Adi Ortaklık Sözleşmesi Nedir?
Ortaklık, Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde bir veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin ticari bir amacı gerçekleştirmek için kurduğu yapıyı ifade eder. Ortaklık sözleşmesi ise tarafların bu ticari amacı ortak olarak yürütmek için yaptığı yazılı anlaşmadır. Bu sözleşme, tarafların hak ve yükümlülüklerini, işin nasıl yürütüleceğini, kar ve zararların nasıl paylaşılacağını, ortakların sermaye katkılarını ve işleyişle ilgili diğer önemli hususları düzenler.
Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca için birleştirmeyi üstlendiği sözleşmedir. Adi ortaklık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 620’nci ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. [1] [3]
Adi ortaklık, Ticaret Kanunu ‘nda düzenlenen sermaye şirketleri açısından zorunlu kılınan asgari sermaye, ortak sayısı, tescil ve benzeri şartlara tabi olmaması sebebiyle ticari hayatta yoğun olarak tercih edilen bir yapılanmadır. Özellikle, büyük projelerde finansman ve icrası için gereken iş birliği ihtiyacının sonucu olarak son dönemde ortaya çıkan konsorsiyum ve joint venture gibi yapılanmalar adi ortaklık kapsamında değerlendirilmektedir. [4]
Adi Ortaklığın Özellikleri
1. Tüzel Kişiliğe Sahip Olmaması
Adi ortaklık, ortaklardan bağımsız olarak hak iktisap edemez, borç altına giremez ve bir hukuki işlemin tarafı olamaz. Bu kapsamda, malvarlığı üzerinde tüm ortaklar elbirliği mülkiyet esaslarına göre hak sahibidirler. Borçlar Kanunu’nda da bu konu: “Ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar, ortaklık sözleşmesi çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olur.” şeklinde ifade edilmiştir. Örneğin, bir taşınmazın tapu sicilinde ortaklık adına tescili mümkün değildir. Tescil, ortaklık ilişkisine de işaret edilmek suretiyle bütün ortaklar adına yapılır.
Adi ortaklığın kurulmasıyla oluşan bu birliğin onu oluşturan kişilerden bağımsız bir varlık olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, tüzel kişiliğinin bulunmadığı ve sonuçta adi ortaklığın hak ehliyetine sahip olmadığı Yargıtay kararlarında da açıkça belirtilmektedir.
Adi ortaklığın ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olmaması; ortaklık borçlarının ortaklığın değil ortakların tümünün borcu olması, bir ikametgâhının olamayacağı, ticaret unvanı kazanamayacağı, yargılamada taraf olamayacağı sonuçlarını meydana getirir.
2. Ortakların Sınırsız Sorumluluğu
Adi ortaklıkta, ortaklar borçlardan sınırsız bir şekilde sorumludur. Bu şu anlama gelir:
- Ortaklık borçlandığında ya da bir zarar oluştuğunda, ortaklar yalnızca koydukları sermaye ile değil, aynı zamanda kişisel malvarlıklarıyla da borçları karşılamak zorundadır.
- Her ortak, ortaklığın borçlarından müteselsil olarak sorumludur. Bu, bir ortağın tüm borcu tek başına ödeme zorunda kalabileceği anlamına gelir ve ardından diğer ortaklardan kendi paylarına düşeni talep edebilir.
3. Ortakların Kar ve Zarar Paylaşımı
Adi ortaklıkta kar ve zarar paylaşımı, genellikle ortaklar arasındaki sözleşmeye dayanır. Eğer özel bir düzenleme yapılmamışsa, kar ve zarar payları eşit olarak bölüşülür. Ancak ortaklar arasında yapılan bir sözleşme ile bu paylar değiştirilebilir:
- Ortaklar, koydukları sermayeye göre kar ve zarar paylaşımı yapabilirler.
- Ortaklık sözleşmesinde başka bir düzenleme varsa bu düzenlemeye göre paylaşım yapılır.
4. Ortaklık Sözleşmesi
Adi ortaklık, ortaklar arasında yapılan bir ortaklık sözleşmesi ile kurulur. Bu sözleşme yazılı olmak zorunda değildir, sözlü olarak da yapılabilir. Ancak, yazılı bir sözleşme olması, ileride çıkabilecek anlaşmazlıkların önlenmesi açısından büyük avantaj sağlar. Ortaklık sözleşmesi şu hususları içerebilir:
- Ortakların hak ve sorumlulukları
- Kar ve zarar paylaşım oranları
- Ortaklıktan çıkış koşulları
- Yönetim ve karar alma süreçleri
Adi Ortaklık Türleri
Adi ortaklıkların türlerine ayrılması, hukuki statülerinin daha açık bir şekilde belirlenmesi ve uygulamada yaşanabilecek olası aksamaları önlemek için önem taşımaktadır. Özellikle uygulamada ortaya çıkan ve Türk Borçlar Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu hükümlerinde bahsedilen ortaklık türlerini gerçek kişilerden oluşan adi ortaklık ve tüzel kişilerden oluşan adi ortaklık şeklinde ikiye ayırmak mümkündür.
- Gerçek Kişilerden Oluşan Adi Ortaklık
Gerçek kişilerden oluşan adi ortaklık iki veya daha fazla gerçek kişinin malvarlıklarını ve emeklerini ortaklaşa bir gayeye ulaşabilmek için bu emek ve malvarlıklarını birleştirmeyi üstlendikleri bir ortaklık yapısıdır.
- Tüzel Kişilerden Oluşan Adi Ortaklık
İki veya daha fazla tüzel kişinin malvarlıklarını ve emeklerini ortaklaşa bir gayeye ulaşabilmek için bu emek ve malvarlıklarını birleştirmeyi üstlendikleri bir ortaklık yapısıdır. Esasen bu yapı bir organizasyon19 yapısıdır. 6102 sayılı TTK anlamında tüzel kişilerden oluşan adi ortaklıklar kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerinin oluşturabilecekleri bir ortaklık çeşididir. [2]
Ortaklıktan Ayrılma ve Yeni Ortak Kabulü
Bir ortak, adi ortaklıktan ayrılmak istediğinde, ortaklığın borçları ve alacakları konusunda diğer ortaklara karşı sorumluluğu devam eder. Ortaklık sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe, bir ortağın ayrılması, ortaklığın sona ermesine yol açabilir. Yeni bir ortağın kabul edilmesi, diğer ortakların onayı ile mümkündür ve bu durum, ortaklık sözleşmesine göre düzenlenir.
Yönetim ve Karar Alma Süreçleri
Adi ortaklıkta yönetim ve karar alma süreci, ortaklar arasında yapılan sözleşmeye göre düzenlenir. Eğer özel bir düzenleme yoksa, her ortak, ortaklık işlerinde eşit söz hakkına sahiptir ve yönetimde yer alabilir. Kararlar genellikle oybirliği ile alınır, ancak ortaklar arasındaki anlaşmaya göre oy çokluğu gibi farklı yöntemler de kullanılabilir.
Ortaklığın Feshi
Adi ortaklık, çeşitli nedenlerle sona erebilir:
- Ortaklık Amacının Gerçekleşmesi: Ortaklık, belirli bir proje veya amaç için kurulduysa, bu amacın gerçekleşmesi ile sona erer.
- Ortaklardan Birinin Ölümü veya İflası: Ortaklık sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe, ortaklardan birinin ölümü veya iflası durumunda adi ortaklık sona erer.
- Ortaklardan Birinin Ortaklıktan Çıkması: Ortaklık, ortaklardan biri ayrıldığında sona erebilir, ancak bu durum sözleşmeye göre değişebilir.
- Tarafların Karşılıklı Anlaşması: Ortaklar, karşılıklı anlaşarak ortaklığı sona erdirebilirler.
- Mahkeme Kararı: Ortaklardan biri, haklı bir nedenle mahkemeye başvurarak ortaklığın feshini talep edebilir.
Kaynakça
[1] https://er.av.tr/tr/adi-ortaklik-sozlesmesi-nedir
[2] https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1280023
[3] Türk Borçlar Kanunu https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6098.pdf
[4] Türk Ticaret Kanunu https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6102.pdf




