Araç Değer Kaybı ve Araç Değer Kaybı Tazminatı Nedir?
Araç değer kaybı, hasar gören aracın durumunu niteleyen bir kavramdır. Meydana gelen trafik kazaları sonucunda araçlarda oluşan hasarın eski halinden ayırt edilmeyecek şekilde onarılsa bile TRAMER kayıtlarına aracın hasarlı olduğuna dair kayıt düşecektir ve bu durumda araç, değer kaybı yaşayacaktır.
Tanım olarak, trafikte oluşan kaza sonucunda araçta yapılan onarım, bakım, tadilat, parça değişimi gibi işlemlerin orijinal parça değişimi olsa bile aracın 2.el piyasasındaki değerinin düşürmesine araç değer(hasar) kaybı denir. Yani aracın orijinalliğinin bozulması ve piyasa değerinin düşmesidir.
Örnek vermek gerekirse 100.000 TL değerinde bir araca sahip olan bir kişi, kaza geçirdikten sonra aracını tamir ettirip eski haline çevirse de piyasa rayiç değeri 90.000 TL’ye düştüyse aradaki 10 bin TL aracın değer kaybını ifade eder. Ve talep edilmediği takdirde aradaki değer kaybı sigorta tarafından karşılanmaz.
Yargıtay, kararlarında ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesini benimsemiştir. [1] Başka bir ifadeyle aracın değer kaybı zararı, aracın olay tarihindeki hasar değeriyle hasarı giderildikten sonraki değeri arasındaki farktan ibarettir. Mağduriyetin engellenmesi için değer kaybının karşılanması gerekecektir. Bu yaşananların sonucunda kusurlu olan araç malikinin sigorta şirketinden “Değer Kaybı Tazminatı” istemi gündeme gelecektir. Aslında buradaki amaç oluşan bir mağduriyetin tazminatla giderilmesi istemidir.
Araç Değer Kaybı Tazminatı Nasıl Alınır?
Ülkemizdeki motorlu taşıt işletenlerin, Karayolları Trafik Kanunu madde 91’e göre Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmaları gerekir. Trafik Sigortası Genel Şartları A.5’te yer alan “Kapsama Giren Teminat Türleri” bölümünde, “Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin bu Genel Şartlarda tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil malları üzerindeki doğrudan azalmadır”. Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Sigortası, bu Genel Şartların Ek1’inde yer alan esaslara göre atanacak sigorta eksperi tarafından değer kaybı tespit edilir. [2]
Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında, sigortacı kazanç esnasında hatalı olan araç sahibinin sorumluluklarına müteselsilen veya zincirleme olarak ortaktır. Hukuki dayanağı, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunudur.
Türk Ticaret Kanunu 1409. Madde de belirtildiği üzere, “ Kusurlu olan tarafın trafik sigortası hasarı ve değer kaybını tazmin etmekle yükümlüdür.” Kara Yolları Trafik Kanunu 85. maddesi ise “Motorlu aracın işleteni veya bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken veya müteselsilen sorumludur.” İki kanun çerçevesinde sigorta kapsamından sorumlu olanların sınırı çizilmiştir.
Kazada meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar olarak kabul edilecektir. Karayolları Trafik Kanunu’na göre, zarar veren sürücü, aracın işleteni ve varsa bağlı olduğu teşebbüsün sahibi müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaktır. Ayrıca, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve varsa aşan kısım için ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı sorumlu olacaktır.
Yani sorumlu kimdir sorusunun cevabının karşılığını 3 maddede gösterilebilir. Şöyle ki:
- Kusurlu tarafın zorunlu mali sorumluluk poliçesi sorumludur. Yani trafik sigortası, karşı tarafın talep etmesi halinde trafik poliçeleri sorumlu olduğu limit oranında sorumludurlar.
- Araç maliki, işleten sıfatıyla sorumludur.
- Araç sürücüsü, kazaya neden olması sebebiyle sorumludur.
Talep eden kişi, yukarıda bahsedilen maddelerdeki gerçek veya tüzel kişileri sırası olmaksızın sorumlu tutabilir. Sorumlular müteselsilen sorumlu olacaktır. Buradaki şahsın sigorta şirketine rücu etmesi hakkı saklıdır.[3] Uygulama ise sıklıkla sigortaya başvurulduğu görülmektedir.
Değer kaybı başvurusu için bazı koşulların varlığı aranmıştır. Koşullar:
- Trafik kazasında meydana gelen kusurun tamamı (%100 kusur), araç değer kaybı başvurusunda bulunan kişide bulunmamalıdır. Araç için değer kaybı tazminatı talep eden yani kusursuz veya daha az kusurlu olan taraf, bu tazminatı kusurlu olmadığı oranda talep edebilir. Yani talepte bulunan taraf ne kadar daha az kusursuz ise aldığı oran o kadar daha fazla olacaktır.
- Bir kazaya karışan aracın pert olmaması gerekir.
- Kaza öncesinde hasar gören yerin daha önce işlem görmemiş olması gerekmektedir.
Ayrıca dikkat edilmesi gereken diğer hususlar ise meydana gelen kazanın süresi 2 yılı geçmemiş olması gerekir. Bu zamanaşımı süresidir. Kazanın çift taraflı olması gerekliliği de diğer önemli hususlardan birisidir. Çift veya çok taraflı bir kazada talep eden tarafın ,yüzde yüz kusur oranı kendisinde olmamalıdır.
Bunun yanı sıra daha önce kaza geçirip örnek olarak arka kapısı değiştiği için değer kaybı tazminatı talebinde bulunmuş kusursuz araç sahibi, yine başka bir kazaya karışarak aynı yerin (örn: arka kapı) hasarı dolasıyla piyasa rayiç değeri düştüğü için tekrardan araç değer kaybı talep edilemez. Her kaza yapanın tazminat isteminde bulunulamayacağı ve bu şartlara dikkat edilerek istenmesi gerekliliği göz önünde bulundurulmalıdır.
Trafik Sigortası Genel Şartlarında Ek-1 maddesi esas alınarak hesaplanması için 1 Nisan 2020 yılında yapılan değişiklikle birlikte bu tarihten itibaren artık araç değer kaybı tazminatı için gerekli kilometre şartı (165.000 km’den düşük olması şartı) kaldırılmıştır. Aynı zamanda 36 yaş sınırı da kaldırılmıştır. Her yaş ve kilometredeki araç için değer kaybı tazminatı istenebilir.
Bu genelge şartlarına yeni gelen değişiklikle birlikte mini onarım denilen onarımlar, hurda belgeli araçlar için değer kaybı tazminatı istenemez.

Araç Değer Kaybı Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Somut olaydaki kazanın meydana gelmesinde farklılık olmasıyla birlikte, hayatın olağan akışında kazalı aracın değer kaybı yaşayacağı kesindir.
“Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği ve daha önce karışmış olduğu kazada dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekir.” [4] Yargıtay kararında bahsedildiği gibi aracın spesifik özellikleri değer kaybı hesaplanmasında son derece önemlidir.
Bağlantılı olarak başka bir Yargıtay kararına yer vermek gerekirse,“ Dava konusu aracın olaydan önceki değeri ile olay sonrası değeri arasındaki farkı, davacının değer kaybı zararı olarak kabul edilmeli; davalı şirketin usuli kazanılmış hakları da gözetilerek davacının aracında meydana gelen değer kaybının tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.” [5] Ayrıca kusur durumu gibi değer kaybı incelemesi de teknik bilirkişi raporu gerektirmektedir.
Yargıtay kararları ışığında tazminat hesabı yapılırken şu hususlara dikkat edilmesi gerekir:
- Aracın üretim senesi
- Aracın hasar geçmişi ve niteliği
- Aracın kilometresi
- Aracın marka ve modeli
- Aracın trafiğe çıkış tarihi
- Aracın değer kaybı hesaplanması
Teknik bazı detayların incelenmesi gerekir.
14/5/2015 tarihli ve 29355 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre belli değer kaybı hesaplama esaslarına göre yapılmaktadır. Bu genel şartlara bazı yenilikler eklenmiştir. Değer kaybı tazminatı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ıncı maddesinden hareketle 4/12/2021 tarihli 31679 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Ek 1: DEĞER KAYBI TAZMİNATI HESAPLAMASI esaslarına göre hesaplanır.
14/5/2015 tarihli ve 29355 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına 1/4/2020 tarihinde yürürlüğe giren bazı ek maddeler eklenerek değişiklik getirilmiştir. Bunları belirtmek uygulamada önemlidir.
Yeni düzenlemeye göre hesaplama yapılırken kaza tarihini değil poliçe tarihi esas alınması gerekmektedir.
Bu eklemelere göre tekerlekli, paletli, zırhlı toplumsal müdahale araçları, belediye otobüsleri, yol süpürme araçları ve itfaiye araçlarındaki hasar sebebiyle istenen değer kaybı tazminatı geçersizdir. Yani bu araçlar tazminat isteyemezler. Yabancı plakalı araçların Türkiye’de karıştığı kazalarda yabancı plakalı araç sahiplerinin tazminat talebini de kabul edilemeyeceği eklenmiştir.
Uygulama istenmeyen sonuçların doğmasını sebep olan başka bir madde ise “Araçta meydana gelen maddi hasarın, aracın rayiç bedelinin %2’sinin altında kalması halinde değer kaybı tazminatı araçta meydana gelen maddi hasar tutarını aşamaz.” Bu maddeyle aslında gerçek zarar tam olarak karşılanamamaktadır. 1.04.2020 tarihinden sonra yapılacak poliçelerde bu husus dikkate alınacaktır.
Araç Değer Kaybı Taleplerinde Zamanaşımı Nedir?
Türk Borçlar Kanunu‘nun 72. maddesine göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Araç değer kaybı tazminatı, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü bir suçtan kaynaklanmışsa, bu zamanaşımı uygulanır.
Bu nedenle, araç değer kaybına ilişkin bir talep, zararı ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her durumda kazanın meydana gelmesinden itibaren on yıl içinde yapılmalıdır.

Araç Değer Kaybı Dava Yolu ile Nasıl Talep Edilir?
Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesine göre, zarar gören kişi, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmalıdır. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Bu başvurular yazılı olarak yapılmalıdır. Buna göre araç değer kaybı tazminatına ilişkin talepler öncelikle meydana gelen kazada kusuru fazla olan araç sürücüsünün zorunlu trafik sigortasına yapılmalıdır.
Araç değer kaybının giderilmesi için açılacak tazminat davasında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Görevli olduğuna araç işleteni ve sürücüsüne karşı açılan davalarda ise Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir.
Yetkili mahkeme ise sigortacının merkez, şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinde, kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde ya da zarar görenin ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesinde ya da zarar görenin ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesidir.
Sigortacının başvuru tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi kısmen veya tamamen karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde ya da tazminat tutarında anlaşma sağlanamadığı hallerde uyuşmazlığın çözümü için Sigorta Tahkim Komisyonuna da başvurulabilir.
Bu nedenle meydana gelen kazada kusuru fazla olan araç sürücüsünün zorunlu trafik sigortası, öncelikle araç değer kaybı tazminatına ilişkin talepleri karşılamalıdır. Kanun, önce sigorta şirketine başvurmayı gerektirir. Sigorta şirketi ödeme yapmazsa, arabulucuya başvurduktan sonra mahkemede dava açılabilir. Böyle bir durumda sigorta eksperlerinden alınan araç değer kaybı eksper raporu ile sorumlulardan herhangi birini ya da tümüne birden dava açılabilir ya da meydana gelen hasar kaybının karşılanması için ilgili Sigorta Tahkimine Başvuru yapılabilir.
Bu başvuruları yapmak için hangi belgelere ihtiyaç duyulur?
- Trafik kaza tutanağı
- İfade tutanakları, görgü tespit tutanakları.
- Mağdur araca ait araç ruhsatı ve varsa araç fotoğrafları
- Ekspertiz raporu
Ekspertiz raporuna parantez açmak gerekirse sigorta kendi atadığı eksperleri tarafından standart olarak belirlediği şekilde rapor hazırlar. Mağdur bu durumunun tarafsız olmayacağını düşünerek kendi hür iradesiyle başka ekspertiz raporu almak istediğinde bu ücreti kendisi ödemek durumunda olacaktır. Bu düzenleme yine yukarıda bahsedilen 01.04.2020 tarihli Resmi Gazete’ ye eklenmiştir.
Öncelikle zorunlu olarak sigortaya bu belgelerle başvurulduğunda 8 gün içinde sigorta, değer kaybı farkını ödemekle yükümlüdür. Ödemediğinde veya kısmı şekilde ödediğinde önce arabuluculuğa başvurulduktan sonra yukarıda bahsedilen dava yoluna başvurulabilir.
Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru
Dava yoluyla değil diğer bir alternatif olan sigorta tahkimine başvuru için arabuluculuk şartı yoktur. Çünkü alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olan sigortaya başvurulduktan sonra 15 iş günü içerisinde tahkim yoluna başvurulabilir. Sigortaya başvururken trafik kaza tutanağı, ifade tutanakları, görgü tespit tutanakları mağdur araca ait araç ruhsatı ve varsa araç fotoğrafları, eksper raporu gibi belgeler ile başvurulması önerilir.
Komisyondaki raportörler tarafından ön incelemeleri 15 iş günü içerisinde cevap gelmesi gerekmektedir. Başvurunun bağımsız olan sigorta hakemlerine gönderilip gönderilmemesi konusunda karara bağlanır. Hakemler de 4 ay içinde sonucu karara bağlarlar.
Sigorta tahkim komisyonuna karşı itiraz için 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30.Madde 12. Fıkraya göre, “Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. İtiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir. İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir. Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. Ancak, tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her hâlükarda temyiz yolu açıktır. Temyize ilişkin usûl ve esaslar hakkında HMK uygulanır.”
Buradaki süreler ve rakamlara dikkat edilmesi gerekmektedir. Tüm bu hususlar dikkate alınarak itirazın kabul olduğunda itiraz hakem heyeti oluşturarak inceleme yapılır. İtiraz hakem heyeti başvuruyu en geç iki ay içinde karara bağlaması gerekir. [6]
Kaynakça
[1] Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2020/729 E., 2020/3654 K.
[2] Günay Deniz DURSUN, Yaşar UYSAL-Marmara Sosyal Araştırmalar Dergisi, Sayı 15, Haziran 2019, “TRAFİK KAZALARINA KARIŞAN ARAÇLARIN ONARIM SONRASI PİYASA RAYİCİNDEKİ DEĞER KAYBI VE KAZA ANALİZİ”
[3] Sinan MİSİLİ, TBB Dergisi 2017, “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI UYARINCA SİGORTACININ SİGORTA ETTİRENE RÜCU DAVASI
[4] YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E. 2016/19642 K. 2017/10599 T. 15.11.2017
[5] YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ E. 2020/1876 K. 2021/473 T. 4.2.2021
[6] Erdemir, M.A. (2017). Sigorta Hukuku Uyuşmazlıklarında Tahkim Ankara: Seçkin Yayıncılık



