Cinsiyet Değiştirme Davası Nedir?

Cinsiyet Değiştirme Davası

Cinsiyet Değiştirme Davası Nedir?

Cinsiyet değiştirme denildiğinde transseksüel ve interseks bireyler kastedilmekte olup bir dizi plastik cerrahi operasyon ifade edilmektedir. Cerrahi müdahale suretiyle cinsiyet değişikliği yapılması günümüzde giderek önem kazanmaktadır [1].

Türk Dil Kurumu tarafından cinsiyet “Bireye, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği” olarak tanımlanmıştır [2]. Cinsiyet değiştirme ameliyatıyla, kadının erkeğe veya erkeğin kadına dönüştürülmesi amacı ile cinsiyet değiştirmek isteyen kişiye yapılan tıbbi müdahale ve genel olarak plastik cerrahi operasyonlar ifade edilmektedir.

Medeni Kanunumuzun 40. maddesi hükmü cinsiyet değişikliği olarak bilinen işlemi düzenlemektedir. Madde metni incelendiğinde cinsiyet değişikliği, transseksüeller ve interseks bireyler bakımından söz konusu olmaktadır.

Kişinin kişilik haklarını oluşturan en mühim unsurlardan biri, kendi hayatı, sağlığı ve vücut tamlığı üzerindeki söz hakkıdır. Kişilerin rızasının bulunmadığı her çeşit müdahale hukuka aykırı olarak nitelendirilmekte ve kişilik hakkı ihlaline yol açması söz konusu olmaktadır. Kişinin vücut bütünlüğü üzerindeki kişilik hakkına ilişkin müdahalelerin bir türünü de cinsiyet değişikliği operasyonları oluşturmaktadır.

Cinsiyet değiştirme özünde tıbbi bir mesele olup hukuki boyutları ihtiva etmektedir. Meselenin hukuki boyutu cinsiyet değiştiren kimselerin toplumda kendilerine ait hissettikleri cinsiyet ile var olabilmeleri bakımından önem arz etmektedir. Hukukun asli amacı, her şartta bireylerin menfaatleri yönünde ilerlemek ve bireylerin çözümlerinin bir parçası olup hukuki olanak sağlamaktır.

Cinsiyet Değiştirme Davası Nedir?

Cinsiyet değiştirme sürecinin hukuki boyutunu cinsiyet değişikliği davası oluşturmaktadır. Türk hukukunda mahkemeden izin alınmaksızın cinsiyet değişikliği yapılamamaktadır. Cinsiyet değiştirme davası bir nüfus kaydı düzeltme davası şeklinde netice doğurur. Fakat belirtilmelidir ki tıbbi operasyonun iznini de içerdiğinden iki safhalı bir davadır. Cinsiyet değiştirme davasının şartları, Türk Medeni Kanunumuzun 40. maddesinde düzenlenmektedir.

Türk Hukukunda Cinsiyet Değiştirme Davası

Türk Hukukunda 1988 tarihine kadar bu husus düzenlenmemiş olup 04.05.1988 tarihinde 3444 sayılı kanunla 743 sayılı MK m. 29’a bir ikinci fıkra eklenerek düzenlenmiş doğumdan sonra cinsiyet değişikliği gerçekleştirilmek istenilmesi halinde sağlık kurulu raporu ile belgelendirilip nüfus sicilinde gereken düzeltilmenin yapılması olanaklı hale getirilmiştir.  

Medeni Kanun m.40’ın bu konuda eski Medeni Kanun m.29/2’ye kıyasla daha açık ve detaylı bir düzenlemesi mevcuttur. Eski kanundaki “Doğumdan sonra meydana gelen cinsiyet değişikliğinin asgari sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi halinde nüfus sicilinde gerekli düzeltme yapılır.” şeklindeki ifadesi yerine “Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. (…) ayrıca transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu (…) (2) bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır. (2)” şeklinde değiştirilerek iki safhalı bir dava haline getirilmiş ilk olarak cinsiyet değişikliğine izin davası açılmaktadır. Mahkemece yapılacak yargılama sonrasında, koşulların eksiksiz var olduğu tespit edildiği takdirde cinsiyet değiştirmeye izni verilmektedir. Sonrasında ikinci safhaya geçilmekte olup amaç ve tıbbi yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmi sağlık kurulu raporuyla doğrulanması nüfus kayıtlarında cinsiyet değişikliği için ikinci bir dava açılması gerekecektir.

Cinsiyet Değiştirebilmek için Üreme Yeteneğinden Sürekli Olarak Yoksun Olma Şartı Aranmakta Mıdır?

40. maddede yer alan “…ve üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu…”ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 20.03.2018 tarih ve 30366 sayılı R.G.’de yayımlanan, 29.11.2017 T., 2017/130 E. ve 2017/165 K. sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Üreme yeteneğinden yoksun bulunma şartının kaldırılmasında 2015 tarihinde AİHM’nin vermiş olduğu Y.Y/ Türkiye Kararı’nın tesiri olmuştur [3]. Y.Y’nin yerel mahkemede sunduğu cinsiyet değiştirme talebi üreme yeteneğinden yoksun olmadığından bahisle reddedilmiştir. Y.Y. temyiz yoluna başvurmuş ve talebi bir kez daha reddedilmiştir. Bunun üzerine AİHM’ e başvuru yapan Y.Y. yaptığı başvurudan 6 yıl sonra, 5 Mart 2013 tarihinde cinsiyet değişikliği talebi ile tekrar mahkemeye başvurduğunda bu sefer üreme yeteneğinden yoksun olmadığına dair rapor dikkate alınmayıp talep kabul edilmiştir. Transseksüellerin Türkiye’de cinsiyet değiştirme hakkına ilişkin AİHM’den çıkan ilk karar olan Y.Y. kararında AİHM, başvurunun AİHS madde 8 kapsamında kabul edilebilir bulmuştur. Özel hayata saygı hakkının ihlali sebebiyle, ne kadar da Y.Y.’nin ikinci talebi kabul edilmiş olsa da manevi tazminata hükmedilmiştir. 

Cinsiyet Değişikliği Davasının Hukuki Sonuçları

Cinsiyet değişikliğinin hukuki açıdan bazı sonuçları meydana gelecektir. Kişiler hukuku bakımından en mühim sonuçlardan biri cinsiyetin değişmesi sebebiyle kişinin isminin de değişecek durumda olmasıdır. Kanuna bakıldığı zaman cinsiyet değiştiren kişinin mutlaka isminin de değişmesi yönünde bir düzenleme yer almamaktadır. Dolayısıyla cinsiyetini değiştiren kişinin böyle bir zorunluluğu yoktur. İsminin değişmesi ile ilgili olarak Medeni Kanun m.27/1 hükmüne göre isim haklı sebeplerin varlığı halinde değiştirilebilir ve elbette gerçekleşen bu durum bir haklı sebep oluşturur (İsim değiştirme davası başlıklı yazımız için bkz.).

Cinsiyet değişikliği ileriye etkili sonuç doğurmaktadır. Bu bağlamda nüfusa işleninceye dek geçiş yapmamış bireyler eski cinsiyeti ile ilintili hukuki işlemleri yapacak, değişmenin sonrasında yeni kimliği ile hukuki işlemlerini yapmaya başlayacaktır.
Danıştay da bir kararında ameliyat sonucu erkekken cinsiyetini değiştirerek kadın olan ve mahkemece cinsiyeti kadın olarak tanımlanan nüfusa da tescil edilen davacının emekli maaşı almaktayken ölen babasından dolayı kendisine yetim aylığı bağlanması için yaptığı başvuru sonucunda “Yargı kararı ile kadın olduğu saptanarak nüfusa tescil edilmiş olan davacının, artık erkek olarak kabul edilemeyeceği ve yasaların kadınlar için tanıdığı tüm haklardan yararlandırılması gerektiği, şu anda yetim aylığı bağlanabilmesi için gerekli koşullara sahip bulunan davacıya yetim aylığı bağlanmamasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline.” [4] şeklinde bir karara vararak değişim sonrası yeni kimliğinin hukuki sonuçlarını üstlenebilmesi gerektiğinin altını çizmiştir.

Aile Hukuku Bakımından Sonuçları

Cinsiyeti değişecek olan kimsenin evli olması veya çocuklarının bulunması durumunda bazı hukuki sonuçlar doğacaktır. Transseksüel bireyin cinsiyetini değiştirmesinin ardından karşı cinsten bir bireyle evlenmesinin herhangi bir engeli bulunmamaktadır. Yani cinsiyet değiştiren kişi, değiştirdiği cinsiyetinin karşı cinsiyle evlenebilir, kanunen bunun önünde bir engel bulunmamaktadır.

Cinsiyetini değiştiren eşin evliliğin sona ermesine sebep olması söz konusu olsa da bu duruma kendi kusuru ile sebep olmadığı kabul edilerek diğer eşe karşı maddi veya manevi tazminatla yükümlü kılınmamalıdır [5]. Ancak somut olayın şartlarına göre taraflardan biri için yoksulluk nafakası hükümleri değerlendirilmesi söz konusu olabilir. Fakat önemli bir noktanın altı çizilmelidir ki transseksüelliğin karşı taraftan hile ile saklanması ve bu durumda evlilik birliğinin gerçekleştirilmesi halinde diğer eş bakımından evliliğin sona erdirilmesiyle birlikte tazminat istenilmesi de mümkün olabilir.

Çocuklu kişinin cinsiyet değişikliği gerçekleştirmesi durumunda meydana gelecek hukuki sonuçlara bakılacak olursa velayet hususu gündeme gelebilir. Bu konu değerlendirilirken genel hükümler ışığında bir değerlendirme yapılması yerinde olacaktır.

Türk Medeni Kanunu’nun 182’nci maddesinin 1. Fıkrası uyarınca velayet bakımından hâkime takdir imkânı tanınmıştır. Takdir yetkisi kullanılırken dikkat edilmesi gerekilen çocuğun üstün yararını göz önüne almaktır. Velayet hakkı bakımından değerlendirme yapılırken anne ve babanın eşit olan konumu cinsiyetini sonradan değiştiren anne veya baba açısından da aynı şekilde değerlendirilmelidir.

Cinsiyet Değiştirme Davası Şartları

Kimler Cinsiyet Değiştirme Davası Açabilir?

Ayırt etme gücüne sahip olup Medeni Kanunumuzun 40. maddesindeki koşulları karşılayan bireyler davacı olabilmektedir. Bu davanın açılabilmesi için davayı açma ve davaya taraf olma ehliyeti gerekmektedir. Dolayısıyla fiil ehliyeti olmayan kişilerin davayı açabilmelerinden söz edilebilmesi mümkün değildir. Bu noktada tam ehliyetliler, sınırlı ehliyetliler ve sınırlı ehliyetsizler ve tam ehliyetsizler bakımından bir değerlendirme yapacak olursak:

  • Tam Ehliyetliler

Hukuken ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmayan kişiler tam ehliyetli statüsündedir. Tam ehliyetli kişiler bakımından evli olmamak, transseksüel yapıya sahip olmak, resmi sağlık kurulu raporu gibi aranan şartlarının sağlanması halinde cinsiyetlerini değiştirmeleri yönünden bir engelleri bulunmaz. 

  • Sınırlı Ehliyetliler

Ayırt etme gücüne sahip olup ergin ancak kendisine yasal danışman atanmış veya evli olan kişiler sınırlı ehliyetlidir. Evli olma durumu esasen bazı istisnai durumları içermektedir. Cinsiyet değişikliği eşin rızasının aranacağı bu istisnai durumlardan olmayıp bir kimse TMK m.40 uyarınca evli olması halinde cinsiyet değiştiremez. Kendisine yasal danışman atanmış olan sınırlı ehliyetli, diğer şartları sağladığı takdirde cinsiyet değiştirebilir.

  • Sınırlı Ehliyetsizler

Ayırt etme gücüne sahip fakat henüz erginliklerini kazanamayan ya da kısıtlanmış bulunan kişiler sınırlı ehliyetsiz kişilerdir. Hasta hakları yönetmeliği uyarınca 18 yaşından büyük ancak kısıtlı kişilere uygulanacak tıbbi müdahalelerde yasal temsilcinin rızasının arandığı görülmektedir. Ancak cinsiyet değişikliği şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan sınırlı ehliyetsizler şahsa sıkı sıkıya bağlı bazı haklarını yasal temsilci yolu ile kullanmak zorundadırlar. Fakat cinsiyet değiştirmeye izin alınabilmesi için cinsiyet değişikliğinde bulunmak isteyen kişinin iradesi dışında herhangi bir başkasının rızasının aranması doğru olmaz [6]. 

  • Tam Ehliyetsizler 

Cinsiyet değiştirme amaçlı mahkemeye başvuruda bulunan kimsenin dava ehliyetine sahip olması gerekir. Cinsiyet değiştirme istemi şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olmasından ve ayırt etme gücüne sahip olmayan bir kişinin temsilcisi vasıtasıyla da bu talebin ileri sürülemeyeceği kabul edilmelidir. 

Cinsiyet Değiştirmek İçin Mahkemeden Onay Almak Gerekli Midir?

Belirli şartlar yerine getirilmeden yalnızca kişinin isteğine bağlı cinsiyet değişikliği mümkün olmamaktadır. TMK m.40’a göre cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen bir başvuruda bulunup mahkemeden cinsiyet değişikliğine izin verilmesini talep etmesi gerekmektedir.

Cinsiyet Değiştirmek İçin Hangi Şartlar Gereklidir?

Medeni Kanunu’nun 40. maddesinin 1. Fıkrasına göre cinsiyet değiştirmek isteyen kadın veya erkeğin mahkemeden izin alması gerekmektedir. Mahkeme öncelikle cinsiyet değişikliği için aranan şartların varlığını inceler, sonrasında şartlar mevcut ise kişinin operasyonlarını geçirmesine izin verir.

  • Şahsen Başvuru Şartı

Aranan ilk şart kadın veya erkeğin mahkemeye izin başvurusunda bulunması gerekmektedir. Şahsa sıkı suretle bağlı olan cinsiyet değişikliği için kanun koyucu bu istemin bizzat cinsiyet değiştirmek isteyen şahıs tarafından yapılmasını aramıştır. Burada dikkat edilmelidir ki bahsedilen husus izin başvurusu olup bu davanın mutlak suretle kişi tarafından açılması anlamına gelmeyip iradi temsil yolu da imkân dahilindedir. Cinsiyet değişikliği sürecinde kişinin mahkemeye iki türde ve zaman diliminde başvurması söz konusudur. TMK m. 40/I’ e göre cinsiyet değiştirmek için gerekli olan tıbbi operasyonların gerçekleştirilmesini sağlamak amacı ile yapılan başvurudur. Burada görülecek olan dava cinsiyet değişikliği izni davasıdır. İkinci olarak cinsiyet değişikliği meydana geldikten sonra nüfus sicilinde cinsiyet kaydının düzeltilmesi talebiyle bir başvuru yapılır. Bu dava ise Kayıt Düzeltme Davası olarak adlandırılır. Her iki dava da şahsen başvuru şartı aranmaktadır. 

  •  18 Yaşının Doldurulmuş Olması Şartı

Cinsiyetini değiştirmek isteyen kişinin 18 yaşında bulunması gerekmektedir. Hükmün gerekçesine bakıldığında “…henüz cinsiyeti yönünden bir değişiklik zorunluluğu bulunmayan ya da böyle bir zorunluluğun olup olmadığı anlaşılmayan kişilerin bu yola başvurmasının önlenmesi bakımından en az on sekiz yaşını doldurmuş olması şartı aranmıştır…” şeklinde ifade edilmiştir [7]. Gerekçeden anlaşıldığı üzere kanun koyucu kişilerin tam anlamıyla cinsel kimliklerinin farkına varmasını aramıştır. Burada belirtilmelidir ki mahkeme kararıyla ergin kılınma hali ve evlenme ile rüşt olma değil açık bir şekilde 18 yaşının dolmuş olması şartı aranmaktadır.

  • Evli Olmama Şartı

TMK m.40 bir diğer şart olarak cinsiyet değişikliği talebinde bulunacak kişinin evli olmamasını aramaktadır. Burada önceden evlenip ayrılmak bir sorun teşkil etmemekte olup önemli olan nokta davacının mahkemeye başvurduğu tarihte evli olmamasıdır. 

  • Transseksüel Yapıda Olma Şartı

Aranan diğer bir şart; cinsiyet değiştirmek isteyen kişinin transseksüel yapıda bulunmasıdır. Transseksüel yapıda olmak bireyin doğuştan sahip olduğu anatomik yapıdan, var olan cinsiyetinden sürekli rahatsızlık duyması ve çatışma halinde olmasıdır [8]. 

Madde metnindeki transseksüel yapıda olan kişilerin belirtilmesi ile sadece bu kişilere bu imkânın tanınması gibi bir algı oluşması bir an için düşünülse de hükmün kapsamını sadece transseksüel bireyler oluşturmamaktadır.  TMK m. 40 hükmünün gerekçesinde bu şart “…bu yolla cinsiyet değişikliği sadece biyolojik açıdan değil, ruhsal açıdan da zorunlu olma koşuluna bağlanmıştır.” şeklinde ifade edilmiştir. Burada belirtilen biyolojik açıdan zorunluluk ile interseks bireyler kastedilmektedir. 

  • Resmi Sağlık Kurulu Alma Şartı

TMK m.40’ın öngördüğü son şart ise cinsiyet değiştirmenin ruh sağlığı açısından zorunlu olduğuna ilişkin eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmi sağlık kurulu raporudur. Cinsiyet değişikliği tek bir doktorun vereceği rapor ile gerçekleştirilemeyecek olup uzmanlardan oluşan bir resmi sağlık kurulu raporu alınması öngörülmüştür. Rapor ile cinsiyetini değiştirmek isteyen bireyin “cinsiyet değiştirmesinin tıbben ve ruhen zorunlu olup olmadığının” tespiti hedeflenmektedir [9].  Madde metninde de belirtildiği üzere sağlık raporu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınmalıdır fakat rapor alınacak hastanede cinsiyet değiştirmenin bu birey açısından zorunlu olup olmadığını araştıracak bir Cinsel Kimlik Konseyinin mevcut olması gerektiği unutulmamalıdır. 

Cinsiyet Değiştirme Davası Ücreti

Cinsiyet Değişikliği Davasının iki safhalı bir dava olduğundan yukarıda bahsetmiştik. Açılan bu iki farklı davalarda ayrı ayrı olarak vekalet ücreti ve mahkeme masrafları belirlenecektir. Dava ücreti tespit edilirken Asgari Ücret tarifesi dikkate alınması zorunludur.

Cinsiyet Değiştirme Davası Dilekçesi

Cinsiyet değişikliği davası için aranan şartlar meydana gelmeden dava açıldığı takdirde ret kararı verilebilmekte ve süreç oldukça uzayarak üst mahkemelere başvurma süreçleri yaşanabilmektedir. Bundan dolayı bireylerin standart bir dava dilekçesiyle kendi kendilerine bu süreci yönetmeleri sakıncalar doğurabileceğinden davası dilekçesi için uzman bir avukat ile takibatın yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.

Cinsiyet Değiştirme Davaları Hangi Mahkemede Görülmektedir?

Cinsiyet değiştirme davalarında Asliye Hukuk Mahkemesi görev yapmaktadır. Yetkili mahkeme ise, davacının yerleşim yeri mahkemesidir.


Kaynakça

[1] Kemal Oğuzman / Özer Seliçi/ Saibe Oktay- Özdemir, Kişiler Hukuku, Filiz Kitapevi, İstanbul 2019, s. 186.

[2] Türk Dil Kurumu: Sözlük.

[3] AİHM Y.Y / Türkiye, Başvuru No: 14793/08, K.T.:10.03.2015.

[4] Danıştay Kararı- 10. D., E. 1992/4706 K. 1993/5536 T. 27.12.1993.

[5] Merve Koç Kızılyel, Türkiye’de Cinsiyet Değiştirme İşlemlerinin Tıbbi ve Hukuki Yönden Değerlendirilmesi, İstanbul Medipol Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 2020.

[6] Dr. Yasemin Yücesoy Yılmaz, Mahkemeden İzin Alınmaksızın Gerçekleşen Cinsiyet Değişikliğinin Türk Hukuku Açısından Değerlendirilmesi, SÜHFD., C. 29, S. 1, 2021, s. 733.

[7] TMK Madde Gerekçeleri Bölüm 1, Birinci Kitap Kişiler Hukuku, Birinci Bölüm Gerçek Kişiler, İkinci Ayırım Kişisel Durum Sicili, Madde 40, s. 44.

[8] Selin Sert, Türk Medeni Hukukunda Cinsiyet Değiştirme, TBB Dergisi, Cilt. Mayıs- Haziran 2015, Sayı. 118, s. 261.

[9] Zeynep Büşra Özcan Konakçı, Türk Hukukunda Cinsiyet Değiştirme, KTO Karatay Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi, Konya, 2019.