Boşanma Sebepleri Nelerdir?
Evlilik birliğinin sürdürülemeyecek seviyeye gelmesiyle çiftler, boşanmayı tercih etmektedirler. Günümüzde boşanmaların fazlaca sebebi olmasıyla birlikte, boşanma davasını sonuçlandıracak olan sebepler Türk Medeni Kanununda verilmiştir.
Boşanma davalarının şekilleri anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma olarak ikiye ayrılmaktadır. Anlaşmalı boşanmada çiftler karşılıklı verdikleri karar ve anlaşmalar sonucunda davanın açılmasına karar verirken, çekişmeli boşanmada ortada bir anlaşma durumu olmadığı için tarafların kusurlu olup olmadıklarına bakılmaktadır.
4721 sayılı Medeni Kanununda boşanma sebepleri özel sebepler ve genel sebepler olarak ikiye ayrılmaktadır. Bunlar TMK m.161-166’da düzenlenmiştir. Evlilik birliğinin temelden sarsılması genel sebepler arasında; hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz bir hayat sürme, terk ve akıl hastalığı ise özel sebepler arasındadır. Hakimin dava süresince yaptığı araştırmalara dayanarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi sebepler nisbi, çiftlerin verdiği ortak boşanma kararı veya birlikte yaşama ortamının tekrar kurulamayacak olması gibi sebepler mutlak boşanma sebeplerindendir. Zina, hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış ve terk mutlak; küçük düşürücü suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme ve akıl hastalığı nispi boşanma sebepleri arasında yer almaktadır.[1]
Medeni Kanunda Geçen Boşanma Sebepleri Nelerdir?
Zina
Aldatma, boşanma davalarında en çok görülen sebeplerden biridir. Diğer eşe karşı yapılan sadakatsizlik sonucunda ilişkide büyük bir güven problemi ortaya çıkmaktadır. Eşlerden herhangi birinin diğerini aldatması durumunda, aldatılan tarafın boşanma davası açma hakkı vardır. Dava açma hakkı olan eş, durumu öğrendikten sonra altı ay içerisinde dava açmalıdır. Durumu bilmemesi halinde, beş yıl içerisinde öğrenilmez ve bir işlem yapılmaz ise zamanaşımına uğramış olur. Aldatılan tarafın affetmesi halinde dava açma hakkı ortadan kalkar.[2]
Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış
Bir evlilikte bulunması gereken en temel unsur karşılıklı saygıdır. Bu olmadığında onur kırıcı birçok davranış meydana gelebilecektir. Karşılıklı iletişimi zedeleyen bu tür saygısızlıklar evliliğin de yıpranmasına sebep olur. Bunun yanısıra fiziksel şiddet, zorbalık, hayata kast etmek gibi davranışlar da evlilikte kabul edilemez. Eşlerden birinin diğerinin hayatına kast edecek şekilde davranışlarda bulunması, onurunu kıracak ve pek kötü şekilde hareket etmesi boşanma davası açmak için yeterli sebeplerdir. Dava açma hakkı olan eşin, dava sebebini öğrendikten itibaren altı ay içerisinde, dava sebebi oluştuktan sonra ise beş yıl içerisinde işlem yapılmaması durumunda zamanaşımına uğramış olur. [3]
Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme
Eşlerden birisi küçük düşürücü bir suç işlemiş veya örnek olmayan, haysiyetsiz bir hayat sürüyorsa; diğer eşin hayatını onunla birlikte geçirmek istememesi ve geçirmesinin de beklenememesi durumunda, bu eş her zaman boşanma davası açma hakkına sahiptir.[4]
Terk
Evlilikteki sorumluluklarını yerine getirmemek suretiyle çiftin birlikte yaşam sürdüğü ortak konutu terk eden eş, ortak konuta geri dönmez ve ayrı kalma durumu altı aydan uzun sürmekteyse, istek üzerine hakim veya noter tarafından ihtar yapılır. İhtarın sonuçsuz kalırsa, terk edilen taraf boşanma davası açabilir. Diğer eşin eve dönmesini engelleyen, eve gelmesini yasaklayan eşin haklı bir sebebi olmayan yoksa o da diğer eşi terk etmiş sayılır.
Hakimin veya noterin yaptığı ihtarda terk eden eşin iki ay içerisinde konuta dönmesi gerektiği, dönmezse sonuçlarına katlanacağı konusunda uyarıda bulunulur. Bu ihtar, gerekirse ilan yoluyla yapılmaktadır. Boşanma davasının açılabilmesi için belirli sürenin dördüncü ayı bitmeden ihtar isteminde bulunulamaz. İhtar üzerinden iki ay geçmedikçe de dava açılamaz.[5]
Akıl Hastalığı
Bir sağlık raporuyla teşhis edilmiş ve iyileşme olasılığı olmayan bir akıl hastalığıma sahip olan eşe, diğer eş için evlilik hayatı çekilmez hale gelmişse, boşanma davası açılabilmektedir.[6]
Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması
Evlilikler içeridinde bazı çiftler için evlilik hayatı sürdürülemeyecek biçimde temelden sarsılabilmektedir. Böyle bir durum oluştuğunda eşlerden herhangi birinin boşanma davası açabilme hakkı mevcuttur.
Tarafların kusurluluğuna bakıldığında, davacı olan eşin kusuru daha fazlaysa, davalı itiraz edebilme hakkına sahiptir. Eşin yaptığı itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ya da olan çocuklar için ebeveynlerinin evlilik hayatında korunmaya değecek bir yarar mevcut değilse, boşanmaya karar verilebilmektedir.
Bir yıldan fazla sürmüş evliliklerde, eşlerin davayı ortak bir kararla açması ya da bir eşin dava açmasından sonra diğerinin kabul etmesiyle evlilik birliğinin temelde sarsılmış olduğuna kanaat getirilir. Bunun üzerine hakim, tarafların iradelerinin tamamen özgür olduğu sonucuna varmalıdır. Çiftler anlaşarak gelmiş olsa bie hakim onların veya çocukların yararına olacak değişiklikleri yapma hakkına sahiptir. Yapılan değişikliklerin taraflar tarafından kabul edilmesiyle boşanma gerçekleşir.
Sebebinin ne olduğu fark etmeksizin, açılan davanın reddine karar verilmesinin üzerinden üç yıl geçmiş ve tekrar ortak bir yaşam düzeni kurulamamışsa eşlerden birinin istemiyle boşanmaya karar verilir. [7]
Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılmasına Sebep Olan Durumlar Nelerdir?
Eşlerin daha fazla ortak bir hayat sürmek istememeleri, birlikte bir gelecek hayal edememeleri, birbirlerine tahammül edemeyecek seviyeye gelmeleri gibi durumlar evlilik birliğinin sarsıldığını göstermektedir. Evlilik birliğinin temelde sarsılmasına yol açan çok fazla sebep mevcuttur. Bunlar tek tek kanunda sayılamayacak kadar fazla ve özel durumlar içermektedir. Hakim bunları inceledikten sonra eşlerin öne sürdüğü ve rahatsız oldukları davranışların evlilik birliğini temelden sarsıp sarsamayacağına karar verecektir.
Bu davranışlar her evli çifte göre değişiyor olsa da birkaç örnek gösterilebilir:
- Fiziksel veya psikolojik şiddet uygulamak,
- Alkol, uyuşturucu, kumar gibi bağımlılıklar ve bunlar sebebiyle oluşan aileye karşı aşırı ilgisizlik, sorumsuzluk,
- Güvensizlik, güveni sarsacak davranışlarda bulunmak,
- Sürekli olarak küfür ve hakaret içerikli sözler kullanmak,
- Aile içi ekonomiye keyfi olarak zarar verici hareketlerde bulunmak.
Tek Celsede Boşanma Nedir? Ne Yapılmalıdır?
Çekişmeli boşanmalarda pek görülmeyen bir durum olmakla birlikte anlaşmalı boşanma davalarında görülmektedir. Anlaşmalı boşanma davası açılırken eşlerin çocukları velayet paylaşımı, nafaka miktarı gibi konuları belirlemiş ve bir protokol hazırlamış olmaları gerekmektedir. Gereken her şeyin hazır olması durumunda hakim taraflara; boşanmayı hür iradeleriyle isteyip istemediklerini, protokoldeki şartlarda boşanmak isteyip istemediklerini, protokoldaki imzaların taraflara ait olup olmadığını sorar. Gerekli tüm şartlar sağlanıyorsa boşanma gerçekleşir.

Boşanmaların En Büyük Sebepleri Nelerdir?
Boşanmalar her evlilikte başka bir sebebe dayanmaktadır. İlişkilerin temeline ve dinamiğine göre değişiklik gösteren birçok boşanma sebebi mevcut olsa da, bazı sebepler yaygınlık göstermektedir. Bunlar genel olarak evlilik birliğini sarsan en yaygın olaylarla çok benzerdir:
- Kumar, alkol gibi bağımlılıklar ve bu tür bağımlılıklara dayanan aşırı borçlanma,
- Aileye karşı sorumsuzluk ve ilgisizlik,
- Sadakatsizliğe dayalı tüm davranışlar, güven problemleri ve aldatma,
- Fiziksel şiddet ve psikolojik baskılar,
- Evin ekonomik geçimini sağlayamama ve maddi yetersizlik.
Boşanma Sırasında Evde Kim Kalmaya Devam Eder?
Evli çiftlerin evlilik süresince birlikte yaşadıklara yere müşterek konut denir. Çekişmeli boşanma davalarında, eşlerin müşterek konutta kalmaya devam etmeleri genellikle mümkün değildir. Eşler ortak bir karara varabiliyorsa bu karar uygulanır. Çekişmeli davalarda eşlerin genellikle bu şekilde ortak bir karara varamamaları sebebiyle mahkemeye dava süresince müşterek konutun taraflardan birine tahsisi istenmelidir. Konutun tahsisi dava süresince herhangi bir zamanda istenebilir. TMK m.169’da bahsedilmiştir: “Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.” Hakim, eşlerin maddi ve manevi durumlarına göre konutun kime tahsis edilmesi gerektiğine karar verecektir.
En Kısa Yoldan Boşanmak İçin Ne Yapılmalıdır?
En kısa süren boşanma davaları tek celsede gerçekleşenlerdir. Bunun gerçekleşmesi için tarafların velayet, mal paylaşımı, nafaka gibi konular konusunda anlaştıktan sonra vardıkları kararlara dayanarak bir protokol oluşturmaları gerekir. Anlaşmalı boşanmalar çekişmeli boşanmalara göre çok daha kısa sürede sonuçlanmaktadır. Bu sebepten dolayı, eşler kendi aralarındaki anlaşmazlıkları ne kadar aza indirirlerse onlar için o kadar iyi olur. Hakimin protokolü uygun bulması, eşlerin protokolleri kendi hür iradeleriyle hazırlayıp imzalamış olmaları halinde boşanma gerçekleşir.
Kaynakça
[1] Kübra ÇİNAR MUTLU, Boşanma Sebepleri, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı Özel Hukuk Programı Yüksek Lisans Tezi, 2019
[2-3-4-5-6-7] Türk Medeni Kanunu m.161-166, m.169



