Çekişmeli Boşanma Nedir?

Boşanma Davası

Çekişmeli Boşanma Nedir?

Hukuk sistemimiz açısından ve sosyokültürel anlamda yadsınamayacak yoğunlukta değer verilen aile kurumunun yasal zeminini evlilik ilişkisi oluşturmaktadır. Evliliğin sonlandırılması, önemi gereği, ayrıca irdelenmesi gereken bir konudur. Bu bağlamda bu makalede çekişmeli boşanma davası incelenecektir.

Medeni Kanuna göre eşler iki şekilde aralarındaki evlilik ilişkisine son verebilir:

1-Anlaşmalı Boşanma

2-Çekişmeli Boşanma

Çekişmeli boşanma davası TMK md.166/3’de yer alan anlaşmalı boşanma davası dışında kalan her türlü boşanma nedenine dayalı olarak açılmış ve eşler arasında boşanma ve boşanmanın ferileri konusunda yani mal paylaşımı,velayet, tazminat, nafaka gibi konularda bir anlaşmanın bulunmadığı boşanma davalarıdır. Taraflar boşanma, mal paylaşımı, velayet ve nafaka gibi konularda çekişerek mahkemece kendi lehlerine karar verilmesini hedefler. Anlaşmalı boşanma davalarında her iki taraf da boşanmak için başvuruda bulunurken, çekişmeli boşanma davasında tek taraflı dava açılması söz konusu olur. Örneğin kadın boşanma davası açarsa erkek kabul etmezse, yargılama çekişmeli boşanma davası olarak devam eder.[1]

Çekişmeli Boşanma

Çekişmeli Boşanma Davası Hangi Sebeplerle Açılır?

Özel Boşanma Sebepleri Olarak Adlandırılan;

-Zina

-Hayata Kast,Pek Kötü Muamele, Onur Kırıcı Davranış

-Küçük Düşürücü Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme

-Terk

-Akıl Hastalığı

Genel Boşanma Sebepleri Olarak Adlandırılan;

-Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması

Zina Sebebiyle Boşanma

TMK md.161’de düzenlenmiş olan zina, kusura dayalı, mutlak ve özel bir boşanma sebebidir.  Genel olarak zina, “eşlerden birinin, evlilik birliği devam ederken, karşı cinsten bir kişiyle isteyerek cinsi münasebette bulunması” şeklinde tanımlanmaktadır. Zinadan söz edebilmek için, eşin isteyerek cinsi münasebette bulunması yani kusurlu olması gerekir. Ayrıca zinaya konu eylemleri gerçekleştiren eşin eşcinsel ilişkisi hâlinde, bu durum zina boşanma sebebi olarak ileri sürülemeyecektir. Çünkü bu durumda doktrin ve yargı kararlarında ağırlıklı olarak kabul gören “karşı cinsten bir kişiyle cinsi münasebette bulunma” unsuru sağlanamamaktadır. Ancak bu hâlin de bir sadakat yükümlülüğü ihlali olması sebebiyle ve evlilik birliğinin zina sonrası devam ettirilemeyeceği kabulüne dayanılarak farklı bir sebeple boşanma imkânı bulunmaktadır. Böyle bir durumda zina eylemiyle sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eşe karşı TMK m. 163’te düzenleme bulan “haysiyetsiz hayat sürme” sebebiyle boşanma davası açılabilecektir. Zinanın boşanma sebebi olması için, kadın veya erkek eş fark etmeksizin, bir defa evlilik dışı üçüncü bir kişiyle cinsi münasebette bulunulması yeterlidir.  Zina sebebiyle boşanma davası açma hakkı iki hâlde düşer. Bunlar; hak düşürücü sürenin geçmesi ve af’tır. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak 6 ay ve her halde zina eyleminin üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Hayata Kast, Pek Kötü Muamele, Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma

1. Hayata Kast: Eşlerden birinin, diğer eşin hayatına kastedecek her türlü davranışıdır. Bu davranışın kasten yapılması gerekmektedir. Ayırt etme gücüne sahip olmayan kişinin, eşinin canına kastettiği kural olarak düşünülemez. Ancak ayırt etme gücünün bilerek ve isteyerek ortadan kaldırılması bu kuralın istisnasını oluşturur. Cesaret toplamak amacıyla alkol alınması ve bilerek ayırt etme gücünün ortadan kaldırılması, bu duruma örnek gösterilebilir. Aynı şekilde hayata kast sebebiyle boşanmadan söz edebilmek için fiilin diğer eşe yöneltilmesi gerekir. Örneğin eşin anne-babası veya akrabalarının hayatlarına kastedildiği hâller sebebiyle TMK m. 162’den dava açılamaz.

2. Pek Kötü Davranış: Diğer eşin vücut bütünlüğü veya sağlığına yönelik her türlü saldırıdır. Yargıtay kararlarında bu fiillere örnek olarak; dövme ve fiziksel şiddet uygulama, evden kovma, av tüfeğini doğrultmak, zorla çocuk aldırtmak gibi davranışlar gösterilmektedir. Pek kötü davranışta bulunan eşin bunu kasten işlemesi ve ayırt etme gücünün bulunması gerekmektedir. İşlenen fiilin devamlılık arz etmesi zorunlu değildir. Eylem bir kez dahi gerçekleşmişse boşanma davasının şartı oluşmuştur.

3. Onur Kırıcı Davranış: Eşlerden birinin diğerinin onuruna haksız olarak ve diğer eşi küçük düşürmek amacıyla yaptığı saldırılardır. Onur kırıcı davranış, ağır nitelikte olmalıdır. Eşin evden atılması, kadın bakire olmasına rağmen kocasının aksini yayması, kocasının eve geç gelmesine sinirlenen kadının kocasının iş yerinde ona hakaret etmesi, mahkeme koridorlarında eşlerden birinin diğerine hakaret etmesi gibi örnekler, uygulamada onur kırıcı davranış olarak kabul edilmektedir. 

Küçük Düşürücü Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma

TMK m. 163’e göre, eşlerden birinin suç işlemesi bir boşanma nedenidir. Ancak her suç boşanma kararı verilmesini sağlamaz. Eşin işlediği suçun küçük düşürücü olması gerekir. Bu nitelikte bir suç işleyen eşin mahkûm olması ya da kovuşturmaya tabi tutulması ise şart değildir.

Anayasamızın milletvekilliği seçilme yeterliliği başlığını taşıyan 76. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen suçların, küçük düşürücü suç işleme sebebiyle boşanma davası açılmasını sağlayabilecek suçlar arasında kabul edilebileceği ifade edilmektedir. Burada bahsedilen suçlar arasında zimmet, ihtilas, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma bulunur. Bunların dışında kasten öldürme, cinsel saldırı, cinsel taciz, öldürmeye teşebbüs, uyuşturucu ticareti yapma, gasp gibi suçlar da küçük düşürücü suçlar arasında sayılabilir.

Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle de boşanma davası açılabilir. Eşlerden birinin üçüncü bir kimse ya da kimselerle bir süre evlilik dışı ilişki yaşaması, eşcinsel ilişkiler, uyuşturucu madde ticareti yapmak, alkol ve kumar bağımlılığı,hayat kadını olarak çalışmak, ekonomik durumu iyi olmasına rağmen dilenmek haysiyetsiz hayat sürme sayılan davranışlara örnek olarak gösterilebilir.

Terk Nedeniyle Boşanma

Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise, terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hälinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma

Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir. Doktrinde bir görüşe göre; TMK m. 165 hükmüne dayalı olarak boşanma davası açılabilmesi için akıl hastalığının boşanma davası açıldığı sırada mevcut bulunması gerekir. Hastalığın başladığı an önemli değildir. Taraflardan biri evlenmenin gerçekleştiği sırada da akıl hastası ise bu durumda aynı zamanda mutlak butlan davası da açılabilir. Doktrindeki diğer bir görüşe göre; boşanma sebebi oluşturan akıl hastalığının evlenmeden sonra meydana gelmiş olması gerekir. Zira evlenmeye kesin olarak engel olacak akıl hastalığı varsa evlenme gerçekleşemez, bir şekilde gerçekleşmişse de mutlak butlan yaptırımına tabidir.

Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması Nedeniyle Boşanma

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma davası açılabilmesi için eşler arasında ciddi nitelikte duygu ve düşünce ayrılığı bulunması gerekmekte olup, bu durumun eşlerin müşterek yaşamı sürdüremeyecekleri seviyede olması gerekir. Bunu da hâkim saptayacaktır. Hakaretamiz ve küçük düşürücü davranışlar, içki ve kumar düşkünlüğü, aşırı borçlanma, fiziksel şiddet, eşe giyim, gelenekler ve din gibi konularda baskıda bulunmak evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına örnek olarak verilebilir. [1]

Çekişmeli Boşanma Davası Nerede Açılır?

Davalı tarafın yerleşim yeri aile mahkemesinde boşanma davası açılabilir.

Davacı tarafın yerleşim yeri aile mahkemesinde boşanma davası açılabilir.

Boşanmak isteyen eşlerin son 6 aydan beri ikamet ettikleri yerdeki aile mahkemesinde boşanma davası açılabilir.[2]

Çekişmeli Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemeleridir. Aile mahkemesinin bulunmadığı il veya ilçelerde ise Asliye Hukuk Mahkemesi Aile Mahkemesi sıfatı ile görev yapmaktadır.

Çekişmeli Boşanmalarda İspat Nasıl Yapılır?

Çekişmeli boşanma davası açıp evliliğini bitirmek isteyen kişiler için ispat farklı argümanlar ve tanıklar ile yapılabilir. İspat edilme istenirken bu ispatların hukuki açıdan uygun olması gerekmektedir. Örnek verecek olursak, son zamanlarda çok gündemde olan casus programlarını verebiliriz. Casus programları, eşlerden biri tarafından diğer eşin telefonuna yüklenen programlardır. Bu program sayesinde eşlerden biri aldatıldığını öğrenmiş olsa da, bu kayıtları maalesef ki hukuka aykırı delil olduğu için mahkeme dosyasına sunamamaktadır.

Genel olarak boşanma davalarında birtakım delillere başvurulabilmektedir. Bunlar ise;

-Kredi kartı ekstreleri,

-Otel kayıtları,

-Doktor raporları,

-Hastane kayıtları,

-Mesaj içerikleri,

-Sosyal medya paylaşımları,

-Tanık İfadeleri,

-Facebook, instagram, msn, Whatsapp mesajları, Skype, E-mail kayıtları,

-Tarafları eşler olan başkaca mahkeme dosyaları,

-İçeriği dava ile ilgili olmak kaydıyla her türlü fatura, makbuz, fotoğraf, video, mektup, günlük,

-Kolluk tarafından yapılacak tarafların ekonomik sosyal durum araştırmaları,

-Taraflara ait banka banka hareketleri, kredi kartı kayıtları, telefon kayıtları, otoyol giriş-çıkış, pasaport giriş-çıkış kayıtları. 

İddialarını ispatlamak isteyen taraf, mahkemeye hukuka uygun deliller sunmalıdır,hukuka aykırı deliller sunması halinde hem mahkeme hükme esas almayacak hem de suç işlemiş olacaktır.[2]

Bu nedenle kişinin ses kayıtları, videolar, Facebook, Whatsapp, instagram mesajları kişinin rızası olmadan ele geçirilmiş ise özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlemiş olacaktır.

Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Çekişmeli boşanma davası, karşı taraftan istenilen tüm talepleri içeren yazılı bir dilekçenin, boşanma sebebinin ispat vasıtaları olan deliller ile birlikte mahkemeler tevzi bürosuna sunulması ile ikame edilir. Tevzi bürosu, dilekçenin sunulmasından sonra ilgili harç ve masrafların vezneye yatırılması için tahakkuk fişlerini davacıya verir. Harç ve masrafların ödenmesi ile birlikte derhal dosyaya bir esas numarası verilir ve hangi mahkemeye tevzi edildiği belirlenir. Çekişmeli boşanma dava dosyası tevzi edilen aile mahkemesi, bir tensip tutanağı hazırlayarak davacıya ve davalıya tensip tutanağını tebliğ eder. Söz konusu tensip tutanağında; tarafların dava bakımından yapmaları gereken cevap dilekçesi sunma, avans yatırma, delil bildirme gibi işlemler ve ön inceleme duruşma günü yazar. Tensip tutanağında taraflara yüklenen ödevler yerine getirildiğinde duruşmaya hazır olunur ve öncelikle ön inceleme duruşması, ardından tahkikat duruşması ile birlikte yargılamaya geçilmiş olur.[3]

Çekişmeli Boşanma Davası Kaç Celsede Biter?

Celse sayısı olarak değerlendirildiğinde genellikle çekişmeli boşanma davaları 5-6 celse sürer; celse arası süre genellikle 3 – 4 ay gibi olur ve dolayısıyla ortalama dava süresi 1.5 yıl olarak kabul edilebilir. Ancak bu süreler kesin değildir; bazı boşanma davaları tek celsede biter.[3]

Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Düşer?

Çekişmeli boşanma davasının düşmesi; tarafların davadan vazgeçmeleri, feragat etmeleri veya davacı tarafın davayı takip etmemesi, yani duruşmalara katılmaması halinde olur. Davacının veya davacı avukatının mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmaması halinde, eğer davalı taraf da davayı takip etmek istemez ise, dava dosyası işlemden kaldırılır. 3 ay içinde dosya yenilenmezse çekişmeli boşanma davası düşer.[3]

Çekişmeli Boşanma Konusunda Yargıtay’ın Verdiği Kararlar

1. T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/2-2284 K. 2020/19 sayılı ve 16.1.2020 tarihli kararında da görüleceği üzere aile ekonomisi zor bir dönemde iken eşlerden birinin lüks harcamalar yapması evlilik birliğini temelinden sarsan bir boşanma nedeni olarak kabul görmektedir.

2. T.C. Yargıtay 2. HD E. 2018/3154 K. 2019/7805 sayılı ve 01.07.2019 tarihli karara göre de evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda, eşinden habersiz altınlarını bozdurup evlenmeden önceki borçlarını ödeyen, yerine sahte bilezik takıp eşinin güvenini sarsan diğer eş tam kusurludur.

3. T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/2-2420 K. 2019/750 sayılı ve 20.06.2019 tarihli kararında erkeğin eşine fiziksel şiddet uygulaması ve sarf ettiği sözcüklerin onur kırıcı davranış olduğunun kabulü ile boşanma sebebinin varlığını kabul etmiştir.

4. T.C. Yargıtay Genel Kurulu E. 2017/2/2067 K. 2019/296 sayılı ve 14.3.2019tarihli kararından özetle; tarafların sırf aynı evde yaşaması evlilik birliğinin hâlen çekilebilir olduğunu gösteren bir delil veya olgu olarak kabul edilemeyeceği gibi, davacının eşine hakaret etmesi, davalı kadının ise eşine “şizofren” şeklinde sözler söylemesi ve eşini evine almaması nedeni ile eşit kusurlu olduğu gerekçesi ile boşanma kararı verilmiştir.

5.T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2019/6339 K. 2019/12692 sayılı ve 23.12.2019 tarihli kararında ise fiili ayrılık nedeniyle boşanma sebebi her ne kadar kanunda öngörülmemiş olsa da ortalama insan ömrü düşünüldüğünde dört yıl süren ayrı yaşayan eşlerin boşanma davası açmakta hakkı olduğuna ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması gerekçesi ile boşanmalarına karar verilmiştir.[4]

6.Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 19.01.2012 tarihli 22120/670 sayılı kararında eşlerden birinin karşı cinsten yakın akrabası olmayan bir kişiyle zorunluluk bulunmadan otelde aynı odada gecelemeleri zina sayılan davranışlardan sayılmaktadır. 

7. Yargıtay 2.H.D. 08.12.2010 tarihli 19008/20597 sayılı kararında ise eşlerden birinin diğerini dövmesi, eve kapatması, aç bırakması, normal olmayan cinsi münasebete zorlaması, pek fena muameleye örnek olarak gösterilebilir.


Kaynakça

[1] Türk Hukukunda Boşanma Sebeplerinin İncelenmesi, Diren Yeğin, sy.226-251, https://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2022-161-2065

[2] Mutluer Hukuk Bürosu,Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?, Av.Arb.Enver Alper Mutluer, https://www.mutluer.av.tr/cekismeli-bosanma-davasi-nedir/

[3] Denktaş Hukuk Bürosu, Çekişmeli Boşanma Davası, Av.Arb.Pınar Denktaş, https://denktas.av.tr/aile-hukuku/cekismeli-bosanma-davasi

[4] Etki Avukatlık ve Arabuluculuk Bürosu, Güncel Yargıtay Kararları Işığında Boşanma Sebepleri / https://www.etkiavukatlik.com/guncel-yargitay-kararlari-isiginda-bosanma-sebepleri