam ettirmekteyken tamamen serbest değildir. Belirlenen yükümlülükleri yerine getirmenin yanında gözetim ve denetime de tabi tutulmaktadır. Bu kurallar Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m.42 uyarınca düzenlenmektedir. Bu Yönetmeliğe göre:

1) Hakkında denetimli serbestlik kararı verilen yükümlü;

  1. a) Yapılan çağrılara ve hazırlanan denetim planına,
  2. b) İyileştirme çalışmaları kapsamında belirlenen yükümlülüklere,
  3. c) Kararın infazı ve denetim için belirlenen kurallara,

ç) Denetimli serbestlik personelinin uyarı ve önerilerine,

uymak ve katlanmak zorundadır.

(2) Yükümlülüğün elektronik cihazlar kullanılmak suretiyle yerine getirilmesine karar verilmesi durumunda yükümlü, denetiminde kullanılacak olan elektronik cihazları usulüne uygun olarak kullanmak ve korumak zorundadır.

(3) Yükümlü, denetimli serbestlik personeli ile cezaların infazında görev alan diğer kurumların personeline saygılı davranmak, müdürlüğün ve diğer kurumların işleyişinin bozulmaması ve güvenliğinin tehlikeye düşürülmemesi için gerekli özeni ve dikkati göstermek zorundadır.

(4) Yükümlü, müdürlüğe veya yükümlülüğün diğer kurumlarla iş birliği halinde infaz edildiği yerlere alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi altında ya da kesici, delici aletler ve ateşli silahlarla gelemez ve bu şekilde yükümlülüklerin yerine getirilmesine yönelik çalışmalara katılamaz.

5275 sayılı kanunun 105/A-6 maddesinde belirtilen hallerin varlığı halinde Denetimli Serbestlik ’ten yararlanmakta olan kişinin tekrar ceza infaz kurumunda cezasının infazına devam edilmesi söz konusu olabilmektedir:

 Hükümlünün; 

  1. a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi, 
  2. b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi,
  3. c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi, hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine,

koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilir.

Denetimli Serbestlik İmza İhlalinde Ne Olur?

İmza ihlali Denetimli Serbestlikten yararlanan hükümlülerin bu kurumdan yararlanma olanağını ortadan kaldıran ve bu nedenle de dikkat ve özenle takip edilmesi gereken bir yükümlülüktür.

Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği madde 44 uyarınca düzenlendiği şekliyle, kural ihlalinde bulunan hükümlü öncelikle uyarılır:

  1. Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya Kanunda yazılı hâllerde komisyonun önerisi üzerine infaz hâkimi tarafından uyarılır.

Mazeretsiz, sorumlu kurumlara bilgi vermeksizin ve yapılan uyarılara uyulmaksızın imza yükümlülüğünü art arda ihlal etmiş olan hükümlünün Denetimli serbestlik kararlarının infazı sırasında ihlal nedeniyle cezasının infazına ceza infaz kurumunda devam edilmesine hâkim tarafından karar verilir.

Bu nedenle çokça ihmal edilen imza yükümlülüğüne dikkat edilmelidir.

Denetimli Serbestlik Sicile İşler Mi?

Kişinin mahkûm edildiği hapis cezası yahut adli para cezası adli sicil kaydına mevcut olduğu durum ile işlenir. Örneğin ceza infaz kurumunda, cezası infaz olup tamamlanan hükümlünün adli sicil kaydına işlenir.  Yahut adli para cezasına ilişkin ödeme yapılmamış ise bu durum da adli sicil kaydında işlenmektedir.

Denetimli Serbestlik hali de adli sicil kaydında yer alır. Denetimli Serbestlik halinden yararlanan hükümlünün belirlenen yükümlülükleri yerine getirmiş ve iyi halli olarak denetim süresini tamamlamış olması halinde cezası infaz olmuş sayılır. Bu halde de adli sicil kaydına denetimli serbestlikle cezanın infaz olunduğu işlenir. Adli Sicil kayıtlarına ilişkin kurallar 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nda düzenlenmektedir.

Adli sicil kaydına işlenecek olan haller Adli Sicil Kanun’u madde 4, işlenmeyecek olan haller ise madde 5’te düzenlenmektedir. Her iki hükümde de denetimli serbestliğe kanunun sözünde yer verilmemiş olsa da hapis cezasına mahkûm edilip, cezasını ceza infaz kurumunda yukarıda anlatılan usuller ile geçirmiş ve denetimli serbestlikten yararlanmış olan kişinin kayıtları işlenir.

Denetimli Serbestlik Nasıl Sorgulanır?

Adalet Bakanlığına bağlı olarak Denetimli Serbestlik Hizmetleri Danışma Kurulu, Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı, denetimli serbestlik müdürlükleri ile koruma kurulları, denetimli serbestliğe ilişkin olarak görevli ve yükümlü kuruluşlardır. Hâkim kararına bağlı olan denetimli serbestlik haline ilişkin süreç ve sorgulama adli makamlara başvurma yoluyla edinilebilmektedir. Mahkemece alınan denetimli serbestliğe ilişkin kararlar cumhuriyet savcılıklarınca kontrol edilmesiyle UYAP sistemine aracılığı ile ilgili müdürlüğe iletilir. Kişinin bulunduğu yer görevli denetimli serbestlik müdürlükleri de denetimli serbestliğe ilişkin sorgulamanın yürütülebileceği kuruluşlardandır. “Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ilişkin kararlar, ceza infaz kurumu idaresince tüm ekleri ile birlikte ilgili denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilir ve denetimli serbestlik müdürlüğünce bu karar aynı gün UYAP’a kaydedilir.”[8] 

Denetimli serbestliğe ilişkin raporlama, karar gibi tüm süreç belgelerle kayıt altında tutulur. Kişilerin bu belgelere ulaşma ve bilgi alma hakları mevcuttur. Denetimli serbestlik kurumunun takip ve yürütümüne ilişkin bilgi alınacak en güvenli ve erişimi kolay kuruluşların ilgili denetimli serbestlik müdürlükleri olduğunu söylemek mümkündür.


Kaynakça

[1] ÖNOK, Rıfat Murat- Yaptırım Teorisi 1 Ders Notları, ; Dönmezer/Erman, Cilt III, 14. Bası, kn. 109-111.

[2] Demirbaş, Timur, “Denetimli Serbestlik Tedbiri Uygulanarak Hapis Cezasının İnfazı (CGTİHK. M.105a)”, Türkiye’de Denetimli Serbestliğin 10.Yılı Uluslararası Sempozyumu Bildiri Kitabı, Adalet Bakanlığı, Ankara, 2016, s.28.

[3] CGTİHK, RG 29.12.2004, Kanun No. 5275 s. md.105/A.

[4] MIHCI Hukuk Bürosu, “Yeni Af Yasası ve Denetimli Serbestlik” , https://mihci.av.tr/denetimli-serbestlik/ 

[5] Dönmezer/ Erman, Cilt III, 14.Bası, s.228, İstanbul, 2020.

[6] Dönmezer/ Erman, Cilt III, 14.Bası, s.227, İstanbul, 2020.

[7] AYM, İbrahim Uysal Başvurusu, Başvuru Numarası: 2017/171, T.23.7.2014, para. 40, (www.anayasa.gov.tr).

[8] MEB Yayınları, “Denetimli Serbestlik Bürosu Gözlem İşlemleri”, s.3-5, Ankara, 2018.