Cinsel Saldırı Suçu Nedir?

Cinsel Saldırı

Cinsel Saldırı Suçu Nedir?

Cinsel saldırı suçu, temel şekli olarak failin mağdurun vücut dokunulmazlığını cinsel davranışlarla ihlal etmesidir. Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede suçun temel biçimi ve suçun daha az cezayı gerektiren bir durumu olan “sarkıntılık düzeyinde kalması” durumuna 1. Fıkrada, halk arasında “tecavüz” olarak da bilinen suçun vücuda sair organ veya cisim sokularak işlenmesi durumuna (nitelikli cinsel saldırı) 2. Fıkrada, suçun cezasının artırılmasını gerektirecek nitelikli hallere ise 3. Fıkrada yer verilmiştir. 4. Fıkrada kasten yaralama suçundan ayrıca ceza verilmesi gereken durumlar, 5. Fıkrada ise mağdurun ölmesi veya bitkisel hayata girmesi sonucunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi durumu yer almaktadır.

Cinsel Saldırı Suçunun Şikayete Tabi Midir?

Cinsel saldırı suçunun temel halinin soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır, ancak TCK m.102/2’de düzenlenen vücuda organ veya sair cisim sokulması durumunda şikayete bağlı değildir, re’sen yapılır. Eğer nitelikli cinsel saldırı suçu eşe karşı işlenmişse yine suçun soruşturma ve kovuşturmanın yapılması yine şikâyete bağlıdır. Cinsel saldırı suçunun 3. Fıkradaki nitelikli hallerinin kovuşturması da re’sen yapılmaktadır.

Cinsel Saldırı Suçunun Unsurları Nelerdir?

Fail: Hem cinsel saldırı suçunun hem de TCK m. 102/2’de düzenlenen nitelikli cinsel saldırı suçunun faili herhangi bir kimse olabilir. TCK m.102/2’de sadece cinsel organ değil herhangi bir organ kastedilmektedir, ayrıca cisim sokulması da bu maddenin kapsamına girdiği için “tecavüz” suçunun faili kadın da olabilir. 

Mağdur: Cinsel saldırı suçunun mağduru 18 yaşından büyük herhangi bir kimse olabilir, ancak belirli niteliklere sahip kişilere karşı bu suçun işlenmesi durumunda suçun nitelikli halleri söz konusu olur. Eğer 18 yaşından küçük bir kişiye karşı cinsel saldırı gerçekleştirilmiş ise Ceza Kanununun “Çocukların cinsel istismarı” başlıklı 103. Maddesi uygulanır.

Fiil: Cinsel saldırı suçunun temel hali bir kişinin hukuken geçerli rızası olmaksızın, cinsel istekleri tatmin etmeye yönelik davranışlarla o kişinin vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesidir. Fiilin objektif olarak cinsel arzuları tatmin etmeye yönelik olması yeterlidir, failin sübjektif amacının da cinsel arzularının tatmini olması gerekmez. Bu davranışların cinsel ilişki düzeyine ulaşmamış olması gerekir. Dikkat edilmesi gereken nokta suçun oluşması için hukuken geçerli bir rızanın yokluğu koşulunun aranmasıdır. Yani mağdurun fiziksel veya zihinsel olarak direnemeyecek durumda olması gerekmez, mağdurun direnmemiş olması da rıza gösterdiği anlamına gelmez. Eylemin sarkıntılık düzeyinde kalması ise cinsel davranışın ani/süreklilik arz etmeyen bir niteliğe sahip olmasını ifade eder.

Cinsel Saldırı Suçunun Cezası Nedir?

Cinsel saldırı suçunun cezası suçun temel halinde 5 yıldan 12 yıla kadar hapistir. Sarkıntılık durumunda 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Nitelikli cinsel saldırı durumunda ceza on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasıdır.

TCK m. 102/3’te belirtilen nitelikli hallerden biri mevcutsa suç için TCK. m. 102’nin 1. ve 2. fıkralarında göre belirlenen ceza miktarı yarı oranında artırılır.

Cinsel saldırı suçunu oluşturan fiil aynı zamanda kasten yaralama suçunun ağır neticelerinden birine yol açmışsa ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanmaktadır. Kasten yaralama suçuna ilişkin ceza miktarları Ceza Kanunu’nun 86. ve 87. maddelerinde düzenlenmiştir.

Mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü halinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası söz konusu olur.

Cinsel Saldırı Suçunun İspatı

Cinsel saldırı suçu ispatlanırken Yargıtay mağdurun beyanının yanında bazı kıstasları da göz önünde bulundurmaktadır. 

Fail ile mağdurun tanışık olup olmadıkları ve aralarındaki ilişki, mağdurun ne zaman resmi makamlara başvurduğu, mağdurun beyanının hayatın olağan akışına uygun ve tutarlı olması gibi kıstaslar Yargıtay’ın geçmiş kararlarında göz önünde bulundurduğu noktalardır. [1] Olaydaki diğer delillerle veya soruşturma sürecindeki diğer beyanlarla tutarlı olması da ispat açısından önemlidir. Olayda mağdurun beyanı dışında fiziksel deliller de mevcut olabilir, bu delillerin belgelenmesi mağdurun iddiasını ispat için büyük önem taşıyabilir. Fiziksel deliller ve mağdurun beyanı dışında mağdurun hukuken geçerli bir rızasının olmadığını gösteren diğer kanıtlar da suçun ispatında kullanılabilir.

Cinsel Saldırı Durumu

Cinsel Saldırı Suçunun TCK m. 102/3’teki Nitelikli Halleri

Suçun;

  • Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı:

Kişinin kendini savunamayacak durumda bulunması geçici veya sürekli bir nedenden kaynaklı olabilir, ancak bu nedenin kişinin savunma yetisini kaldıran bir niteliğini kaldırmış olması gerekir.

  • Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi:

Bu nitelikli halde failin sahip olduğu sıfatın ona sağladığı nüfuzun ve otoritenin suçu işlemede kişiye kolaylık sağlamış olması gerekir. 

  • Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından
  • Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte,

Silah kavramı TCK m. 6 uyarınca ateşli silahları; patlayıcı maddeleri, saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici aleti; saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyleri; yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeleri ifade eder. 

Suçun birden fazla kişi tarafından işlenmiş olması ise müşterek failliğin bulunması anlamına gelmektedir. TCK m. 37/1’e göre suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumludur.

  • İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle: 

Bu nitelikli hal, bir arada yaşama zorunluluğunun bulunduğu ortamlarda işlenen cinsel saldırı suçlarını kapsar; bir arada yaşama zorunluluğunun bulunmadığı ortamlar bu nitelikli hale dahil değildir. 

Cinsel Saldırı Suçu Görevli Mahkeme

Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun’a göre ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Cinsel saldırı suçunun temel hali, nitelikli halleri, nitelikli cinsel saldırı suçu ve mağdurun suç sonucunda bitkisel hayata girmesi ya da ölmesi durumunda görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Sarkıntılık seviyesinde kalan cinsel saldırı suçu ile ilgili davalarda ise asliye ceza mahkemesi görevlidir.

Cinsel Saldırı Suçu Zamanaşımı

TCK m. 66 uyarınca, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle dava düşeceğinden suç sarkıntılık düzeyinde kalmış ise suçun üzerinden 8, cinsel saldırı suçunun temel veya TCK m. 102/3’teki nitelikli halleri ile nitelikli cinsel saldırı söz konusu ise 15, eğer suç sonucunda mağdur bitkisel hayata girmiş veya ölmüşse 30 yıl geçmesi ile dava düşer.

18 yaşından küçük olan failler bakımından ise bu sürelerin 12 yaşını doldurmuş ve 15 yaşını doldurmamış failler için yarısının, 15 yaşını doldurmuş ve 18 yaşından küçük failler için ise üçte ikisinin geçmesi ile dava düşer.


Kaynakça

[1] PAKSOY, Murat Enes.  Cinsel Suçlarda İspat Meselesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 11, Sayı 22