Evlat Edinme Şartları Nelerdir?
Evlat edinme, evlat edinen ile evlat edinilen arasında uygun koşulların varlığı halinde hukuki bağ sağlanmasıdır. Bu sayede evlat edinme koşullarına sahip olanlar biyolojik bağı bulunmadan da anne veya baba olma hakkına sahip olur. Bunun sonucunda evlat edinen ile evlat edinilen arasında soybağı kurulmuş olur. Özellikle anne ve baba olma duygusunu tatma isteği içinde olan eşler veya kişiler için evlat edinme şartları önem arz eder. Evlat edinmeye dair hükümler TMK m.305-320 ‘de belirtilmiştir.
Evlat edinmenin genel şartları şunlardır:
- Evlat edinilenin yaşı, evlat edinenden en az on sekiz yaş küçük olmalıdır.
- Eşler kural olarak beraber evlat edinebilirler.
- Eşlerin minimum beş yıldan beri evlilikleri devam ediyor olmalı veya eşler otuz yaşını doldurmuş olmalıdır.
- Evlilikleri en az iki yıldır sürmüş olması kaydı ile eşlerden biri, diğer eşin çocuğunu evlat edinebilir.
- Evli olmayan kişi otuz yaşını doldurmuşsa tek başına evlat edinebilir.
- Diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunması veya iki yılı geçkin bir süreden beri nerede olduğunun bilinememesi ya da mahkeme kararıyla iki yıldan fazla bir süreden beri eşinden ayrı yaşamakta olması nedenlerinden dolayı birlikte evlat edinmelerinin imkânsız olduğunun kanıtlanması halinde otuz yaşını doldurmuş evli kişi de tek başına evlat edinebilir.
Genel koşulların yanında, küçüklerin evlat edinilmesinin şartları ise MK m.305’ de sayılmıştır:
- Küçüğün evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve yetiştirilmiş olması
- Evlat edinmenin küçüğün yararına bulunması
- Evlat edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı biçimde zedelenmemesi gerekir.
- Ayırt etme gücüne sahip olan çocuğun rızasının alınmalıdır.
- Ayırt etme gücüne sahip olsun veya olmasın vesayet altındaki küçük için, vesayet daireleri tarafından izin alınmalıdır.
- Evlat edinilecek olan çocuğun anne ve babasının rızası alınmalıdır.
Erginlerin ve Kısıtlıların Evlat Edinilmesi
Erginlerin ve kısıtlıların evlat edinilmesine ilişkin koşullar TMK m.313 hükmünde ayrıca düzenlenmiştir. Ergin veya kısıtlıların evlatlık edinilmesi küçüklerin evlat edinilmesinden daha farklı ve sıkı şartlara tabi tutulmuştur. Bunun nedenini evlat edinme kurumunun amacının, koruma ve bakım ihtiyacı içindeki küçüklerin mümkün oldukça ebeveyn çocuk ilişkisi çerçevesinde karşılanması olarak açıklanabilir. TMK m.313 hükmünce bir ergin veya kısıtlının evlat edinebilmesinin ilk koşulu evlat edinenin altsoyunun açık muvafakatinin aranmasıdır. Evlat edinecek kişi, altsoyunun açık muvafakatinin olması halinde aşağıdaki hallerde ergin veya kısıtlı birini evlat edinebilir:
- Bedensel veya zihinsel özrü sebebiyle sürekli bakıma muhtaç ve evlat edinen tarafından en az beş yıl boyunca bakılıp gözetilmekte ise,
- Evlat edinen tarafından, küçükken en az beş yıl süreyle bakılıp gözetilmiş ve eğitilmiş ise,
- Diğer haklı sebeplerin olması ve evlat edinen en az beş yıldan beri evlat edinen ile aile halinde birlikte yaşamakta ise mümkündür.
Belirtilen şartlar dışında ayrıca, evli bir kimsenin ancak eşinin rızasıyla evlat edinilebileceğini belirtelim. Bunlar dışında küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.
Bir diğer dikkate değer husus TMK m.313 hükmünün uygulanması bakımından kişinin hangi yolla ergin olduğunun bir önemi olmamasıdır. “Erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar”. Buna karşılık, TMK md.12 hükmü uyarınca, “Onbeş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir”. Ayrıca TMK md.11 f.2 hükmü uyarınca, “Evlenme kişiyi ergin kılar”. Bunun yanı sıra, TMK md.313 hükmünün uygulanması bakımından evlat edinilecek kişi hakkında kısıtlama kararının hangi sebeple verilmiş olduğunun da bir önemi yoktur. [1]
Bekar Bir Kişi Evlat Edinebilir Mi?
Evlat edinmek için evli olmak şart değildir. Evli olmayanlar da evlat edinmek isteyebilir. Evli olmayanların birlikte evlat edinmesi mümkün değildir. Ancak bekar bir kişinin tek başına evlat edinmesi gerekli şartları sağladığı taktirde mümkündür. Kanun koyucu bu durumu TMK m.307/f.1 hükmünde “Evli olmayan kişi otuz yaşını doldurmuş ise tek başına evlat edinebilir.” şeklinde açıkça belirtmiştir.
Madde hükmünce ayrıca belirtilmemiş olmasına rağmen, şüphesiz ki, evlat edinecek kişinin ayırt etme gücüne sahip olması beklenir. Evlat edinecek kişi ayırt etme gücüne sahip olmakla birlikte vesayet altında bulunuyor ise, vesayet ve denetim makamından izin alınması gerekir. (TMK m.463/b.1)
Evli olmayan kişinin evlat edinmesi durumunda kanunda yer alanlar haricinde başka özel şartlar aranmamaktadır. Örneğin, evlat edinecek kişinin bakım ilişkisinden evvel evlat edinenle kişisel ilişki kurup kurmadığı ya da önceden çocuk büyütüp büyütmediği gibi konular incelenmemektedir. [2]
Kanun koyucu, evlat edinecek kişinin asgari yaş sınırından başka ayrıca bir azami yaş sınırı ile sınırlamamıştır. Dolayısıyla otuz yaşını geçmek ve genel şartları sağlamak koşuluyla ilgili kişi her yaşta evlat edinebilir. [3] Örneğin 50 yaşındaki biri de gerekli şartları sağladığı taktirde evlatlık edinebilir.
Tek başına evlat edinmek için başvuruda bulunan kişi daha sonra evlendiğinde evlat edinmenin seyri bakımından herhangi bir değişiklik meydana gelmeyeceğini belirtilelim. Tek başına evlat edinmede evlat edinilen tek bir ebeveyne sahip olup, evlat edinilenin bütün sorumluluğu tek başına evlat edinen kişidedir.
Evlat Edinme Sonucunda Ne Olur?
Evlat edinme ilişkisi, evlat edinen ile evlat edinilen arasında soybağının kurulmasını sağlar. (TMK m.283/f.3) Böylece soybağının kurulmasına bağlı sonuçlar ortaya çıkar. TMK m.314 hükmüne göre “Ana ve babaya ait olan haklar ve yükümlülükler evlat edinene geçer.” Evlatlığın kişisel durumuna ilişkin sonuçları TMK m.323 ve devamında açıklanmıştır.
1)Evlatlığın adı ve soyadı
“Evlat edinen isterse, çocuğa yeni bir ad verebilir.”
TMK m.314/f.3’e göre, “evlatlık küçük ise evlat edinenin soyadını alır”. Evlat edinilen küçüğün soyadının değişmesi kanun hükmü gereğidir. Evlat edinme kararı kesinleşir kesinleşmez evlat edinilen küçüğün soyadında değişiklik meydana gelir. Ergin olan evlatlık, evlat edinilme sırasında dilerse evlat edinenin soyadını alabilir (TMK.m.314/f.3 c.3). Buna göre, evlat edinilen ergin, kural olarak kendi aile ismini taşımaya devam eder. Ancak o, evlat edinenin soyadını almak istiyorsa, bunu evlat edinme kararını verecek hâkime bildirmek zorundadır. [4]
2) Evlatlığın ana baba adı
TMK m.314/f.4’e göre, “Eşler tarafından birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları yazılır”. Kanun koyucu bu hükümle evlat edinen ile evlatlık arasındaki yapay soybağını kaldırmayı amaçlamış ve evlatlığı ileride yaşayabileceği olumsuz durumlardan korumak istemiştir.
3) Evlatlığın vatandaşlığı
Medeni kanunda vatandaşlığa ilişkin bir düzenleme yapılmamamıştır. Ancak 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.17 uyarınca “Bir Türk vatandaşı tarafından evlat edinilen ve müracaat tarihinde ergin olmayan yabancı; millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla, Türk vatandaşlığını kazanabilir.”
Evlat edinilen kişi, Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra evlat edinen ile arasındaki evlatlık ilişkisinin herhangi bir şekilde son bulması halinde, Türk vatandaşlığını muhafaza eder.
4) Evlenme yasağı
Evlat edinme ilişkisinin kurulması, evlat edinen ile evlatlık veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında kesin bir evlenme yasağı meydana getirir. (TMK m.145/b.4)
5) Mirasçılık
“Evlatlık, evlat edinenin mirasçısı olur.” (TMK m.314) TMK m.500 hükmüne göre de “Evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olurlar. Evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder.” Bu durumun nedenini evlat edinenin kendi hısımları ile olan soybağının evlat edinildikten sonra da devam etmesi olarak açıklamak mümkündür.
Hükmün devamında mirasçılığın tek yönlü olduğu belirtilmiştir. “Evlat edinen ve hısımları, evlatlığa mirasçı olamazlar.” (TMK m.500/f.2)
Bir diğer dikkat edilecek husus, evlatlık ve altsoyunun da evlat edinenin diğer hısımlarına mirasçı olamayacağıdır.
Belirtmek gerekir ki kanun koyucu evlat edinileni korumak için kayıtların gizliliği prensibini benimsemiştir. TMK m.314/f.6 hükmüne göre “Evlat edinme ile ilgili kayıtlar, belgeler ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz.”
Eşimin Çocuğunu Evlat Edinebilir Miyim?
Eşler kural olarak birlikte evlat edinebilirler. Diğerinin çocuğunu evlat edinme dışında, evli kişinin bir küçüğü tek başına evlat edinmesine yasa izin vermemiştir. Evli olanların ancak birlikte evlat edinebileceklerine ilişkin kural, evlilik ilişkisi devam ettiği sürece evlat edinilecek küçüğün aile içine alınmasını ve bu yolla eşlerle küçük arasında doğal soybağına yakın bir soybağı ilişkisi kurarak, küçüğün yararının azami şekilde korunmasına öncelik vermek amacı taşımaktadır. (Anayasa Mahkemesinin 9.7.2009 tarihli 2004/38 esas 2009/108 karar sayılı kararı) [7]
TMK m.306/f.3 de belirtilen istisna eşlerden birisinin diğerinin çocuğunu evlat edinebilmesine imkân tanımaktadır. Bu hükme göre evlat edinmek isteyen eş otuz yaşını geçmiş olmalı veya en az iki yıldan beri evli olma şartını sağlamalıdır. Bu şartlardan birisini sağladığı taktirde eşinin çocuklarını evlat edinebilir. Ayrıca evlat edinilen çocuğun da rızası aranır. “Ayırt etme gücüne sahip olan küçük rızası alınmadan evlatlık alınamaz.” (TMK m.308/f.2)
Yeni Doğmuş Bebek Evlat Edinilebilir Mi?
Evlat edinme ilişkisinde evlatlık alınan kişinin yaşına göre küçük veya ergin olmasına göre yasada ayrı düzenlemelere yer verilmiştir. Yeni doğmuş bebeği evlat edinmek ayrı bir düzenlemeye tabi olmayıp küçüklerin evlat edinilmesine dair hükümler başlığı altında yer alır. Dikkat edilmesi gereken husus rızanın verileceği zamandır. Yeni doğmuş bebeği evlat edinmek için bebeğin doğumundan itibaren en az altı hafta geçmelidir. “Rıza küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden verilemez.” (TMK m.310)
Evlat edinmek isteyen kişi veya eşlerin küçüklerin evlat edinilmesine dair genel şartları sağlaması gerektiğini hatırlatalım. Gerekli şartları sağlayan kişiler Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bizzat ya da yazılı başvuruda bulunmalıdır. Yetkili kuruma gerekli belgeler teslim edildikten sonra evlat edinmek için başvuran kişiler kapsamlı bir araştırmaya tabi tutulur. Belgeler ayrıntılı olarak incelenir ve evlat edinmek isteyen kişiler görüşmelere çağırılır. Araştırma sonucunda hazırlanan Sosyal İnceleme Raporu’na göre başvuru olumlu veya olumsuz sonuçlanır.
Başvuru olumlu sonuçlanırsa başvuru sıraya koyulur. Talepte bulunan sıranın gelmesi halinde en az bir yıl çocuğun tüm bakımını, eğitimini ve temel ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır.
Bir yıl süre içerisinde üç aylık periyodlarla izleme raporu düzenlenir. Bir yıllık sürenin sonunda ise Aile Mahkemesi’nde evlat edinme davası açılır. Dava sonucunda verilen mahkeme kararı ile evlatlık ilişkisi kurulmuş olur.
Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması
Evlatlık ilişkisinin kaldırılması mümkündür. Evlat edinme ilişkisi mahkeme kararı ile kurulan bir ilişki olarak düzenlendiği için evlatlık ilişkisinin kaldırılması da kanunda sayılan sebeplerle ancak mahkeme kararıyla mümkün olur. Bu sebepleri iki kısma ayırmak mümkündür.
“Yasal sebep olmaksızın rıza alınmamışsa rızası alınması gereken kişiler, küçüğün faydası bunun sonucunda ağır biçimde zedelenmeyecekse hâkimden evlatlık ilişkisinin kaldırılması talebinde bulunabilirler.” (TMK m.317) Hüküm her ne kadar evlatlığın küçük olduğu varsayımından hareket etse de ergin ve kısıtlıların evlat edinilmesi halinde de rızası aranan kişilerin rızasının alınmaması durumunda evlatlık ilişkisinin iptali talep edilebilecektir. İptal davasını rızası alınmamış kişi veya kişiler açabilir.
“Eğer evlat edinme esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biri ile sakatsa Cumhuriyet savcısı veya her ilgili kişi evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir. Eğer noksanlıklar bu arada ortadan kalkmışsa bu yola gidilmesi mümkün değildir.” (TMK m.318)
Kanun hangi durumların esasa ilişkin noksanlık oluşturduğunu saymamış ancak evlat edinme için gereken esasa ilişkin şartlardan bu hususların ne olduğu anlaşılmaktadır. Evlat edinen ile evlatlık arasında kurulması gereken bakım ve eğitim ilişkisinin olmaması, evlat edinen ile evlat edinilen arasındaki yaş farkına uyulmaması gibi sebepler esasa ilişkin noksanlıklardan bazılarıdır. [5]
Evlatlık ilişkisinin kaldırılmasındaki dava hakkı evlatlık ilişkisinin kaldırılması sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Yani kişi evlatlık ilişkisinin kaldırılması sebebini öğrendiyse bu tarihten itibaren bir yıl sonra dava açamaz. Bu bir yıllık süre hak düşürücü süredir.
Evlatlık İşlemlerini Kim Yapar?
Evlatlık işlemlerinde aracılık Bakanlar Kurulunca yetki verilen kurum ve kuruluşlarca yapılır. İster, kurumda koruma altını alınmış (korunmaya muhtaç) olsun, isterse koruma altında bulunmasın veya bu nitelikte olmasın, küçüklerin evlat edinilmesinde aracı kuruma başvuru ihtiyari değil, zorunludur. Diğer bir ifade ile bir küçüğü evlat edinmek isteyenler, Bakanlar Kurulunca yetki verilen aracı kuruma başvuruda bulunmaksızın ve kurumun aracılık faaliyetini harekete geçirmeksizin doğrudan mahkemeye evlat edinme başvurusunda bulunamazlar. Davacı önce evlat edinmek için aracı kuruma başvurmalıdır. [6] Evlat edinmek üzere başvurmak isteyenler:
- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları yerleşim yerindeki Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne veya ilk başvuru için E-Devlet üzerinden,
- Yurt dışında ikamet ediyorsanız, bulunduğunuz ülkenin ülkelerarası evlat edinme merkezi makamı/yetkili birimine,
- Türkiye’de bir yıldan fazla süreyle oturma izni almış yabancı ülke vatandaşları, merkezi makama gönderilmek üzere bulundukları yerin Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne başvuruda bulunabilirler.
TMK m.316 hükmünde belirtildiği üzere evlat edinmeye, her türlü durum ve koşulların incelenmesi, evlat edinen ve evlat edinilenin dinlenmeleri ve gerekirse uzman kişinin görüşü alınarak karar verilir. Araştırmada özellikle evlat edinen ile evlat edinilenin sağlığı, ekonomik durumları, aile ilişkileri ve evlat edinmeye yönelten sebepler değerlendirilir.
Evlat Edinme Davası
Evlat edinme her durumda mahkeme kararıyla mümkündür. TMK m.315/f.1 de yer alan “Mahkeme kararıyla birlikte evlatlık ilişkisi kurulmuş olur” hükümden mahkeme kararının kurucu nitelik taşıdığı anlaşılmaktadır. Evlat edinme kararının verilebilmesi için, evlat edinenin, birlikte evlat edinmede her iki eşin şahsen talepte bulunması gerekir.
Yetkili mahkeme evlat edinenin oturma yeri, birlikte evlat edinmede ise eşlerden birinin oturma yeri mahkemesi olarak belirlenmiştir. (TMK m.315/f.1) Görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir.
Evlat edinme ilişkisinin kurulmasına ilişkin kararın tüm ilgililere bildirilmesi gerekir.
Evlat Edinme ile Koruyucu Aile Arasındaki Fark Nedir?
Evlat edinme çocuğun velayet haklarının evlat edinene mahkeme kararı ile devredilmesidir. Koruyucu aile çocuğun bakım, yetişme ve eğitim sorumluluğunu devlet ile paylaşılırken çocuğun velayeti biyolojik ailesinde kalır. Durumu evlat edindirilmeye uygun bir çocukla, durumu evlat edinmeye uygun kişi/eşler arasında hukuki bağlar sağlanarak çocuk ebeveyn ilişkisinin kurulduğu “Evlat Edinme” işleyişinde ise çocuğun bakım, yetişme ve eğitim sorumluluğu tamamen aileye aittir. İki kurum arasındaki farklar şu şekilde sıralanabilir:
- 18 yaşından küçük evlatlığın velayeti, evlat edinende olur. Koruyucu aile yanında bulunan küçüğün velayeti ise biyolojik ailesindedir.
- Reşit bir kimse de evlat edinilebilir. Ancak reşit kişinin koruyucu aile yanına yerleştirilmesi mümkün değildir.
- Koruyucu aile yanındaki çocuğun maddi ihtiyaçları devlet karşılarken evlat edinilenin bakım ve ihtiyacından ise evlat edinen sorumludur.
- Evlat edinme, hayat boyu sürecek bir hukuki bağ yaratır. Kanunda sayılan usuli eksiklikler dışında, evlat edinme ilişkisi sona ermez. Yani evlat edinmeden dönme veya bu bağı ortadan kaldırma kural olarak mümkün değildir. Koruyucu ailelik ise kural olarak geçici bir süre için uygulanır ve çocuğun 18 yaşını doldurması ile sona erer. Koruyucu ailelik ne kadar uzun sürerse sürsün, çocuğun biyolojik ailesinin yanına döndürülmesi ihtimali her zaman vardır.
- 5.Devlet korumasında olan çocukların koruyucu aile yanına yerleştirilmesi, biyolojik ailenin iznine tabi değildir. Ancak evlat edinmede, kanundaki istisna dışında, biyolojik ailenin rızası şarttır.
Kaynakça
[1] Tuğba Birinci Uzun – Erginlerin veya Kısıtlıların Evlat Edinilmesinde Evlat Edinenin Altsoyunun Açık Muvafakatinin Bulunması Koşulu, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt.19, Sayı: Özel, s.535-572, 2017.
[2] Ayşe Karaca Öz – Evli Olmayan Kişinin Tek Başına Evlat Edinmesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 26 Sayı: 3, s.253-274, 2022.
[3] Mustafa Dural / Tufan Öğüz / Mustafa Alper Gümüş – Türk Özel Hukuku Cilt III: Aile Hukuku, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2019.
[4] Cem Baygın – Evlat Edinmenin Sonuçları, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: VII Sayı: 3-4, s.627- 650, 2003.
[5] Gözde Çağlayan Aygün – Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 5 Sayı: 2, s.407- 431, 2019.
[6] Yargıtay Kararı- 2. HD., E. 2010/12957 K. 2012/727 T. 19.01.2012
[7] Yargıtay Kararı- 2. HD., E. 2009/21366 K. 2011/748 T. 24.01.2011



