Görevi Kötüye Kullanma Suçu Nedir?
Görevi kötüye kullanma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun ikinci kitabı olan “Millete ve Devlete Karşı Suçlar” başlıklı dördüncü kısmının “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” başlıklı birinci bölümünde “Görevi kötüye kullanma” başlıklı 257. maddesinde düzenlenmektedir.
“(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” [12]
765 sayılı TCK’nın maddelerinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçu, görevi ihmal ve keyfi muamele şeklinde yer verilen benzer suç tipleri, 5237 sayılı TCK’da görevi kötüye kullanma suçu altında toplanarak bu ayrıma son verilmiştir.
Madde 257’nin uygulama alanı bulabilmesi için söz konusu olayın görevi kötüye kullanma suçu olduğu iddia edilen fiil sırasında başka bir suç tipini oluşturmamış olması gerekmektedir. Fiil görevi kötüye kullanma suçunun nitelikli halini veya başka bir suçun unsurunu oluşturuyorsa görevi kötüye kullanma suçu uygulama alanı bulmaz. Somut olaya göre kanunda belirtilen özel suç tipi uygulanmaktadır.
Görevi Kötüye Kullanma Suçunda Korunan Hukuksal Değer
Suç tipiyle korunan hukuksal değer, kamu idaresinin disiplinini sağlamak, toplumun kamu idaresine olan güvenini sağlamak ve korumaktır. İkincil bir değer olarak ise devletin ekonomik bütünlüğünün koruması amaçlanmaktadır.
Görevi Kötüye Kullanma Suçunda Fail ve Mağdur
Maddi unsurlardan olan fail ve mağdur kavramını incelemek gerekirse TCK 257 suçun failini doğrudan doğruya kamu görevlisi olarak işaret etmektedir. Kamu görevlisinden başka herhangi bir meslek mensubu söz konusu suçun faili olamayacağından bu suç özgü suç niteliğindedir. Kamu görevlisi kavramına 5237 s. TCK m.6/c bendinde “Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi.” şeklinde yer verilmiştir.
Doktrinde bir görüş olarak suçun mağduru bulunmamaktadır denir. Kamu görevlisinin aşağıda açıklayacağımız üzere ihmali veya icrai bir şekilde kendisine ait görevi yerine getirmeme halinde zarar gören kişi için mağdur denilmemekte suçtan zarar gören şeklinde nitelenmektedir. Baskın görüş olarak ise hem suçtan zarar gören kişi hem tüm toplum mağdurdur görüşü savunulmaktadır.
TCK m.257/1-İcrai Hareketlerle Görevi Kötüye Kullanma Suçu
İcrai hareketlerle görevi kötüye kullanma suçu, suçun görevin gereklerine aykırı şekilde hareket etmekle işlenen bir suçtur. Kamu görevlisinin bu suçu işleyebilmesi için mesleğinin görev alanına giren bir görevi icrai hareketle kötüye kullanması gerekir. Görevi kapsamına girmeyen işler için bu suç tipi gündeme gelmemektedir. Yargıtay’a göre “Görevi kötüye kullanma suçunda, kötüye kullanılan bizzat görev değil kamu görevlisinin sahip olduğu yetkidir. Kamu görevlisinin kendi görev alanına giren yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle mevzuat ve etik kuralların öngördüğü usul ve esaslardan farklı bir biçimde yapması görevde yetkinin kötüye kullanılmasıdır.” şeklindedir. [1] İcrai hareketle görevi kötüye kullanma suçunun cezası altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır.
TCK 257/1’de düzenlenen suç tipinin oluşması için kamu görevlisinin görevinin gereklerine icrai bir hareketle aykırı davranmış olması gerekmektedir. İcrai bir hareket olmaksızın hareketsiz kalarak görevinin gereklerini yerine getirmemesi halinde suçun 257/2’deki ihmali hareketle görevi kötüye kullanma suçu oluşmaktadır. Ayrım ceza süresi bakımından fark yaratmaktadır, ihmali hareketle işlenen suç icrai hareketle işlenen suçtan daha hafif bir cezayı gerektirmektedir.
İcrai hareketle oluşan görevi kötüye kullanma suçuna içtihatla örnek vermek gerekirse; Bir işlemin yapılması için kanunun öngördüğü usul ve şekil şartlarına uyulmamış olması [2], davacını davadan vazgfeçmediğine ilişkin beyanının duruşma tutanağına vazgeçtim biçiminde geçirilmesi [3], sınav açılmadığı halde, yasa ve yönetmelik hükmüne aykırı davranarak belediye başkanının birisine sınav kazandı belgesi vermesi [4], uyulması zorunlu bir mahkeme kararına aykırı hareket edilmesi [5], hat bakıcısı olan sanığın bir aboneye ait telefonu ptt nin haberi olmaksızın başka bir yere nakletmesi [6], mahkemece gidilen bir keşfe ilişkin olarak düzenlettiği tutanakta esasen keşfe katılmayan hakim ve c. savcısının hazır bulunmuş gibi gösterilmesi [7], tebligat görevlisi olan sanığın tebligat yasasının 35. ve tüzüğünün 55. maddelerine göre çıkarılan tebligatı muhatabın tanımadığını gerekçe göstererek iade etmesi [8].
TCK m.257/2 İhmali Hareketle Görevi Kötüye Kullanma Suçu
İhmali hareketle suçun işlenmesi durumunda suçun görevlerini yapmakta ihmal veya gecikme göstermesi halidir. Görevlisi olduğu işi hiç yapmama, ihmal kavramını açıklarken geç yapma hali ise işin tamamlanması için öngörülen süre bittikten sonra işin tamamlanması durumunu ifade etmektedir. Ancak bu gecikme yoğunluğa, işin önemine ve somut olay koşullarına göre değerlendirildiğinde süre işin olağan akışı gereği uzuyorsa gecikme hali oluşmamaktadır.
Suçun oluşması için belirli bir görevin ihmali mevcut olmalıdır. Örneğin memurun işe gelmemesi gibi belirli olmayan bir görevde görevi kötüye kullanma suçundan bahsedilememektedir. İhmali hareketle görevi kötüye kullanma suçunun cezası üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıdır.
Nitekim, Yargıtay uygulamasına göre, görev yapılmış olmakla birlikte, bu sırada izlenmesi gereken prosedür ihmal edilerek yapılmışsa, yine m. 257/2 oluşur. [9] Buna karşılık, görevin gereği gibi yerine getirilmemesi, ihmal edilen hareket yerine başka bir icrai hareketin yapılması suretiyle olmuşmuşsa artık 1. fıkra uygulanacaktır. [10]
Netice
Görevi kötüye kullanma suçunun oluşması için kamu görevlisinin icrai veya ihmali hareketi yanında neticenin varlığı da aranmaktadır. 257/1-2 fıkraları için üç tipik netice doktrin tarafından kabul edilmektedir. Sayacağımız üç netice Yargıtay uygulamasında “objektif cezalandırılabilme şartı” olarak yer alır. Neticelerin en az birinin bile gerçekleşmemesi durumunda teşebbüs hükümlerine başvurulmaktadır.
- Kişilerin mağduriyetine sebebiyet verme
Kişiler kavramı gerçek ve tüzel kişiler için geçerlidir. Yargıtay tüm bireysel hak ihlallerinin kişilerin mağduriyetlerine sebep verdiği kanısındadır.[11] Bundan hareketle mağduriyet kavramı hem maddi hem manevi mağduriyetleri kapsar.
- Kamu zararına sebebiyet verme
Kamu, kamu idaresindeki tüm kurum ve kuruluşları kapsamaktadır. Söz konusu zarar ise maddi zarardır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası’nın 71. maddesi “kamunun ekonomik anlamda zarara uğraması” şeklinde düzenlenerek sadece maddi zararları kapsamaktadır. Maddi zararın miktarının tam olarak tespiti aranmamaktadır. [13]
- Kişilere haksız bir yarar sağlama
Kanun maddesinde menfaat olarak dile getirilen yarar kavramının maddi bir yarar olması şart değildir. Kişinin hukuki durumunda hareketten önceki haline göre bir iyileşme durumu mevcutsa hareket yarar sağlamış demektir. Söz konusu yarar, haksız olarak nitelendirilebilmelidir.
Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Cezası, Zamanaşımı, Yargılaması, Şikayet Süresi
Görevi kötüye kullanma suçunun asıl cezası kanun lafzından hareketle 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmekle birlikte ihmali hareketle bu suçun işlenmesi halinde suçun cezası 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır seklinde hükmolunmaktadır.
Zamanaşımı ise dava zamanaşımı bakımından 8 yıl olmakla birlikte ceza zamanaşımı süresi 10 yıl olarak belirlenmiştir.
Görevi kötüye kullanma suçu Asliye Ceza Mahkemelerince görülmektedir.
Görevi kötüye kullanma suçu şikayete tabi bir suç değildir dolayısıyla şikayet süresi de bulunmamaktadır.
Görevi Kötüye Kullanma Suçu Paraya Çevrilir Mi? Hangi Koşullarda Çevrilir?
Fail hakkında hükmolunan hapis cezası, adli para cezasına çevrilebilir. Görevi kötüye kullanma suçunda da olduğu gibi kasten işlenen suçlarda cezası 1 yıl ve altında kalan hapis cezaları adli para cezasına çevrilebilmektedir.
Görevi Kötüye Kullanma Suçu Memuriyete Engel Mi?
Suçun oluşmasıyla mahkemelerce karar verilen ceza süresi 1 yıl ve üstü olduğu takdirde memuriyetten ihraç hali oluşur. 1 yıllık hapis kararı para cezasına çevrildiği takdirde kamu görevlisinin memuriyetine engel bir durumdan söz edemeyiz.
Görevi Kötüye Kullanma Soruşturma İznine Tabi Mi?
Ceza muhakemesine göre soruşturma izni bir soruşturma şartı sayılır dolayısıyla soruşturma izni olmaksızın soruşturma şartları tamamlanmayacağından soruşturma yapılamamaktadır. Soruşturma makamı olan savcılık söz konusu suç faili için ilgili idari kurumdan soruşturma izni almalıdır ki soruşturma aşamasını başlatabilsin. Görevi kötüye kullanma suçu izne tabidir.
Kaynakça
[1] Yar. 5. CD., 23.2.2007, 8/2., Tezcan/Erdem/Önok Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku s.1098.
[2]Yar. CGK. 6.5.2008. 2007/4 MD-27.2008/95 aktaran Tezcan/Erdem/Önok Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku s.1090
[3]Yar. CGK 5.7.1971 6-14/264 aktaran Tezcan/Erdem/Önok Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku s.1090
[4]Yar 6 CD 31.3.1983 1016/2703 aktaran Tezcan/Erdem/Önok Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku s.1090
[5]Yar 4 CD 18.5.1979 3115/3089 aktaran Tezcan/Erdem/Önok Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku s.1090
[6]Yar 4 CD 12.4.1988 2273/2653 aktaran Tezcan/Erdem/Önok Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku s.1090
[7]Yar CGK 14.6.2005 4-28/66 (kazanci.com.tr) aktaran Tezcan/Erdem/Önok Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku s.1090
[8]Yar 4 CD 4.7.2005 20885/7668 (kazanci.com.tr), aktaran Tezcan/Erdem/Önok Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku s.1090
[9] Yar. 4. CD., 22.2.2005, 13734/1280, aktaran Tezcan/Erdem/Önok Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku s.1094
[10] Yar. 4. CD., 27.3.2001, 2710/3202, aktaran Tezcan/Erdem/Önok Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku s.1094
[11] Yar. 5. CD., 21.9.2017, 3968/3899 (www.kararara.com), aktaran Tezcan/Erdem/Önok Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku s.1098
[12] 5237s. Türk Ceza Kanunu
[13] 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu




