Marka Nedir ve Neden Korunur?
Marka, özü itibarıyla bir teşebbüsün mal veya hizmetlerinin piyasadaki muadillerden ayırt edilmesini sağlayan işaretlerdir. Bir işaretin marka olarak korunabilmesi için marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin bir şekilde anlaşılabilecek biçimde sicilde gösterilebilir olması gerekmektedir.
Türk hukukunda marka koruması 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında düzenlenmiş olup, bir işaretin marka olarak korunabilmesi için ayırt edici nitelik taşıması ve kanunda öngörülen şartları sağlaması gerekmektedir. Marka, maddi olmayan bir malvarlığı hakkı olup devredilebilir, lisanslanabilir ve ekonomik değere sahiptir.
Marka korumasının temel amacı, hem tüketicinin mal veya hizmetin kaynağını güvenle ayırt edebilmesini sağlamak hem de işletmelerin emek ve yatırımları sonucunda oluşturdukları ticari itibarı ve rekabet avantajını haksız müdahalelere karşı korumaktır. Bu nedenle marka, yalnızca bir isim veya sembol değil, hukuki, ekonomik ve ticari boyutları bulunan stratejik bir fikrî mülkiyet hakkı niteliği taşımaktadır.
Marka hakkının sona erme halleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda; markanın hükümsüzlüğü, markanın iptali, koruma süresinin dolması ve yenilenmemesi ile marka hakkından vazgeçilmesi şeklinde düzenlenmektedir. Ancak bu çalışmada marka hakkının tüm sona erme halleri ayrıntılı olarak incelenmeyecek; yalnızca marka hükümsüzlük davası kavramı, şartları ve sonuçları üzerinde durulacaktır.
Marka Hükümsüzlük Davası
Marka hukukunda hükümsüzlük, tescilli bir markanın Sınai Mülkiyet Kanunu’nda belirtilen birtakım şartları taşımaması nedeniyle tescilin sağlamış olduğu hakkın geçmişe etkili olarak kalkması suretiyle marka hakkının geçersiz kılınmasını ifade etmektedir. Hükümsüzlük, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 25. Maddesinde düzenlenmiştir.
SMK m.25 uyarınca, markanın tescili sırasında mutlak veya nispi ret sebeplerinden birinin mevcut olması halinde Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilmektedir. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. yetkili mahkeme ise, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.
SMK madde 25/2 hükmünde, hükümsüzlük davasının kimler tarafından açılabileceği düzenlenmiştir. Hükme göre “Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.” Burada ‘’menfaati olanlar’’ ifadesi ile kastedilen kişiler, markanın tescil edilmesi sebebiyle zarar görenler ve bu batıl tescilden dolayı zarar görme ihtimali olanlardır.
Hükümsüzlük davasında davalı taraf, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı olan kişiler veya bu kişilerin hukuki halefleridir. Türk Patent ve Marka Kurumu, bu davalarda husumet ehliyetine sahip olmadığından davalı olarak gösterilemez. (SMK m.25/3).
Hükümsüzlük Sebepleri
SMK’da, bazı işaretlerin marka olarak tescilinin mutlak şekilde olanaksız olduğu, bazı işaretlerin tescilinin ise markayı daha önce tescil ettirmiş ya da tescili için başvuruda bulunmuş marka sahibinin itirazda bulunmaması koşuluna bağlı olduğu gösterilmiştir. Bu haller kanunda sırasıyla mutlak ret nedenleri ve nispi ret nedenleri olarak 5. Ve 6. Maddelerde düzenlenmiştir.
Mutlak Red Nedenleri
- 4. Madde kapsamında marka olamayacak işaretler, tescil olunamaz. Başka bir değişle sahibine sağlanan korumanın açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayamayan ve sicilde gösterilemeyen işaret marka olarak tescil olunamaz.
- Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler
- Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
- Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
- Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
- Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler.
- Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler.
- Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek işaretler.
- Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler.
- Dinî değerleri veya sembolleri içeren işaretler.
- Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler.
- Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler.
Bir marka hiçbir ayırt edici niteliği sahip olmayan işaretler (SMK 5.1.b), Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler (SMK 5.1.c) ve Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler (SMK 5.1.d) kapsamına girerek tescil edilmiş olursa bu işaretler hakkında tescilde sonra da hükümsüzlük davası açılabilir, ancak işaret hükümsüzlük talebinin ileri sürülmesinden önce tescil edildiği mal/hizmet açısından ayır edici nitelik kazanmış olursa, bu durum hükümsüzlüğe neden olmaz.
Nispi Red Sebepleri
- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
- Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
- Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
- Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
- Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
- Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
- Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
- Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
- Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Marka Hükümsüzlüğünün Sonuçları
Hükümsüzlük davası sonucunda hükümsüz kılınmasına karar verilen marka sicilden terkin edilmektedir. Bu takdirde marka hakkı son bulur.
Kesinleşen hükümsüzlük kararı, marka başvuru tarihinden itibaren etkili olur ve markaya SMK ile sağlanan koruma hiç doğmamış olur. Kesinleşen hükümsüzlük kararı herkese karşı hüküm doğurmaktadır. Kesinleşen hükümsüzlük kararı mahkeme tarafından kuruma gönderilmektedir ve marka sicilden terkin edilir. Bu durum ayrıca Marka Bülteni’nde yayımlanmaktadır.
Markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinden önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler, yerine getirilmiş oldukları ölçüde hükümsüzlüğün geçmişe dönük etkisinden etkilenmemektedir. Ancak sözleşme uyarınca ödenmiş olan bedelin kısmen veya tamamen iadesi hal ve şartlara göre hakkaniyete uygun düşecekse talep edilebilinmektedir.
Kaynakça
[1] Boyalı, M. B. (2024). Marka Hakkının Hükümsüzlüğü ve İptalinin Marka Lisans Sözleşmelerine Etkisi. TAM Akademi Dergisi, 3(1), 104-118.
[2] Çela, M. (2015). The ımportance of trademarks and a review of empirical studies. European Journal of Sustainable Development, 4(3) s.125-134.
[3] Uzunallı, S. (2021). Marka hukuku. Adalet Yayınevi, Filiz Kitabevi
[4] Suluk, C., Karasu, R., & Nal, T. (2018). Fikri Mülkiyet Hukuku. Seçkin Yayıncılık.
[5] Arkan, S. (2021). Ticari İşletme Hukuku. Banka ve Ticaret Hukuku Araşrırma Enstitüsü.
[6] 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu





